Kuran’da neden bir gün veya günün bir kısmı denilmiş?

Tarih: 06.03.2026 - 07:34 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bir gün veya günün yarısı ifadesi nerelerde geçer, konular nelerle ilgilidir ve belâgat açısından bunun özelliği nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kuran’da bir gün veya bir günün bir kısmı anlamına gelen ifade üç konuyla ilgili olarak geçer:

Diriltilen kişi olayı

“Yahut altüst olmuş bir kasabaya uğrayan kimseyi görmedin mi? ‘Allah burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek?’ demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra diriltti. ‘Ne kadar kaldın?’ dedi. O da: ‘Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldım.’ dedi. Allah dedi ki: ‘Hayır, yüz yıl kaldın. Yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış; eşeğine de bak! Seni insanlara bir ibret kılacağız. Kemiklere bak, onları nasıl birleştiriyor, sonra et giydiriyoruz.’ Ona her şey açıkça belli olunca dedi ki: ‘Artık biliyorum ki Allah her şeye kadirdir.’” (Bakara 2/259)

Burada anlatılan olayda bir kişi (tefsirlerde çoğunlukla Hz. Üzeyir olduğu söylenir): bir harabe şehir görür “Allah burayı nasıl diriltecek?” diye düşünür ve kalbi tatmin olsun diye somut bir örnek ister. Allah da ona küçük bir kıyamet örneği gösterir: 100 yıl ölür sonra dirilir. Ama kişi zamanı 1 gün gibi hisseder.

Verilen ders: Ölüm halinde zaman hissedilmez, Allah ölüleri diriltmeye kadirdir, haşir mümkündür.

Ashab-ı Kehf’in uyanması

“İşte böylece onları uyandırdık ki aralarında birbirlerine sorsunlar. İçlerinden biri dedi ki: ‘Ne kadar kaldınız?’ Dediler ki: ‘Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık.’ (Bazıları) dedi ki: ‘Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi birinizi şu gümüş paranızla şehre gönderin de baksın hangi yiyecek daha temiz ise ondan size rızık getirsin. Ama dikkatli davransın ve sizi kimseye sezdirmesin.’” (Kehf 18/19)

Burada anlatılanlar: Ashab al-Kahf zalim bir yönetimden kaçan gençlerdir, mağarada uyutulurlar, 309 yıl sonra uyanırlar.

Ama onlar da: “Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık” derler.

Buradaki mesaj: Allah zamanı dilediği gibi uzatır, uzun süre bile insana kısa gelebilir, bu olay da dirilişe bir delildir.

Ahirette insanların dünyayı kısa sanması

“Allah buyurur ki: ‘Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?’ Derler ki: ‘Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. Sayı sayanlara sor.’” (Müminun 23/112-113)

“Kıyamet koptuğu gün suçlular, dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar böylece (dünyada da) haktan döndürülüyorlardı.” (Rum 30/55)

“Allah onları bir araya toplayacağı gün, sanki dünyada gündüzün bir saati kadar kalmış ve aralarında tanışmış gibidirler. Allah’ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır.” (Yunus 10/45)

Ahirette insanlar dünyayı görünce şöyle hisseder: 60-70 yıl yaşamış olsalar bile sanki bir gün yaşamış gibi hissederler

Sebep: sonsuzlukla karşılaştırmadır. Örneğin 70 yıl dünya, sonsuz ahiret. Bu yüzden dünya çok küçük görünür.

Kâfirler neden farklı ifade kullanıyor?

Burada ince bir fark var.

Normal ifade: “Bir gün veya günün bir kısmı” şeklinde geçer. Ama Rum 30/55 ayetinde kâfirler: “Bir saatten fazla kalmadık” der.

Kâfirler, sorumluluktan kaçmak ister “çok az yaşadık” demeye çalışırlar. Yani bir nevi: “Bize yeterli süre verilmedi” demek isterler.

Ama Kur'an onların yalan söylediklerini bildirir.

Arapça belagat açısından anlamı nedir?

Kuran’da birkaç yerde geçen ifade şöyledir:

“يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ” “Bir gün veya günün bir kısmı”

Arapça belâgat açısından bunun 3 önemli inceliği var.

1. Belirsizlik (kesin bilmemeyi anlatan ifade)

Arapçada “ev (أو)” kelimesi burada “ya da” anlamındadır. Yani kişi aslında emin değildir.

Bu yüzden, “bir gün kaldık” sonra hemen düzeltir “ya da günün bir kısmı”. Bu, insanın zamanı hatırlamaya çalışırkenki doğal konuşma biçimidir.

Mesela biz de şöyle deriz: “1 saat kadar sürdü… belki yarım saat.”

Kuran bu psikolojiyi çok gerçekçi bir şekilde yansıtır.

2. İnsan zaman algısının sınırını gösterir

İnsan zaman algısı, bilinç varken çalışır, bilinç kapalıysa çalışmaz. Bu yüzden ölümde, derin uykuda, bayılmada insan zamanın geçtiğini fark etmez.

Bu nedenle de 100 yıl, 1 gün gibi; 309 yıl, 1 gün gibi hissedilir.

Bu durum aslında modern bilimde de bilinir.

3. Dünya hayatının küçüklüğünü vurgulayan bir ifade

Kuran farklı yerlerde zamanı giderek küçültür. Sıralamaya bakalım: Bir gün, bir günün bir kısmı, bir saat. Yani Kuran dünya hayatını küçülterek anlatır.

Bunun en önemli sebebi, Ahiret yanında dünya çok kısadır.

İnce bir nükte:

Ashab-ı Kehf ayetinde şöyle denir: “Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık.” Ama hemen ardından bazıları şöyle der: “Rabbiniz ne kadar kaldığınızı daha iyi bilir.”

Bu şu anlama gelir: Ashab-ı Kehf bile kesin konuşmaktan çekinir. Yani tahmin ederler ama kesin hüküm vermezler

Bu da Kuran’da edep ve ihtiyatlı konuşma örneğidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun