Allah sürekli mi yaratıyor?
- Ben bu manzaraya çok hayret ediyorum. Allah sürekli mi yaratıyor?
- Allah'ın insanı her an varlıkta tutmasını anlamakta güçlük çekmiyorum, hatta bu bilimle de tutarlı olduğu için tanrı inancına sahip kimsenin reddedemeyeceği bir özgüvenle doluyum.
- Eşyanın varlıkta kalmasının Allah'ın ol demesiyle olması bunu cansız atom veya başka şeylere bağlamaktan milyon kat daha açıklayıcı bence.
Değerli kardeşimiz,
Bu manzaraya gerçekten hayret etmemek mümkün değil.
Allah sürekli mi yaratıyor?
Soru şudur: Allah sürekli mi yaratıyor?
İslam düşüncesinin ana omurgasında cevap nettir: Evet. Allah’ın yaratması bir defalık bir fiil değil, kesintisiz bir faaliyettir.
Allah’ın insanı ve bütün varlıkları her an varlıkta tutması, aklen de anlaşılır, hatta modern bilimin süreklilik ve bağımlılık tasavvuruyla da çelişmez. Eşyanın varlıkta kalmasını, kendi başına işleyen cansız atomlara veya kör mekanizmalara bağlamak yerine, her an “Ol!..” emriyle ayakta tutulduğunu kabul etmek hem daha tutarlı hem de çok daha açıklayıcıdır.
Bu hakikati anlamak için güneş–ayna örneği son derece öğreticidir:
Güneş'in ışığı, ısısı ve renkleri aynada zatî olarak bulunmaz. Ayna ışığın kaynağı değil, sadece mazharıdır. Güneş ışığını vermeye devam ettikçe aynada aydınlık vardır. Tecelli bir an kesilse, aynada ışık kalmaz.
Burada kritik nokta şudur: Aynanın aydınlık kalması için Güneş'in geçmişte doğmuş olması yetmez; şu anda da ışık veriyor olması gerekir.
Aynen bunun gibi, bütün varlıklar Allah’ın esmâ-i hüsnâsının tecellileridir. Hiçbir varlık, varlığını kendi zatından almaz. Varlık, ilahi isimlerin tecellisine bağlı, emanet ve arızî bir hadisedir.
Bu yüzden:
- Tecelli devam ederse varlık devam eder.
- Tecelli kesilirse varlık da yok olur.
Bu durum her varlık için kesintisiz şekilde geçerlidir. Varlık, geçmişte yaratılmış olmanın güvencesiyle ayakta durmaz; her an yeniden var kılınmaya muhtaçtır.
Rahmet varsa merhamet edilen olur, Rezzak varsa rızık verilen olur. Bu, Allah’ın bir ihtiyacı olduğu anlamına gelmez; kemalin tezahürü anlamına gelir.
Kuran bu ilişkiyi açıkça şöyle ifade eder:
“Göklerde ve yerde bulunan herkes ondan ister. O, her an yeni bir iştedir.” (Rahmân, 55/29)
Bütün varlıklar, var olmalarında, ayakta durmalarında ve ihtiyaçlarında Samed olan Allah’a muhtaçtır. Onun rahmeti, şefkati, keremi ve cömertliği, bu ihtiyaçlara her an cevap verilmesini iktiza eder. İşte bu yüzden Allah’ın yaratması, süreklidir; varlık da ancak bu süreklilikle varlık olarak kalabilir.
Sonuç olarak:
Güneş aynaya nasıl her an ışık veriyorsa, Allah da kâinatı her an esma-i hüsnasının tecellisiyle ayakta tutmaktadır. Tecelli bir an kesilse, varlık diye bir şey kalmaz. Bu anlayış ne teşbihtir ne hulûl; ilişki zat–zat değil, fiil–mazhar ilişkisidir. Allah müteâlîdir, varlık ise onun kudretinin ve isimlerinin gölgesidir.
Bu bakış açısı, tevhidi derinleştirir, sebepleri putlaştırmayı engeller ve “O her an bir iştedir” ayetini sadece okunan değil, yaşanan bir hakikat hâline getirir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- 15. Miracın bir hikmeti
- Allah, vücudumuzdaki hareketleri her an yaratır mı?
- Allah, evreni kendi haline bırakabilir mi?
- Öğreten insan mıdır Allah mı?
- "Bütün varlıkların karışımı Allah'tır." gibi bir şey olamaz mı?
- Enerji her yerdedir, ezelidir, gibi bir yaklaşımla, enerjiye Allah, diyen anlayışa ne dersiniz?
- Cansız varlıklar, Allah'ın kelam sıfatına muhatap olur mu?
- Allah'ın yaratmış olduğu cüz'i iradeden dolayı insan nasıl sorumlu olur?
- İrade imtihanı
- Hz. Musa Azrail’e tokat vurmuş mudur?