Aldatmaktan korkuyorum sizce evlenmeli miyim?
Evlenmeye cesaretim yok, 30 yaşındayım, 28 yaşındaki bir adamla evlenmeyi düşünüyorum ama gündelik hayatta farklı adamlarla olan bir kadınım. Kendisiyle evlendikten sonra sadık kalmayıp aldatmaktan korkuyorum sizce evlenmeli miyim?
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle ifade edelim ki, aldatma, sadece evlilere özgü bir yanlış değildir; nikâh dışı ilişkilerin tamamı dinen haramdır. Çünkü Kuran’da “zinaya yaklaşmayın” (İsrâ, 32) buyurularak bu fiil ve ona götüren yollar kesin şekilde yasaklanmıştır.
Bu sebeple sadakat, yalnızca evlilik içinde değil, evlilik öncesinde de korunması gereken temel bir ahlak ilkesidir.
Eğer bir insan, evlendikten sonra eşine sadık kalamayacağına dair ciddi bir korku ve güçlü bir ihtimal taşıyorsa, bu durumda evliliğe hemen yönelmek doğru olmaz. Öncelikle nefis eğitimi yapması gerekir. Çünkü evlilik sadece bir ihtiyaç değil; aynı zamanda emanet, sadakat ve kul hakkı meselesidir.
Aldatmak sadece bir davranış değil, aynı zamanda karakter ve özdisiplinle ilgili bir durumdur.
Kişinin kendi hayat tarzını ve eğilimlerini fark etmesi elbette önemli bir dürüstlüktür; ancak bu durum, evlilik gibi güven temelli bir yapı için ciddi bir risk oluşturur. Eğer mevcut hayat tarzı değişmeden devam ederse, evlilik hem kişi için hem de karşı taraf için derin bir kırılmaya dönüşebilir.
Bu noktada şu soruyu sormak gerekir: Bu hayat tarzı bir ihtiyaç mı, bir alışkanlık mı, yoksa bir kaçış mı? Eğer kişi bundan vazgeçemeyeceğini düşünüyorsa, evlilik çözüm değil; aksine daha büyük bir problem hâline gelebilir.
Esasen “Zinaya yaklaşmayın” ayeti, sadece fiil değil, o fiile götüren yolların da terk edilmesi istenir. Bu da gösterir ki mesele, sadece “yapmamak” değil; o zemini de ortadan kaldırmaktır.
Bu durumda en sağlıklı yol, önce kendini inşa etmektir:
İnsan önce kendisiyle yüzleşmeli ve “evlenince düzelirim” düşüncesinin çoğu zaman gerçekçi olmadığını kabul etmelidir. Çünkü alışkanlıklar evlilikle kendiliğinden ortadan kalkmaz; aksine evlilik içinde daha büyük sorunlara dönüşebilir.
Ardından nefis terbiyesi sürecine girilmelidir. Hayatı daha düzenli hâle getirmek, sınırlar koymak, yanlış ortamlardan uzaklaşmak ve manevi olarak güçlenmek bu sürecin önemli parçalarıdır. Bu noktada samimi bir tövbe ve istikrar gerekir. Burada önemli olan “bir daha asla düşmem” demek değil; düşmemek için ciddi bir irade ortaya koymaktır.
Ayrıca bu durumun altında yatan sebepler (örneğin bağlanma korkusu ya da dürtü kontrolü problemi) varsa, bir uzmandan destek almak da faydalı olabilir.
Unutmamak gerekir ki, evlilik bir çözüm değil, bir sorumluluktur. Sağlam bir zemin üzerine kurulursa huzur verir; aksi hâlde karşı tarafa haksızlık olabilir.
Sonuç olarak:
Eğer sadakatsizlik ihtimali güçlü ve gerçekçi bir korkuysa, evliliği ertelemek en doğru ve en adil karardır.
Ama kişi gerçekten değişmeye başlamış, hayatını düzene koymuş ve sadakat konusunda ciddi bir irade geliştirmişse, o zaman evlilik düşünülebilir.
Özetle, evlilikten önce sadakat kazanılmalıdır; çünkü sadakat, evlilik içinde öğrenilecek değil, evlilikten önce inşa edilecek bir değerdir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Sosyal medya varken sadâkat ve güven nasıl inşa edilir?
- Yapay zeka ile cinsellik konuşmak günah mı?
- Evlilik hakkında 9 kritik soru nedir?
- Karımın mahrem görüntülerini çekmem günah mı?
- Ben ne yaptım, kusurum ne olabilir?
- Peygamberler neden güzel ve yakışıklı?
- Nasibimiz bizi bekler mi?
- Kadınlara güvenin ölçüsü var mı?
- Kıyamet korkusunu nasıl yenebiliriz?
- Eşimle tamamen ayrı kişiliklere sahibiz, ne yapmalıyım?