Allah’a lazımmış ki öldü demenin sakıncası var mı?

Tarih: 31.10.2021 - 12:50 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Allah’a lazımmış ki öldü.” demek sakıncalıdır, imana zarar verir, söyleyeni uçuruma götüren sözlerden biridir.

Allah’a hiçbir şey lazım değil. Çünkü Allah’ın hiçbir şeye, hiçbir kimseye ihtiyacı yoktur.

Allah’ın bir ismi de Samed’dir. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır. Çünkü o yaratıcıdır. Yaratıcı, yarattığı bütün varlıkların ihtiyacını karşılar, neye ihtiyaç duyuyorlarsa onları yerine getirir.

Bütün varlıkların fakir ve Allah’a muhtaç olduklarını bildiren ayetlerde açıkça şu noktaya dikkatimiz çekilir:

“Ey insanlar! Hepiniz Allah’a muhtaçsınız. Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve her türlü övgüye layık olan birisi varsa o da Allah’tır.” (Fatır, 35/15),

“... Allah zengin, siz ise muhtaçsınız...” (Muhammed, 47/38)

İnsan her haliyle muhtaç... İhtiyacı ebede kadar uzanmış. Bir çiçeği istediği gibi, bir bahçeyi de ister, bir bahçeyi arzu ettiği gibi bir baharı da arzu eder, hatta cenneti de en büyük istek listesi olarak dualarının arasına alır.

Bütün bu isteklerini karşılayacak olan, zamanı, sırası gelince verecek olan Allah’tır.

Diğer yandan Allah için bir insanı yaratmakla bütün insanları yaratmak arasında bir fark olmadığı gibi, bir insanı tekrar diriltmekle bütün insanları tekrar diriltmek arasında da herhangi bir fark söz konusu değildir. Bunun gibi, Allah’ın bir insanı öldürmesiyle, bütün insanları öldürmesi arasında da bir fark olmaz.

Bu açıdan ne bir kişinin ölmesine ne de bütün insanların ölmesine Allah muhtaç değildir. İnsanın diriltilmesine muhtaç değildir ki, ölmesine muhtaç olsun. Ölümünün ardından insanı yeniden huzuruna alıp cennete veya cehenneme koyma gibi bir şeye de ihtiyacı yoktur.

Zaten Yüce Allah varlıkları muhtaç olduğundan yaratıp öldürmüyor. Onlara ihtiyacı olduğundan yaşatıp daha sonra ahirete almıyor. Bütün bu işlerdeki asıl gaye ve amaç Allah’ın isimlerinin varlıklar üzerinde tecelli etmesi, görünmesi ve bilinmesidir.

Mesela, Allah’ın bir ismi Muhyî, bir ismi de Mümit’tir. Yani hayatı da o verir, ölümü de... İnsanı yoktan var eder, hayat nimetini verir, sonra da eceli gelince ruhunu alır, ölümü tattırır.

Böylece Allah kendi isim ve sıfatlarını insan üzerinde tecelli ettiriyor, yansıtıyor, insanı isimleri için bir ayna yapıyor.

Derede taşlara çarparak, çağlayarak akan suyun baloncuklarında Güneş'in yansıyıp yedi renginin bir an için görünüp tekrar sönmesi gibi...

Güneş'in, o suya ve o baloncuklar üzerinde renklerinin görünüp sönmesine ihtiyacı yoktur. Çünkü o dere, o su ve o kabarcıklar olmasa da Güneş'e herhangi bir eksiklik ve fazlalık gelmez. Güneş onlara muhtaç olduğu için ışığını o kabarcıklar üzerinde yansıtıyor da değildir.

Cenab-ı Hakk'ın –mesela– Nur isminin güneşe de aydınlığa da ruha da manaya da... ihtiyacı yoktur. Ancak bütün varlıkların yaşaması, hayatta kalması ve varlığını devam ettirmesi için bu isme zaruret derecesinde ihtiyacı vardır.

Bu misallerden ve örneklemelerden şu gerçek ortaya çıkıyor: Bir insan ölüyorsa, Allah’a lazımmış da ölüyor değildir, Allah o insana muhtaçmış da ona ölüm nimetini veriyor değildir. Kur'an’ın açıkça bildirdiği gibi,

“Her milletin bir eceli vardır. Vadeleri eriştiğinde onu ne bir erteleyebilir ne de öne alabilirler.” (Araf, 7/34)

Hayat Allah’ın elinde olduğu gibi, ölüm de Allah’ın elindedir. Ölüm tesadüfî ve rastgele bir olay değildir, kendi kendine gerçekleşen bir vakıa da değildir. Sonsuz bir iradenin ve kudretin elindedir. Ebedi hayata geçiş için, sonsuz yaşamak için Cenab-ı Hakk'ın insana tattırdığı bir nimettir.

Konu böyle anlaşılmazsa, “Allah’a lazımmış ki ölmüş.” gibi sözler düşünülmeden söylenir ki, insanı isyana götürür, günaha sokar; bilerek ve kasıtlı olarak söylenirse, imana zarar verir, manevi tehlikelerle yüz yüze bırakır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun