Bir Müslüman bir Müslümana milliyetinden dolayı ırkçılık yaparsa veya rencide edici sözler sarf ederse kul hakkına girer mi? Bunun haşir meydanında hesabı var mıdır?

Tarih: 01.07.2006 - 18:02 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İslâm dini ırkçılık, bölgecilik ve renk gibi mefhumlara yer vermemiştir. Sadece imân ve güzel amele ehemmiyet vermiştir. Bir kimsenin itikadı sağlam ve ameli iyi olursa, Allah'ın nezdinde büyük değeri vardır. İmânı ve iyi ameli olmazsa; ırk ve rengi ne olursa olsun, kıyafeti ne kadar düzgün olursa olsun değersizdir. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:

"Allah'ın nezdinde en değerliniz Allah'tan en fazla korkanınızdır." (1).

Peygamber Efendimiz (asm) de şöyle buyuruyor:

"Allah şekillerinize bakmaz. Ama kalb ve amellerinize bakar."

İslâm dini ırka, renge bakmaz. Çünkü bütün insanların aslı bir olup Hz. Âdem (as)'den türemiştir. Ve esâs itibariyle topraktan neş'et edip tekrar ona döneceklerdir. Bunun için İslâm dini ırk ve renk gibi mefhumları değer terazisine koyup tartmaz ve nazarı itibare almaz. Geçmişte nice insan; ırk ve renkleriyle böbürlenip gurur duydukları halde, bugün kimse onları nazarı itibare almaz, unutulup gitmişlerdir. Çünkü imân ve irfan gibi meziyetleri yoktu.

Nice insan da vardır ki, ırk ve rengine bakılmadan beynelmilel olabilmiş ve dillerden düşmemiş ve düşmemektedir. Çünkü kendilerini yükselten imân ve irfanlarıdır. Bu bakımdan ırk, renk ve bölgeden söz etmek cehalettir. İnsanın hüviyetini bilmemekten ileri gelmektedir. Renkleri veren, insanları çeşitli ırklara ayıran Allah Teâlâ'dır. İnsanın bu hususta hiçbir rolü yoktur. Bunun için hiçbir kimse -mesela Türk veya Arap veya rengi beyaz olduğu için- üstünlük iddiasında bulunamaz. Bulunsa da manasızdır. Irk ve rengini çalışmakla elde etmemiştir. Bunları çalışmak neticesinde elde etmiş olsaydı, belki bir yönden üstünlük iddiasında bulunması yerinde olurdu. Fakat iradesi dışında zâtı ve sıfatları yaratıldığına göre, onlardan söz etmemesi lazımdır.

Peygamber (asm) bir hadiste şöyle buyuruyor:

"Hepiniz Âdem'den, Âdem de topraktandır. Arab'ın Arap olmayana, beyazın siyaha üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir."

Bir gün Abûzer Gifârî (ra) Bilâl'e (ra),

"Ey siyahın oğlu!.." deyip ayıpladı. Bunu duyan Peygamber Efendimiz (asm):

"Ölçek olup taştı (yani iş haddini aştı). Beyazın oğlunun siyahın oğlundan üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir." buyurdu.

İslâm dini bu menfi mefhumları yok etmek için beşeriyete çok seslendi ve çok şeyler söyledi. Biz burada bunlardan dört tanesini nakletmek istiyoruz:

l. "Ey insanlar, sizi bir tek insandan yaratan Rabb'inizden korkunuz." (2).

2. "Ey insanlar ben hepinize gönderilmiş Allah'ın Resulüyüm." (3).

3. "İnsanın çalıştığından başka bir şeyi yoktur." (4).

4. "Allah'ın nezdinde en değerliniz en fazla sakınanınızdır." (5)

Bütün bu âyetler insanların aslının bir olduğunu, aralarında fark olmadığını, ırk, renk, dil ve bölgenin insanın hüviyetini değiştirmediğini ifâde ediyorlar. Çünkü birinci âyet bütün insanların aslı bir olup bir tek babadan geldiklerini, ikinci âyet bütün insanların bir ümmet olduğunu ve İslâm dininin hepsi için gönderildiğini, üçüncü âyet, mükâfat ve cezaların ölçüsünün ırk, renk ve bölge değil âmel olduğunu; dördüncü âyet, şeref ve faziletin biricik ölçüsünün güzel âmel olduğunu ifâde ediyorlar.

İnsan, kendi akraba, aşiret ve milletini sevebilir ve sevmelidir. Ancak haksızlık hususunda onlara yardım edemez.

Bir gün adamın biri Peygamber Efendimiz (asm)'e:

"Kişinin kavmini sevmesi ırkçılık sayılır mı?" diye sorunca, Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu:

"Kişinin kavmini sevmesi ırkçılık sayılmaz. Zulüm ve haksızlık hususunda kavmine yardım etmesi ırkçılıktır."

Dipnotlar:

1. al-Hucurât. âyet: 13.
2. Nisa', âyet: l.
3. el-Araf: 158.
4. en-Necm, âyet: 39.
5. Hucûrât, âyet: 13.

(bk. Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar, II/307)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun