"Allah katındaki hissesini öğrenmek isteyen kimse, Allah'ın kendi­sinin yanındaki hissesine baksın." hadisini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Enes (r.a.) rivayet ediyor:

"Allah katındaki hissesini öğrenmek isteyen kimse, Allah'ın kendi­sinin yanındaki hissesine baksın." (Suyuti, Camius Sagir 6/49, Hadîs No: 8386)

Cabir b. Abdullah'tan: Rasulullah yanımıza çıktı ve (şöyle buyurdu):

"Ey insanlar, Allah Teala'nın yeryüzüne zikir meclis­lerinde durmaları için gönderdiği melekden seriyeleri vardır. Bunun için sizler de cennetin bahçelerinde fay­dalanın." Onlar:

"Ya Rasulallah cennetin bahçeleri nelerdir?" diye sordu­lar, Rasulullah:

"Zikir meclisleridir, oraya Allah'ı zikretmeye gidi­niz ve nefislerinizi orada hatırlatınız. Kim Allah katın­daki değerini ve konumunu bilmek istiyorsa, Allah'ın onun katındaki değer ve konumuna baksın. Çünkü Al­lah Teala şöyle diyor:

'Kulumun benim yanımdaki konumu benim kulu­mun yanındaki konumum gibidir.' "(İbn-i Hacer el-Askalani, Metalibu Aliye, Tevhid Yayınları: III/161.)

Hadiste anlatılmak istenen: Allah katındaki değerimizi anlamak istiyor isek Allah'a ne kadar değer verdiğimize bakacağız. Biz Allah'ı sevmiyor muyuz, Allah'a itaat ediyor muyuz, Allah'a karşı saygımız ne ölçüdedir? Buna göre Allah katındaki yerimizi anlarız. Şayet Allah'ı seviyor isek Allah'a itaat edeceğiz. Allah'a itaatimiz yoksa netice veriyor ki Allah'a muhabbetimiz yoktur. Allah katında ne kadar değerli olduğumuzun ölçüsü bizim Allah'a olan sevgimiz ve itaatimiz iledir.

İnsanlar, Hz. Âdem (as) ve Havva'dan çoğalmaları veya her biri bir anne ve babadan doğmaları itibariyle yaratılışta eşittirler. Bu açıdan soy ve soplarıyla övünmeleri yersizdir. Çünkü gerçek ve yegâne üstünlük takva üstünlüğüdür. Kur'an bu takva üstünlüğünü şöyle ifade eder:

"Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstün olanınız, takva bakımından en üstün olanınız (Allah'tan en çok korkanınız)dır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberi olandır." (Hucurât, 49/13).

Hz. Muhammed (s.a.s) de veda hutbesinde aynı durumu şöyle izah etmiştir:

"Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız birdir. Hepiniz Âdem'densiniz ve Âdem de topraktandır. Allah'ın yanında en üstün olanınız takvası en fazla olanınızdır. Araplarla Arap olmayanların birbirine karşı üstünlüğü ancak takva iledir." (Ahmed Zeki Safve, Cemheretu Hutebi'l-Arab, Mısır 1962, I/157).

Başka bir hadiste de Resulullah (s.a.s):

"Arabın Arab olmayana hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir." (Ahmed b. Hanbel, V / 411)

diyerek, bu hususu te'yid etmiştir. Hz. Muhammed (s.a.s)'in takva hakkında söylediği diğer bazı hadisler de şöyledir:

"Allah'a karşı takva sahibi olmanızı tavsiye ederim." (Ebu Davûd, Sünen, 5; Tirmiz, İlim, 16; Ahmed b. Hanbel, II/325).

"İnsanın cennete girmesine en çok sebep olan şey, onun Allah'a karşı duyduğu takvasıdır."(Ahmed b. Hanbel, II/392, 442).

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR