Allah’ın kullarından şükür istemesinin hikmeti nedir?

Tarih: 07.12.2012 - 08:44 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Allah, hayatı ve her şeyi ihtiyarımız haricinde bize sormadan vermiş. Bu verdiği hayatın kendi cemal ve kemalini göstermesi hasebiyle kendine bakan çok yönleri var. Yani şükrü iktiza ettiren şeyleri vermesinin bize bakan yönü bir ise O’na bakan yönü binler. Elhasıl -tabiri caiz ise- her şey yine Ona, menfaatine, ne için bizden ısrarla şükür istiyor?..

- Hayat verdi, kendi ismine ayine olduk; rızıklandırdı isimleri tecelli etti; sıhhat verdi, kendi isimlerini gördü… Bilmem anlatabiliyor muyum?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İnsan olarak her şeyimizle Allah'a muhtacız. Her an solumaya muhtaç olduğumuz şu havayı bile yaratmaya gücümüz yetmemektedir. Çünkü böyle bir kabiliyetimiz yoktur. Yaratma yetimiz olmadığına göre, bu ihtiyacımızın da Yaratıcı tarafından görülmesi ve belki de hayatımızda yaptıklarımız içerisinde bize en kolay gelen "Allah'ım verdiğin bu nimetler için hamdolsun!.." demenin ne gibi bir güçlüğü vardır? Bir insandan gelen iyilik bile Allah'tan gelirken bizler, o insanın vesile olması yönünü düşünmeyi ihmal etmeyip teşekkür etmenin zor olmayacağını bildiğimiz halde, böyle bir asgari şükrü Allah'a yapmayı kendimize ağır bir yük görmek, acaba nefsin ve şeytanın desisesinden başka ne olabilir?..

Size iyiliği dokunan insana "Teşekkür ederim." demek mi güzel, yoksa ona küfranda bulunmak mı güzel, vicdanlara havale ediyoruz. Aynı şekilde bizlere sayısız nimetler veren Rabbimiza karşı "Allah'ım sana şükürler olsun!.." demek yerine, küfürle mukabele etmek temiz bir vicdana sığabilir mi? Ağızdan çıkan böyle bir şükür çok mu zor ki, bunu kendimize ağır bir yük görüp sorguluyoruz.

Allah’ın hiç kimsenin şükrüne ihtiyacı yoktur. Allah’ın rızık vermesi, hayat vermesi gibi pek çok nimetlere mazhar kıldığı insanoğlu elbette teşekkür etmek durumundadır.

Yeryüzünü bir nimet sofrası olarak insanın önüne seren Allah, insanı büyük makamlara namzet etmiş, pek çok isim ve sıfatlarının tecellisine mazhar kılmıştır.

İşte bu vesilelerle Hakk'ın isim ve sıfatlarının tecellilerine aynadarlık ve muhataplık gibi çok şerefli bir makama yükselen insanoğlunun, bu iyiliklere karşı teşekkür etmesi, kendisini gerçek insanlık makamına yükseltir. Dolayısıyla, teşekkür etmek Allah’a değil, insanın kendisine yararı olan bir davranıştır.

Ayrıca imtihana tabi tutulan insanların iyi veya kötü olduğunun belirlenmesinin en önemli faktörlerinden biri Allah’a teşekkür etmektir. Her iyiliğe karşı bütün zerreleriyle teşekkür borcunun olduğunu idrak eden bir beyefendi ile teşekkür etmeyi düşünemeyecek kadar nezaketten uzak, nankör, pespaye bir adamı aynı kefeye koymak elbette adalet ölçüsüne aykırıdır.  

İnsanlar arasında da çok açık olarak kabul edilen bir gerçek şudur ki; iyiliği bilen, ona karşı minnettar olan kimseler, insanlık camiasında hep iyi insan olarak kabul görürler. Buna mukabil, iyiliğin ne olduğunu anlamayan, teşekkür etmeyi aklının ucundan geçirmeyen kimse ise hep nankör, kötü insan olarak damgayı yer.

Size iyilik yapan bir insana, size yaptığı bu iyiliğini hiçe sayarak, “Sen bununla kalbini, vicdanını tatmin ettin. Bir de kalkıp benden teşekkür mü bekliyorsun!..”  derseniz, bunun ne kadar akıl ve izandan uzak bir davranış olduğunu elbette anlıyorsunuzdur.

Bu pencereden onlarca misal verilebilir.

İşte Allah hakkında düşünülen sorudaki komik felsefe anlayışı da bu çarpık zihniyetin bir yansımasıdır. Bu gibi şeytani telkinlerden hepimizin Allah’a sığınmamız gerekir.

İlave bilgi için tıklayınız:

İnsan niçin yaratılmıştır? Allah'ın bizim ibadetimize ne ihtiyacı vardır?

Cenab-ı Hak hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde insanlara ibadeti emretmesi ve bu görevi yerine getirmeyenleri şiddetle tehdit etmesi nedendir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun