Cansız varlıklar, Allah'ın kelam sıfatına muhatap olur mu?

Soru Detayı

Bir sitede şu ifade vardı:

 ''Hiçbir şey ve hiçbir mahluk, Allah’tan bağımsız bir şekilde varlığını sürdüremez. Her şey, her anında Allah’a ve icracı olan yedi sıfatına muhtaçtır. Bu sıfatların bir an bile olsa eşyadan ilişkisini kesmesi, her şeyin helake ve yokluğa gitmesi anlamına gelir. Eşyanın her an bu sıfatlarla ayakta durmasına; kayyumiyet deniliyor.''

Benim sorum şu:

- Tüm canlılar ve onların zerreleri ve atomları, tüm cansızlar ve onların atomlarına kadar her şey her anında hayat, ilim, kudret, semi, basar, tekvin, kelam, irade sıfatlarının tecellilerine mi mazhar oluyor?

- Cansız bir varlık için niye kelam sıfatı tecelli etsin; bana bu konuyu örneklerle anlatır mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bu ifadede “Yedi sıfat-ı subutiye” konusunda genellemenin yapılmasında -görünürde- bir sehiv olmuştur. Çünkü, cansız varlıkların -görünürde- kelam sıfatına  muhatap olmaları söz konusu değildir.

- “Görünürde” kaydını özellikle koyduk ki, burada şöyle bir hakikat da vardır. Allah kelam sıfatıyla, insan, cin, melek gibi şuurlu ve canlı varlıklara hitap ettiği gibi, cansız olan varlıklara da hitap etmiştir. Tufan hadisesinde Allah’ın, “Ey yer suyunu yut ve sen ey gök suyunu tut!” (Hud, 11/44) buyurarak, yer ve göğe hitap ettiği ayetle sabittir.

“Sonra iradesi bir gaz halinde olan göğe yöneldi. Ona ve yere şöyle buyurdu: 'İsteyerek de olsa, istemeyerek de olsa emrime gelin!' Onlar da: 'Gönüllü olarak geldik.' dediler.” (Fussilet, 41/11)

mealindeki ayette de bu gerçeği görmek mümkündür.

- Bununla beraber, bu yedi sıfatın canlı-cansız bütün varlıklarla ilişkili olması demek, onların bu sıfatların tecellilerine mazhar oldukları anlamına gelmez. Bu sebeple, onlar konuşmaz, görmez, irade etmez diyerek itiraz edilmemelidir. Çünkü, bu ifadeyle kast edilen husus -metinde de görüldüğü üzere- sırr-ı kayyumiyettir. Yani, Allah’ın kayyumiyeti olmazsa, hiç bir varlık varlıkta kalamaz. Örneğin:

- Allah’ın -haşa- hayatı devam etmezse, zaten hiç bir varlıktan eser kalmaz. Bu hakikate işareten, ayetel-kürside  değil ölüm, “ona uyuklama hali bile ulaşmaz” denilmiştir.

- Bütün varlıklar, sonsuz bir ilmin tezahürüdür. Allah’ın ilmi -haşa- bir an kaybolsa her şey yok olur.

- Allah’ın kudreti ve tekvini olmadan hangi varlık var olabilir veya varlıkta devam edebilir!..

- Lisan-ı hâl veya lisan-ı kal ile olsun, bütün varlıkların -kendi kabiliyet ve istidatlarına göre- her an Allah’a ihtiyaçlarını arzettikleri gerçeği İslam alimlerinin kabul ettiği bir hakikattir. Eğer Allah, bunların bu dualarını işitmezse, onların ihtiyaçlarını yerine getirmezse hepsi de helak olmaya mahkum olur.

- Keza, canlı-cansız bütün mahluklar bütün keyfiyetleriyle Allah tarafından görülmezse, sırr-ı kayyumiyet kaybolur.

- Keza, Allah’ın kelam sıfatı olmazsa, Allah’ın mahluklarıyla konuşması mümkün olur mu? Allah’ın şuurlu varlıklar yanında, şuursuz ve cansız varlıklara da vahyettiğini Kur’an’da öğreniyoruz. Mealini vereceğimiz ayetlerde bu gerçeğe yönelik ilahi beyanlar vardır:

“Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan kendine göz göz ev (kovan) edin. Sonra da her türlü meyveden ye de Rabbinin sana yayılman için belirlediği yolları tut.”(Nahl, 16/68),

“Bir şeyi dilediğinde O’nun buyruğu, sadece 'Ol!..' demektir, hemen oluverir.”(Yasin, 36/82),

“Derken, iki gün içinde, gökleri yedi kat olarak şekillendirdi ve her bir göğe kendisine ait işi vahyetti.”(Fussilet, 41/12),

“Yer o müthiş depremiyle sarsıldığı zaman...
Ve yer bağrındaki ağırlıkları çıkardığı zaman...
İnsan şaşkın şaşkın: “Ne oluyor buna!” dediği zaman...
İşte o gün yer, üstünde olan biten her şeyi anlatır:
Çünkü Rabbin ona bunları vahyeder.
(Zilzal, 99/1-5)

- Keza, Allah’ın iradesi olmadan, hangi iradeli veya iradesiz varlık ayakta kalabilir! Her an bir yaratmada olan Allah’ın iradesi dışında “bir yaprak bile yere düşmez.”

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun