​Kuran'da geçen kavramları reddetmek küfür müdür?

Tarih: 18.07.2021 - 11:43 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Peygamberlerin sıfatlarını inkar etmek küfür müdür?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Soru 1:
Peygamberlerin sıfatlarını inkâr etmek küfür müdür?

Cevap 1:

Evet, küfürdür çünkü: Alemde görülen her bir varlık kendine has vasıfları ve özellikleriyle bilinir ve tanınır. O varlığa ait olan olmazsa olmaz (zorunlu) özelliklerin birisini veya tümünü inkâr etmek o varlığı inkâr etmek, yok saymak anlamına gelir.

Mesela güneş dediğimiz zaman Güneşi güneş yapan, kendine has özelliklerinden olan olmazsa olmaz özellikleri ısı ve ışık kaynağı olmasıdır. Güneş'in ısı ve ışık verme özelliklerinden birini inkâr ettiğimizde aynı zamanda güneşin kendisini de inkâr etmiş oluruz. Çünkü ısı ve ışık verme özelliği olmayan bir varlığa artık güneş denemez; o zaman o, güneşten başka bir varlık olur.

Başka bir örnek daha verelim. Mesela, aslan dediğimiz zaman onu aslan yapan kendine has özeliklerinin olmasıdır. Mesela, aslanın pençeleri vardır, yırtıcı ve parçalayıcı özelliklere sahiptir. Bu özelliklerini inkâr ettiğimiz zaman artık o varlığa aslan denemez, başka bir varlığa dönüşür. Bu durum bütün varlıklar için geçerlidir.

Aynen öyle de "peygamber" dediğimiz zaman ondan ayrılmayan olmazsa olmaz vacip / zorunlu vasıfları vardır. Bunlar:

1. Sıdk: Sözünde ve davranışlarında doğru olmak.

2. Emânet: Her türlü şartlar içinde emin ve güvenilir olmak, adil olmak.

3. Fetânet: Akıllı ve zeki olmak, söz ve davranışlarında ölçülü ve mantıklı olmak, ağırbaşlı ve vakur olmak.

4. İsmet: Her türlü günahı işlemekten beri olmak.

5. Tebliğ, tebyin ve temsil: Allah’tan aldıkları vahiyleri insanlara duyurmak ve açıklamak, bizzat onları yaşayarak göstermek ve insanlara güzel örnek olmak.(1)

Bu sıfatların zıddını düşünmek onlar için imkânsızdır. Mesela yalancı ve sahtekâr olan, emanete hıyanet eden, zalim ve zorba olan ve hiç kimseye güven vermeyen, deli, geri zekâlı, ahmak, anlayışsız, söz ve davranışlarında mantıksız ve ölçüsüz olan, hafif meşrep olup saçma sapan davranan, her türlü büyük-küçük günahları işleyen, Allah’tan aldığı vahiyleri gizleyen, açıklamayan ve onları yaşamayan bir kimsenin peygamber olması mümkün değildir.(2)

Bu nedenle bu sıfatlardan birisini inkâr etmek peygamberi inkâr etmek anlamına gelir. Kaldı ki söz konusu sıfatlar Kuran ayetleriyle de teyid edilmiştir. Mesela:

“Kitapta İbrahim’i de an! Çünkü o, bir sıddık peygamberdi.”(3)

Hz. İbrahim (a.s) bu ayette “sözünde ve özünde son derece doğru ve dürüst olan” anlamında “sıddık” olarak vasıflanmaktadır.

“Kitapta Musa’yı da an! Çünkü o, muhles (ihlaslı) biriydi ve bir resûl ve nebi idi.”(4)

Bu ayette Hz. Musa (a.s) muhlas (ihlâslı) olarak vasıflanmaktadır. İhlâsın anlamı, kişinin işlediği amellerde son derece samimi olması ve yaptığı her işi tamamen Allah rızasını gözeterek yapması demektir. Bunun zıddı ise riya demektir ki, gizli şirk olarak da kabul edilir. Bu ise en büyük bir günah olup ismet sıfatına zıttır. Dolayısıyla Hz. Musa’nın ismet sıfatıyla muttasıf olduğu ayetle desteklenmektedir.

Yine Meryem surenin 32. ayetinde Hz. İsa (a.s) “Rabbim beni zorba / zalim ve azgın yapmadı” diyerek onun ismet sıfatı ile muttasıf olduğunu göstermektedir. Yusuf suresinde ise baştan sona kadar Hz. Yusuf’un iffetini korumak için ne zor şartlarda mücadele ettiği anlatılmakta ve onun ismetine vurgu yapılmaktadır.

Yine Meryem suresinin 54. ayetinde ise İsmail (a.s) “sadıka’l-va’d / sözünde sadık” olarak vasıflanmaktadır. 56. ayette ise Hz. İdris (a.s) için “sıddık” ifadesi kullanılmaktadır.

Kuran’da Hz. Nuh (a.s), Hz. Hud (a.s), Hz. Salih (a.s), Hz. Lut (a.s) ve Hz. Şuayb (a.s) için “Rasûlün emin / Güvenilir peygamber” ifadesi kullanılmaktadır.(5)

Yine Kuran’da Hz. Peygamber için “Rabbinden sana indirileni tebliğ et.”(6) dendiğini görmekteyiz. Ankebût suresinin 18. ayetinde ise “Resûl için ancak apaçık bir tebliğ vardır.”(7) denmektedir.

“Bazen kelamda (sözlü ve yazılı ifadelerde) cüz / parça zikredilir, fakat bununla bütün murad edilir”(8) kaidesi gereğince bu ayetlerde geçen “Rasûlün emin/Güvenilir peygamber ve zikredilen diğer vasıflar” yukarıda isimleri geçen peygamberlerin şahsında bütün peygamberler için geçerli birer vasıf olarak bahsedilmiştir.  

Meallerini verdiğimiz bu ayetlerin yanı sıra bu manada birçok nass vardır. Bütün bunlar peygamberlerin vasıflarının ayetlerde geçtiğini ve onlarla desteklendiğini göstermektedir. Dolayısıyla ayetlerde geçen ve bunlarla desteklenen peygamberlere ait sıfatları inkâr etmenin küfrü gerektireceği açıktır.

Kuran’da inkârcıların peygamberlere isnad ettikleri “yalancı ve sihirbaz”(9) ifadesini onların nübüvvetini inkâr amaçlı kullandıkları görülmektedir. “Yalancı” ifadesi ile onların “sıdk ve emanet” sıfatları inkâr edilmekte ve bu vesile ile onların peygamberliği reddedilmektedir. Hâlbuki onların sıdk ve emaneti ayetle sabittir. Vahiyle kesin olarak bildirilmiş bir hükmü inkâr etmek küfrü gerektirir.(10)   

Bunlardan başka peygamberlerin beşer oluşları, Allah’ın bildirdiklerinin dışında gaybı bilmemeleri, vahiy almaları ve mucize sahibi olmaları gibi nasslarla bildirilen özelliklerini inkâr etmek de küfrü gerektirir.

Bütün bunlar peygamberler için vacip olan (zorunlu, olmazsa olmaz) sıfatlardır. Bu nedenle bu özellikleri üzerinde taşımayan birisine peygamber denemez.    

Bunların dışında peygamberler için caiz olan bir kısım sıfatlar da vardır ki, bunların inkârı küfür değildir. Söz gelimi kadınlardan peygamber gelip-gelmediğini kabul veya reddetmek küfrü gerektiren bir durum değildir. Yine vahyin gelmediği durumlarda peygamberlerin herhangi bir konuda yaptıkları içtihatlarda veya dünyevi işlerde verdikleri kararlarda bazen yanılabilecekleri, hata yapabilecekleri (zelle) gibi onlar hakkında caiz olan vasıflar vardır ki, bunları kabul veya inkâr etmek küfrü gerektirmez. Çünkü bunlar nasslarla kesin olarak tespit edilmiş hükümler değildir. Kesin olarak nasslarla tespit edilemeyen hükümlerin inkârı ise küfrü gerektirmez.(11)

Soru 2:
Kur’an’da geçen kavramları reddetmek küfür müdür?

Cevap 2:

Evet, küfürdür çünkü: Kuran’da geçen kavramlar Kur’an ayetlerinin bir parçasını oluşturmaktadırlar. İslam âlimleri muhtelif ayetlere dayanarak (12) “Allah’ın ayetlerini yani Kuran'ın tamamını veya bir kısmını inkâr etmenin küfür olacağını”(13) belirtmişlerdir. Dolayısıyla söz konusu kavramları inkâr etmek Kuran’ın bir kısmını inkâr etmek anlamına geleceği için böyle bir fiil “küfür” anlamına gelir.  

Ancak Kuran’da geçen kavramların bizzat kendileri ile bunların tevillerini (yorumlarını) birbirlerinden ayırmak gerekir. Çünkü söz konusu kavramların kendileri Allah kelamı olurken, yorumları beşer kelamıdır. Bu nedenle bunları kabul edip-etmeme durumları birbirinden farklılık arzetmektedir. Şöyle ki;

Bu kavramların bizzat kendilerini inkâr eden kişi Allah’ın kelamını, Hz. Peygambere (asm) gelen vahyi inkâr etmiş olur, dolayısıyla bunu yapan kişi kâfir olur. Ancak aynı kavramın farklı müfessirler tarafından yapılan tevillerini, tefsir ve yorumlarını inkâr etmek küfrü gerektirmez. Çünkü bunlar Allah kelamı değil müfessirlerin kelamı ve görüşüdür. Bu nedenle fıkıh âlimleri “tevilde küfür yoktur, yani tevilin olduğu yerde kişi tekfir edilemez”(14) demişlerdir. Hariciler, yaptıkları yanlış tevillerden dolayı Müslümanların kanlarını akıttıkları halde İslam alimleri bunları bu nedenle tekfir etmemişlerdir.(15)

Konuyu bir örnekle kısaca açıklamaya çalışalım:

Kuran’da çok yerde kullanılan “وراءهم” (verâehüm) kavramının ilk akla gelen anlamı “onların arkalarında” şeklindeki manadır. Halbuki bu kavramın aynı zamanda “önlerinde, karşılarında vb. gibi” anlamları da vardır.(16)

Şimdi bir kimse Kur’an ayetlerinde geçen “verâehüm” kavramının bizzat kendisini inkâr ederse Allah’ın ayetinin bir parçasını inkâr etmiş olacağı için kâfir olur. Ancak söz konusu kavramın Kur’an’da geçtiği yere ve duruma göre yukarıda zikredilen anlamlarından sadece birini tercih ederek diğerlerini reddederse kâfir olmaz. Çünkü burada tercih edilen ya da reddedilen anlamlar beşer kelamıdır, Allah kelamı değildir. Örnekleri çoğaltmak mümkündür, ancak konuyu uzatmamak için kısa kesip bu kadarla yetiniyoruz.

Dipnotlar:

  1. Şerafettin Gölcük-Süleyman Toprak, Kelam (Tarih, Ekoller, Problemler), Tekin Kitabevi, Konya, 2011, s. 333-347; Yusuf Şevki Yavuz, “Peygamber”, DİA, İstanbul, 2007, 34/259-261.
  2. Muhittin Bahçeci, Ayet ve Hadislerde Peygamberlik ve Peygamberler (Nübüvvet ve Risâlet), Türdav Basım Yayım Ltd. Şti., İstanbul, 1977, s. 95-159; Mustafa Sönmez, “Nübüvvet II”, Sistematik Yaklaşımla Kelam Araştırmaları I-II, Mütercim Yayınları, İstanbul, 2020, s. 372-380.
  3. Meryem 19/41.
  4. Meryem 19/51.
  5. Bkz. Şuarâ 26/107, 125, 143, 162, 178.
  6. Mâide 5/67.
  7. Benzer ayetler için bkz. Muhammed Fuâd Abdulbaki, el-Mu’cemü’l-Müfehres li Elfazi’l-Kur’ani’l-Kerim, Kahire, 1364 h., s.135.
  8. Ali Nazıma, Tedrisat-ı İ’dadiye Kütüphanesi (On beşincisi) Muhtıra-i Belağat, Dersaadet, 1308, s. 12.
  9. Sâd 38/4; A‘râf  7/92; Sebe’ 34/45; Mü’min 40/24; Kamer 45/25.
  10. Mustafa Sinanoğlu, “Küfür”, DİA, Ankara, 2002, 26/536.
  11. Yusuf Şevki Yavuz, “Tekfir”, DİA, İstanbul, 2011, 40/354; Ahmet Saim Kılavuz, “Elfaz-ı küfür”, DİA, İstanbul, 1995, 11/27.
  12. Bakara 2/85; Nisa 4/136, 150-151; Maide 5/44; Ankebût 29/47; Bkz. Muhammed Fuad Abdulbaki, Mu’cemü’l-Müfehres li Elfazi’l-Kur’ani’l-Kerim, “kfr” maddesi.
  13. Ahmet Saim Kılavuz, “Elfaz-ı küfür”, DİA, İstanbul, 1995, 11/26-27; Yusuf Şevki Yavuz, “Tekfir”, DİA, İstanbul, 2011, 40/353; Mustafa Sinanoğlu, “Küfür”, DİA, Ankara, 2002, 26/536.
  14. Abdurrahman b. Ebi Ömer Muhammed b. Ahmed İbn Kudâme el-Makdisî, eş-Şerhu’l-Kebir, (Muvaffakuddîn Ebi Muhammed Abdullah b. Ahmed b. Muhammed İbn Kudâme’nin, “el-Muğnî” isimli eseri ile birlikte), Daru’l-Kütübi’l-Arabiyye, baskı yeri ve tarihi yok, 10/76-77.
  15. İbn Kudâme el-Makdisî, a.g.e, aynı yerler.
  16. Geniş bilgi için bk. Mustafa Karagöz, Kur’an Kavramlarının Anlamını Belirlemede Artzamanlı ve Eşzamanlı Semantiğin Rolü, Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, XLIII, 2017/2, s. 336-341.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun