Allah, bütün kitaplarda kendini Allah ismiyle mi tanıtmıştır?

Soru Detayı

Birinci sorum:
​Allah, geçmişteki ümmetlere kendini tanıtırken "Allah" ismiyle mi kendini tanıtmıştır? Yoksa eski Türklere kendini tanıtırken "Tanrı" gibi o gönderdiği kavmin dilinde ilah kavramını hangi kavram karşılıyorsa ona göre mi kendini tanıtmıştır?
ikinci sorum: Allah kelimesinin hiçbir kelimeden türemediğini söyleyen alimlerimiz olduğu gibi "ibadet etmek anlamına"gelen kelimeden veya başka kelimelerden türediğini söyleyen dil bilimciler ve alimler de olmuş. Allah kelimesi bir kelimeden türemiş olsun veya olmasın Allah kelimesinin tüm isim ve sıfatları kapsayan bir ismi şerif anlamına geldiği konusunda alimler ittifak halinde midir? Yoksa Allah ismi şerifinin anlamı konusunda,onun ne ifade ettiği konusunda ihtilaf var mı?
Teşekkürler şimdiden

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Birinci sorunun cevabı:

- Allah ism-i şerifinin başka bir kelimeden türemediğini/mürtecel olduğunu söyleyenlere göre bu kelime başka vahiy dillerinde kullanılmamıştır. Bilakis bu kelime İslam Literatüründe Allah’ın Zat-ı Akdesine alemdir, özel isimdir.

- Bu gibi konular nakli/semai olduğu için akıl yürütmeyle açıklama yapılamaz. Bu sebeple, özellikle Türk dilinde bunun “Tanrı” olarak kullanıldığını söylemek mümkün değildir. Çünkü elimizde bu konuda hiç bir bilgi yoktur.

Aksine “Tanrı” kelimesinin eski Türk kavimlerinde ilah kabul edilen, totemlere verilen ad olduğuna dair önemli bilgiler vardır. Bu sebepledir ki, Türk İslam alimleri prensip olarak “Tanrı” kelimesinin Allah manasında kullanılmasını hoş görmemişlerdir.

- Genel olarak baktığımızda İslam’dan önce, en meşhur semavi vahiy dili olan İbranice’de Allah kelimesine eş değer kabul edilen “ÎL” kelimesinin  bu dilde Allah ism-i şerifi gibi geniş bir anlam ifade ettiği bildirilmiştir.

Örneğin, bazı alimlerin bildirdiğine göre, ALLAH kelimesi İbranice’de “ELOHUM / İlohim” olarak kullanılır. İbn Abbas İbranicede Allah isminin “ÎL” olarak geçtiğini ve “CEBRÎL / CEBRAÎL” isminin manasının “Abdullah”, MÎKÂÎL isminin manasının ise “Ubeydullah” olduğunu ifade etmiştir. Hz. Yakub’un diğer bir ismi olan “İSRÂÎL” kelimesi de (İSRA=Abd, ÎL=Allah) Abdullah manasına gelir. (Taberî, Razî,  Bakara, 2/40. ayetin tefsiri).

İkinci sorunun cevabı:

- Allah ism-i celili, bir ismi azam olarak da kabul edilmektedir. Bu ismin diğer bütün isim ve sıfatları içine alan, Allah’ın Zat-ı akdesinin özel ismi olduğunu gösteren bazı delilleri şöyle sıralayabiliriz:

a) Kuran’da “Allah” lafza-i celal, yaklaşık 2700 civarında zikredilmiştir. Zikredildiği her yerde başka sıfatların mevsufu, diğer isimlerin mercii olarak kullanılmıştır. Bu da bu ismin, diğer bütün isim ve sıfatları içinde barındırdığının göstergesidir.

b) Gerek Kuran ve hadislerde olsun, gerek İslam alimlerinin, asfıya ve evliyaların dualarında olsun, genel olarak yapılan münacatların muhatabı “Allah” ism-i celilidir.

c) Allah lafza-i celal, hiç bir isim ve sıfata isnat edilmez, fakat diğer bütün isim ve sıfatlar ona isnat edilir.  Mesela: “Ey Allah olan Rahman ve Rahim” şeklinde bir ifade kullanılmaz, fakat “Ey Rahman ve rahim olan/ey aziz ve hakîm olan/ Ey kadir ve kerim olan Allah!” ifadesi yaygın olarak kullanılmaktadır.

d) Allah lafza-i celal, Zat-ı Akdesin özel ismi olduğu için kendisinden başka hiç kimse için kullanılmaz.

e) Allah ism-i celili, geniş anlamı itibariyle bütün celal ve cemal sıfatlarını ihtiva ettiği gibi, her türlü noksan sıfatlardan da münezzeh olduğunu da göstermektedir.

f) Kur’an’da 114 defa zikredilen Besmelede “Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla” mealindeki ifadeden de anlaşılıyor ki, Allah Zat-ı Akdesin özel ismidir, bütün isim ve sıfatları havidir ve Zat-ı Akdesi merci gösteren bir isim-i azamdır.

g) İslam alimleri bu ve benzeri delillere dayanarak “Allah Lafza-i celalin bütün isim ve sıfatları ihtiva ettiği” konusunda ittifak etmişlerdir. (bk. Taberi, Zemahşeri, Razi, Kurtubi, İbn Aşur, Fatiha: ilk ayetin tefsiri)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR