Allah'ın inşa ve ibda diye iki tür yaratması var. Yoktan var etme devam ediyor mu?

Tarih: 02.01.2012 - 00:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

-  İbda ve inşa ne demektir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İbda’, Cenab-ı Hakk’ın misilsiz, modelsiz bir şekilde yoktan yaratması; inşa ise, yarattığı elementlerle yeni yeni varlıklar vücuda getirmesidir.

İlk yaratılış ibda iledir. Çünkü, bu kainattan evvel bir başka kâinat yoktur, her şey ilk defa icat edilmiştir. Daha sonraki yaratılışlar ise, daha çok, inşa iledir. Elementler vasıtasıyla her an yeni yeni şeyler yaratılmaktadır.

Aslında her inşa’da bir ibda’ vardır. O varlığın elementleri dışında kalan bütün özellikleri, başka varlıklardan farklıdır. Mesela, şu anda dünyada yaşayan altı milyar insan, madde itibariyle önceden vardı. Onları meydana getiren atomlar, havada, suda, gıdalarda dağınık vaziyette idi. Fakat, her insan simasıyla, sesiyle, parmak iziyle, hususi kabiliyetleriyle diğerlerinden farklı olduğundan, bu inşa’da bir ibda açıkça kendini göstermektedir.

Cenab-ı Hak, element harfleriyle, her an ve her zaman yeni yeni kudret kelimeleri yazmakta, şuur sahiplerinin nazarına göstermektedir.

İnşa fiili, maddî varlıklar için söz konusudur. İnsanın ruhu ve melekler gibi ruhani varlıklar ise, tamamen ibda’ ile yaratılmışlardır.

İbda, bir şeyin tedric kanununa tabi olmaksızın birden ve en mükemmel şekilde yaratılmasıdır. İnşa ise, bir şeyin bir ilk noktadan başlayan bir terbiye ile safha safha ilerlemesi, tedricen kemale ermesidir.

Eşyanın İlahi ilimdeki teşekkülleri ibda iledir. Yani bunlar yoktan vücut bulurlar. Bu ilmî vücutlara mahiyet denilmektedir. Bu mahiyetler harici alemde yaratıldıklarında hakikat olurlar. Bu yaratma da iki şekilde olur. Ya ibda ile, zamansız bir anda vücut bulurlar. Yahut inşa ile kademeli olarak yaratılırlar. Kainatta bu iki tür yaratılışın sonsuz örnekleri vardır.

Kainatın bir küçük misali olan insanda da bu iki tür yaratılış açıkça görülmektedir. Bir insanda hem ibdanın hem de inşanın örnekleri vardır. Beden ve ona takılı organlar inşa ile ruh ve his dünyası ise ibda ile yaratılmışlardır. Anne rahminde inşa edilen insan bedenine bu inşanın belli bir safhasında ruh ilka edilir. Ruhun yaratılması da bedene ilka edilmesi de ibda iledir.

Söylenen mübarek bir kelimeden melek yaratılması da yine ibda iledir.

Özellikle madde aleminde inşa daha fazla görülür. Bu dünya hikmet dünyası olduğundan kainatın yaratılışı altı devrede gerçekleşmiş, bu hal kainatta yaratılan bütün maddi varlıklara da aksetmiştir. Dünya güneşten koptuktan sonra bir anda bugünkü halini almadığı gibi, bir çekirdek de anında ağaç olmuyor, bir yumurta hemen kuş haline gelmiyor. Ahiret ise kudret alemi olduğundan orada ibda hakim olacak, yenilen meyvenin yerine yenisi anında gelecektir.

Yoğu var etme, varı yok etme ise Allah’ ın devamlı işleyen kanunlarından biridir. Her şey yoktan yaratılmıştır. Mesela; dünyanın ve kainatın yaşı muhtelif de olsa bellidir. Bir şeye yaş koymak, konulan yaştan evvel o şeyin olmadığına delildir. Allah’tan başka her şey için bir başlangıç vardır. Ayrıca yaratılan şeylerin zaman aşımına uğraması ve yıpranması ve ölümleri ise onların ezeli olmadığını gösterir.

Mutlak yokluk yoktur. Allah (cc) vardı hiçbir şey yoktu. Fakat İlm-i İlahide her şey mevcut idi. Allah irade etti kudreti ile ve kün emriyle, alemi daire-i ilimden, daire-i kudrete geçirdi, yani yarattı.

Maddenin başka şeye çevrilmesi mutlak yokluk olmasa da; madde sıfatlarla kaim olduğundan dolayı o sıfatlar gidince o madde de gider. Mesela; bir insanın hafızasında İstiklal Marşının olduğunu düşünelim. Bu daire-i ilimdir. Yazınca daire-i kudrete geçer. Yani meydana gelir. Silinirse tekrar kudretten ilme geçer.

Esas varlık, ilimdeki varlık olduğundan dolayı gözden kaybolma veya sayfadan silinme hakiki yokluk değildir. Önemli olan ilimdeki vücuttur. Mutlak yokluk yoktur; fakat nisbi bir yokluk oluyor. Diyelim ki bir kağıdı yaktık. Duman ve kül meydana geldi. Fakat kağıtlık maddesi gitti. Başka şey oldu. Çünkü kül ve dumana kağıt denmiyor. Netice itibarıyla var olan eşyayı değiştirmek hakiki yokluk manasına değildir. Nisbi olarak yok olma manası anlaşılır. Allah isterse istediği an varı yok eder, yoku da var eder.

İlave bilgi için tıklayınız:

Her şey atomlardan meydana gelmiştir. Bütün varlıkların yoktan yaratıldığı nasıl ileri sürülebilir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun