Anne kızını dışlıyorsa ne yapılmalı?

Tarih: 14.05.2026 - 10:59 | Güncelleme:

Soru Detayı

Eğer anne sürekli olarak oğlunun tarafını tutuyorsa kızı aileden saymıyorsa ne etmeli?
Babam vefat etmiş zaten başından beri annem de babam da abilerimin tarafını tutuyor, sürekli onları ödüllendiriyor, beni hep dışlıyorlar, yani o kadar ki, abime kız istemeğe gittiklerinde bile söylememiştiler, şimdi annem zorla kendi köyümüzden olan birisiyle evlendirmek istiyor çünkü arkadaşlarının yanında hava atmak için benim muhteşem ailem var ki beni sayıp kızımı alıyorlar, Köydeki vermek istediği birisi affedersiniz kendine pantolon bile alamıyor. Annesinin emeklisiyle geçiniyor. Şimdi şehirde kendimi geçindirmeğe çalışıyorum, aileden destek sıfır, anneme yine de para göndermek istiyorum işte dinimiz anne babana iyi davran diye emrediyor. Ama benim paramı almıyor, hıncından onun istediğini yapmadım diye, başkasıyla tanışmaya da korkuyorum anne doğru yapmıyorsun dediğimde facia oluyor şekerim kalktı ölüyorum, beni sen öldüreceksin diyor, sürekli ölümle tehdit ediyor. Halalarına benzedin diyor böyle rezil hayatım var şimdi ben ne yapmalıyım?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Yaşadığınız şey çok yorucu ve insanın aidiyet duygusunu derinden zedeleyen bir durum. Ama her şeyin bir çaresi vardır, çözümsüz değilsiniz. Size şunları tavsiye edebiliriz.

Annenizle Bu Konuyu Sakince Konuşun

Bütün toplumlarda geçmişten gelen bir alışkanlıkla bazen erkek çocukları daha çok değer görür. Bu, dinimize göre de insanın değeri ve onuru açısından da doğru bir tutum değil. Ama bunun nedeni kızların değersiz olması değildir, sosyolojik nedenleri vardır. Mesela; eskiden erkeğin ailenin iş gücüne daha çok katkı sunması, büyüyünce ailesini, özellikle de annesini koruması, evlenince yine aile ile birlikte oturması ve evlendiği hanımın da aileye iş gücü olarak katkı sunması vb. gibi faktörlerdir. Yoksa sadece erkek olduğu için, daha değerli değildir.

Bazı anne-babalar eski alışkanlıklarını hala devam ettiriyorlar. Çünkü onlar da anne ve babalarından aynı şeyleri görmüşler ve çocuklarına aktarıyorlar.

Ama siz annenizle sakın bir şekilde, bu durumdan rahatsız olduğunuzu ifade edebilirsiniz. Belki onlar yaptıkları davranışın, sizde oluşturduğu travmanın farkında değillerdir.

Anneye İyi Davranmak, Annenin Her İsteğine Boyun Eğmek Değildir.

Dinî olarak da anneye saygı; zulme, haksızlığa veya yanlış bir zorlamaya teslim olmak demek değildir. İyilik yapılır, güzel ve saygılı bir dil kullanılır, hakaret edilmez; ama kişinin hayatını kiminle kuracağına zorla karar verilemez.

Reşit birisi olarak, istemediğiniz birisi ile, sırf anneniz ısrar ediyor diye, evlenmek zorunda değilsiniz, buna karşı çıkmanız da anneye saygısızlık değildir.

Bazı Sözler Manipülasyon Olabilir, Gerçek Değildir.

Annenizin söylediği: “Şekerim çıktı, ölüyorum, beni sen öldüreceksin.” Bu ve benzeri sözler çoğu zaman gerçek bir sağlık bildirimi değil, suçluluk tetikleyerek kontrol kurma biçimidir. Bunu duyunca panikleyip teslim olmanız öğrenilmiş olabilir.

Orada sakin biçimde şu sınırı koyabilirsiniz:

“Anne, sağlığın için üzülürüm, gerekiyorsa doktora gidelim. Ama evlilik kararımı korkutarak verdirtemezsin.”

Kısa, net, tartışmasız.

Para Gönderme Konusunu Vicdan Meselesi Yapmayın

Bir de para meselesi var. Eğer para göndermek sizi içten rahatlatıyorsa gönderirsiniz; almıyorsa bu onun seçimi. Bunu bir vicdan borcuna çevirip kendinizi tüketmeyin.

Evlilik Konusunda Acele Karar Vermeyin.

Sırf aile baskısından kurtulmak için biriyle evlenmeyin. Bir sıkıntıdan kurtulabilirsiniz belki, ama daha büyük ve ömür boyu sürecek başka sıkıntılara maruz kalabilirsiniz.

Bunun yanında annenizle bu konuyu tartışmayı azaltın. Her açıklama yeni manipülasyon zemini açar.

Mesela evlilik konusu açıldığında şunları söyleyebilirsiniz:

“Bu konuyu konuşmak istemiyorum.” “Kararım değişmeyecek.” “Seni seviyorum ama bu konuda kararı bana bırakırsan sevinirim”

Ve en önemlisi:

Sizin “hayır” demeniz annenizi öldürmez.

Ama sürekli kendi hayatınızı inkâr etmeniz sizi içeriden tüketebilir.

Siz kötü, nankör ya da sevgisiz biri gibi görünmüyorsunuz. Tam tersine, onca dışlanmaya rağmen hâlâ annenize para göndermeyi düşünen vicdanlı birisiniz.

Bazen yapılacak en ahlaklı şey, aileyi kırmadan ama net biçimde şunu söylemektir:

“Elbette size saygım, hürmetim vardır ve sizi seviyorum, ama ben sizin istediğiniz hayatı değil, Allah’ın bana emanet ettiği kendi hayatımı doğru yaşamakla sorumluyum.”

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun