Allah kullarına buğz eder mi? Tövbe ile buğzdan kurtulabilir miyiz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kur’an’da Allah için buğz değil, gazap kelimesi kullanılmaktadır. Biz de bunu kullanmayı tercih edeceğiz. Her isyan ve her günah Allah’ın gazabının hedefidir. Gazabın şiddeti isyanın büyüklüğüyle orantılı olarak artar. Çünkü, Allah –küçük olsun, büyük olsun- yasakladığı bir şeyin işlenmesinden de, emrettiği bir şeyin terk edilmesinden de hoşlanmaz. Hoşlanmak / râzı olmak demektir ki, buğzun, gazabın  zıddıdır. Gece ile gündüz bir arada olamadığı gibi, rıza ile gazap da bir arada olamaz.

Bu açıklamalar da gösteriyor ki, emir ve yasakların çiğnenmesi, buğzu / gazabı beraberinde getirir.

Bununla beraber, mutlak olarak ifade edildiği zaman, gazaptan şiddetli olanı akla gelir ve dolayısıyla isyan ve günahın da büyükleri söz konusu olur.

Söz gelimi şu ayette, küfrün karşılığı Allah’ın gazabı olarak belirtilmiştir:

“Kalbi imanla dolu olarak mutmain iken, dini inkâr etmeye mecbur bırakılıp da yalnız dilleriyle inkâr sözünü söyleyenler hariç; kim imandan sonra Allah’ı inkâr ederek gönlünü inkâra açar, göğsüne / içine küfrü yerleştirirse, onlara Allah tarafından bir gazap, hem de müthiş bir azap vardır.” (Nahl, 16/106).

Aşağıdaki  ayette de gazap, azgınlık ve haddi aşmanın cezası olarak gösterilmiştir:

“Ey İsrail çocukları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık, Tur’un sağ tarafında (Musa ile konuşmayı) size vâd ettik. Size çölde kudret helvasıyla bıldırcın lütfettik. Öyleyse, size verdiğimiz rızkların en hoş ve temiz olanlarından yeyin, ama bu hususta taşkınlık yapmayın, yoksa gazabım tepenize iniverir. Kimi de gazabım çarparsa, artık o uçuruma düşmüştür.”(Tâhâ, 20/80-81).

Değişik hadislerde yer alan üç, beş, yedi büyük günahlar meşhurdur. Bunların yetmişten fazla olduğu söylenmiştir. Bazıları şunlardır: Cinayet, zulüm, zina, hırsızlık, gasp, kap-kaççılık, faiz yemek, içki içmek, kumar oynamak, anne-babanın hak ve hukukuna riayet etmemek, düşmanla savaşırken mevzii terk edip kaçmak, bidat ehline taraftar olmak, yalan yere şahitlik etmek, yalan söylemek, gıybet etmek, dedikodu yapmak, fitne fesat çıkarmak, vs...

“Her günah içinde küfre giden bir yol var.” düsturu, büyük bir hakikati ifade etmektedir. Buna göre bir benzetme yaparsak diyebiliriz ki, “Her günah içinde Allah’ın gazabını, azabını celp edecek bir yön vardır.”

Hadis rivayetinde şöyle buyuruluyo:

“Tövbe istiğfar ile karşılanan büyük bir günah, büyük olarak kalmadığı gibi, sürekli işlenen küçük bir günah da küçük olarak kalmaz.”(bk. Deylemî, Müsned, 5/199; Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb, 2/44)

Onun için tövbe ve istiğfarla üstesinden gelinemeyecek bir günah yoktur. Yeter ki, tövbemizde samimi olalım. Gerçekten pişmanlık ateşiyle yanıp tutuşalım ve bir daha o günahı işlememeye söz verelim, sözümüzde duralım.

Eğer “Bu günahı işledim, tövbe deyip sileyim, arkasından tekrar devam edeyim.” anlamına gelen kurnazlıklar düşünen olacaksa, bilsin ki, bu kurnazlık, ahmaklığın en müzelik hâlidir.

Çünkü kalplerin en ince sırlarını en açık şeyler gibi gören Allah’a iman eden bir kimsenin böyle düşüneceğine ihtimal verilmez.

İlave bilgi için tıklayınız:

Günah işleyen kişi tövbe etmekle günahlarından kurtulabilir mi?..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
EN ÇOK SORULANLARDAN
UYGULAMALAR