Abur cuburlara karşı tavrımız nasıl olmalıdır?

Abur cuburlara karşı tavrımız nasıl olmalıdır?
Tarih: 19.10.2018 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

-Hiç abur cubur yememeli miyiz yoksa seçerek mi yemeliyiz?
- Abur cubur konusunda, Peygamber Efendimizin sağlıklı beslenmekle ilgili tavsiyeleri doğrultusunda nasıl bir yol izlemek uygun olur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İslam’a göre beslenmede genel kurallar şöyledir:

Yeme ve içme nimetinin insan sağlığı ve hayatındaki öneminden dolayı, Kur'an ve Hz. Peygamber (asm)'in sünneti, bu konuda insanlığa rehberlik etmektedir.

Varlıkların en şereflisi olarak yaratılan insanın, yiyecek ve içecekleri de ona yakışır bir şekilde değerli olmalıdır. Bu nedenle Allah ve onun Resulü,  yeryüzünün en iyi ve sağlıklı yiyecek ve içeceklerini ona belirtmiş, zararlı olanları da yasaklamıştır.

Araştırmalar, helal yiyecek ve içeceklerin insan vücuduyla uyum sağladığını âdeta kodlandığını ve şifa olduğunu, haram yiyecek ve içeceklerin ise vücuda uyumlu olmadığı, zararlı olduğunu ve vücut sitemini bozduğunu göstermektedir.

Yiyecek ve içecek konusunda genel kurallar şöyle özetlenebilir:

1. Yiyecek ve içeceklerin helal ve temiz olması.

2. İsraftan kaçınılması.

3. Yemek üstüne yemek yemekten kaçınmak.

4. Acıkmadan sofraya oturmamak.

5. En çok midenin üçte birini dolduracak kadar yemek.

6. Besmele ve sağ elle yiyip içmek.

7. Çok sıcak, çok soğuk yiyecek ve içecekten kaçınmak ve kaba üflememek.

8. Ayakta veya yaslanarak yememek.

Sağlıklı yeme ve içme konusu Hz. Peygamber aleyhisselatü vesselamın şu iki hadisinde özetlenmiş olmaktadır:

“Biz öyle bir kavimiz ki, acıkmadan sofraya oturmayız, oturduğumuzda da doymadan kalkarız.” (Es- Sire el-Halebiyye, 3/299)

 “Ademoğluna, belini doğrultacak birkaç lokma yeterlidir. Ancak (nefsinin galebesiyle) ille de yiyecekse, midesini üçe ayırsın, üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de nefes almağa ayırsın.” (Tirmizi, Zühd, 47)

Efendimiz, yemek yerken acele etmezdi. Birbirine benzer iki yemeği aynı anda yemezdi. İki sıcak yemeği veya iki soğuk yemeği aynı anda bulundurmazdı.

Hz. Peygamber (asm)'in beslenme konusundaki, mucizevi davranışlarından biri de kendisini ve ümmetini tek bir gıda çeşidine mahkûm ve mecbur etmemesidir. Modern tıbbın önemle tavsiye ettiği vücudun ihtiyaç duyduğu, muhtelif gıdalar alırdı. Beslenmenin iki kaynağını oluşturan, hayvansal gıdalarla bitkisel gıdalar arasında bir ayırım yapmamıştır. Sadece bitkisel veya sadece hayvansal gıdalarla beslenen kişilerde sağlık problemlerinin olacağı tıbben sabittir. Onun için Hz. Peygamber Efendimiz (asm) ikisini de ihmal etmemiş, bazen ikisini birlikte, bazen de ayrı ayrı yemiş veya çeşitlendirmiştir. 

O’nun yeme-içme şekil ve biçimi de sağlık merkezlidir. Hz. Peygamber (asm), sofraya bağdaş kurarak veya sağ dizini dikip sol dizi üzerine otururdu. Ayakta veya yaslanarak yiyip içmeyi hoş karşılamıyordu.

Ölçü ve denge dini olan İslam, beslenme konusunda da aşırıya kaçmayı yasaklamış, bu konuda yeterli ve dengeli beslenmeyi emretmiştir. Yediğimiz besinlerle sağlığımız arasında çok yakın bir ilginin olduğu bilinmektedir. Birçok hastalığın sebebi olarak fazla yiyip içme gösterilmektedir.

Tıbben sabittir ki, solunum hastalıkları, damar tıkanıklığı ve sertliği, safra taşları, kalp yetmezliği, horlamalar, varis, karın fıtıkları, bağırsak hastalıkları, âdet bozuklukları, kısırlık vb. daha pek çok hastalığın temel sebebi mideyi tıka basa doldurmaktır.

Asrımızda hastalıkların çoğu ya yetersiz beslenmeden veya fazla yeme ve içmeden kaynaklandığı bilinmektedir. İslam bu problemi, Kur’an’ın üç mucize kelimesi ve bir hadis-i şerifle çözmüştür. Allah  “...Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (Araf, 7/31)

Sonuç olarak diyebiliriz ki, insanın ihtiyacı kadar yemesi vacip, ihtiyaçtan fazlası caiz, israfı ise haramdır. Bu konuda temel ölçü Hz. Peygamber (asm)'in sünnetlerinde vardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun