Yaprakların dizilişindeki intizam yaratılışa delil midir?

Tarih: 02.05.2026 - 19:08 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

YAPRAK DİZİLİŞİNDEKİ DÜZEN YARATILIŞA DELİLDİR

Çevremizdeki bitkilere baktığımızda, dalların ve yaprakların gelişigüzel dizilmiş olduklarını düşünebiliriz. Oysa her bitkide, hangi dalın nereden çıkacağı ve yaprakların dal çevresindeki dizilişleri, hatta yaprak ve çiçeklerin simetrik şekilleri dahi belirli sabit kurallar ve mükemmel ölçülerle belirlenmiştir. Bitkilerdeki yaprak düzeni günümüzde en ince ayrıntısına kadar incelenmiş, hatta bu konu botanikte özel bir araştırma dalı hâline gelmiştir. Bitkilerde yaprakların gövde ve dallar üzerindeki diziliş tarzına botanikte fillotaksi (phyllotaxy) adı verilir.1,2

Her bitki grubunun ken-dine has yaprak diziliş oranları vardır ve dünyanın neresine giderseniz gidin aynı gruptaki bir bitkinin üzerindeki yaprakların dizilim şekli değişmemektedir.

Öyle ki bilim adamları bitkileri birbirinden ayırt ederken, bu yaprak dizilişlerinden yararlanmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre her bitki grubunun kendine has yaprak diziliş oranları vardır ve Dünya’nın neresine giderseniz gidin aynı gruptaki bir bitkinin üzerindeki yaprakların dizilim şekli değişmemektedir. Bitkilerde yaprakların gövde ya da dal etrafındaki dizilişleri belirli bir sayısal düzene göre belirlenmiştir3,4.

Kural olarak hiçbir zaman bir noktadan iki yaprak çıkmaz. Ayrıca, bir yaprağı izleyen ikinci yaprak birincinin üzerine rastlamaz Bu düzenli dizilişin “Fibonacci Serisi” olarak bilinen sayısal kurallarla da ilişkili olduğu bilinen bir gerçektir.

YENİ BİR YAPRAĞIN OLUŞUMU VE DİZİLİŞ MEKANİZMASI

Bitkilerde toprak üstü organların büyümesi ve gelişimi, sürgün ucunda yer alan ve tomurcuk olarak adlandırdığımız uç (apikal) meristemden kaynaklanmaktadır (Şekil 1).

Uç meristem; sürgünlere, yapraklara ve çiçeklere farklılaşacak olan yetkin hücreler üretmekle görevlendirilmiştir. Meristemin bu görevi, embriyonun oluşumu sırasında başlar ve bitkinin hayat döngüsü boyunca devam eder.5

Şekil 1. Toprak üstü organlarının gelişimi meristemden kaynaklanmaktadır.

Yapraklar, gövde ucunda vejetasyon konisinin yan tarafında bulunan yaprak taslaklarının (primordium) gelişmesiyle ortaya çıkarlar (Şekil 2).

Her yaprak taslağına belirli bir bölgeyi kontrol etme görevi verildiği ve gönderdiği engelleyici maddelerle kendi teşekkül ettiği yerden belli bir mesafeye kadar uzaklıkta ikinci bir yaprak taslağının meydana gelmesine izin verilmediği düşünülmektedir.6

Şekil 2. Yapraklar, gövde ucunun yan tarafında bulunan yaprak taslaklarından oluşturulurlar.

Bir yaprak, sürgün ucundaki meristem genlerinin kapatılıp yaprak genlerinin çalıştırılması ile belirmeye başlar.7

Bu işte görevli bir başka gen grubu daha vardır. Bunlar; KNOX-1, ARP ve sınır genleridir. Bu genlerin görevi, diğer genlerinin protein üretimini kontrol etmek ve transkripsiyonel düzenleyicileri kodlamaktır (Şekil 3).

Hücrenin ne olacağının kesin olarak belirlenmesi, gelişime uygun olarak düzenlenen aktivatör (aktive edici) ve represör (baskılayıcı) maddeler tarafından kontrol edilmektedir.

Şekil 3. Yaprak taslakları oluşumunda KNOX-1, ARP ve sınır genleri görevlendirilmiştir.

Bunlara ek olarak bazı kaynaklarda, büyüme düzenleyici bir hormon olan Oksin hormonun da yaprak pozisyonunun belirlenmesinde iş gördüğü bildirilmektedir.8 (Şekil 4)

Şekil 4. Oksin hormonun yaprak oluşumunda rolü vardır.

FARKLI BİTKİ TÜRLERİNDEKİ YAPRAK DİZİLİŞLERİ

Bitkilerdeki yaprak dizilişi esas olarak dairesel ve sarmal olmak üzere iki tarzda olur. Dairesel diziliş de kendi içinde “oppositekarşılıklı” ve “dekussatkarşılıklı çapraz” olmak üzere ikiye ayrılır (Şekil 5).

Şekil 5. Bitkilerdeki yaprak diziliş şekilleri

Yaprakların dallardaki diziliminde matematik yönünden bir ilişki vardır. Her bir diziliş şeklinde yapraklar arasında belirli bir açı vardır. Birbirini izleyen iki yaprağın iz düşümleriyle eksen arasındaki bu açıya “Divergens açısı” denir. Bu divergens açısının bütün daireye oranına da Divergens denir ki bir yapraktan başlayıp, gövde etrafında dönerek aynı hizadaki diğer yaprağa rastlayıncaya kadar gereken tur sayısı (n) ile temsil edilir (Şekil 6).

Şekil 6. Yaprak diziliminde Divergens , Divergens açısı ve Ortostik

Bu türlar arasında karşılaşılan yaprak sayısı (s) ile ifade edilir, bu durumda s/n oranı Divergens değerini verir. Bunlara ek olarak, gövde üzerinde boyuna aynı hizada bulunan yaprak sırasına da ortostik denir. Mesela, karşılıklı çapraz yaprak dizilişine sahip Leylak bitkisi için bu değer: 180/360=1/2’dir. Ortostik değeri, dairesel dizilişte paydanın iki katı iken, sarmal dizilişte paydaya eşittir (Tablo 1).

Tablo 1. Farklı bitki türlerinde yaprak dizilişleri arasındaki sayısal ilişkiler.

Bitki adı

Divergens

Divergens açısı

Ortostik

Leylak (Syringa sp.)

½

1800

4

Zakkum (Nerium sp.)

1/3

1200

6

Telgraf çiçeği (Tradescantia sp.)

½

1800

2

Kızılağaç (Alnus sp.)

1/3

1200

3

Armut (Pyrus sp.)

2/5

1440

5

YAPRAK DİZİLİŞİ VE FİBONACCİ SERİSİ ARASINDAKI İLİŞKİ

Her bitkide yaprakların gövde ya da dal etrafındaki dizilişleri Tablo 1’de görüldüğü gibi belirli bir sayısal düzene göre olmaktadır. Estetik mükemmellik manasına da gelen bu ölçü; resim, heykel, mimari gibi alanlarda temel bir ölçü olarak kullanılmaktadır. Bu sayı dizisi 0 ve 1 rakamlarıyla başlar ve her rakam kendisinden önceki iki rakamın toplamı olacak şekilde devam eder (0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55...) ki bu şekildeki sayısal düzen “Fibonacci Serisi ” olarak bilinmektedir. Fibonacci Serisini oluşturan sayıları birbirlerine oranladığımızda (1/1, 1/2, 2/3, 3/5, 5/8, 8/13, 13/21, 21/34, 34/55, 55/89...) daima altın oranın sayısal değeri olan 1,618 elde edilmektedir. (7)

Fibonacci Kuralı ve Yaprak Dizilişindeki Hikmetler

Bitkilerdeki yapraklar, bitkinin ihtiyaçlarına ve yaşama ortamlarına uygun olacak şekilde yani ihtiyaca cevap prensibi”ne göre düzenlenmişlerdir. Yapraklar Fibonacci’nin keşfettiği kurala göre dizilmiş olmasının bitkiler için birçok faydası vardır. Öncelikle böyle bir diziliş, bitki üzerindeki yaprakların birbirini gölgelemeden, tüm yaprakların Güneş ışığından ve havadan eşit olarak faydalanmasını sağlamaktır. Ayrıca, bu diziliş sayesinde her yaprak maksimum oranda yağmur suyunu yakalamakta ve bu su gövdeden aşağı doğru akarak köklere kadar gelebilmektedir. Dolayısıyla bitkinin kökü de yağmurlu bir havada yaprakların bu özel dizilimi sayesinde yağmur suyundan maksimum oranda faydalanmış olmaktadır.

Görüldüğü gibi; birçok hikmet için yapılmış olan yapraklardaki bu ölçülü dizilim, açıkca ilmi gösteren özel bir ölçü içindedir ve o özel ölçü ise gayet maharetli bir sanatı gösteren nakışlar içindedir.

SONUÇ

Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda; bir rahmet ve rızık aynasının tecellisi olarak yaratılan yaprakların oluşumu ve konumu genler tarafından belirlendiği tespit edilmiştir. Ancak bu genler de repressör denilen engelleyiciler tarafından kapalı tutulmaktadır, yani inaktif durumdadır. Zamanı geldiğinde effektör ya da induktör adı verilen uyarıcı maddeler tarafından bu engelleyici maddeler uzaklaştırılarak ilgili gen bölgesi aktif hâle getirilmektedir. Bu engelleyici ya da uyarıcı maddelerin ise hormonlar olduğu düşünülmektedir. Ancak, bu hormonların sentezi için de genlere ihtiyaç vardır. Bu durumda, genleri aktif hâle getiren maddeler hormonlar olduğuna göre acaba önce genler mi hormonların sentezini başlatıyor? Ama genler inaktif iken de bu mümkün olamaz! Yoksa hormonlar mı önce genleri aktive ediyor? Bu soruların henüz tam bir cevabı bulunmuş değil.

Ayrıca, evrim görüşünü savunanlar, “Genetik materyaldeki bu bilgiler, çok uzun süren evrim ve eleme süreçleri sonucunda edinilmiştir ve edinilmeye/kaybedilmeye devam edilmektedir.” şeklinde bir açıklama yapmaktadırlar. Sonsuz seçenekler arasında en uygununu, en muntazamını seçmek her şeyi gören bir göz ve her şeyi düşünen sonsuz bir ilim gerektirir. Bu durumda, her bitki için en uygun yaprak diziliminin ne şekilde olacağına kim karar vermektedir?

Tüm bunların ötesinde, yukarıda sözü edilen genler ve hormonlar gibi sebebler, cansızdır ve bir ilmi yoktur ki bir plan ve program takip etsin, ona göre her bitkiye has özel yaprak dizilimini gerçekleştirsin. Yaprakların sonsuz şekiller ve ölçüler içinde, özel bir şekil ve ölçüde muntazaman ortaya çıkması bu durumun tesadüf ve ihtimalden uzak olduğunun bir göstergesidir. Şüphesiz ki son derece karmaşık olan yaprak dizilişli olayı, akıl ve şuurdan yoksun olan genlerin, hormonların ve tesadüflerin eseri olan Evrim ile açıklanması aklı tatmin etmemektedir.

Bitkilerdeki yaprak diziliminde görülen bu ölçü ve düzenin, ancak sonsuz bir ilim ve hikmet sahibi bir Yaratıcı tarafından olabileceği gayet açıktır.

İşte bilim dünyasında materyalist bakış açısıyla olaylara yaklaşanlar, yaprak dizilişinde olduğu gibi gayet derin ve çok ehemmiyetli, bin cihette de hikmeti olan canlılardaki reaksiyonları, “genlerin kontrolü ” ve “hormonal yönlendirme” gibi bilimsel bir isim vererek bu mucizevi olayı adileştirip sıradanlaştırıyorlar. Güya o olaya bir ad vermiş olmakla ile bu karmaşık olayların mahiyeti anlaşıldı sanıyorlar. Böylece bunun gibi mucizevi olayların arkasında iş gören harika kudreti bilerek ya da bilmeyerek perdeliyorlar.

Hücrelerde meydana gelen değişim olayları gibi her şeyin bir sebebi olması ya da her şeyin bir sebebe bağlanarak açıklanabilir olması felsefî bir kavramdır. Bu felsefî görüşe göre, kâinatta her şey sebeplerin tasarrufunda ve idaresinde olduğu kabul edilerek Allah’ın kâinat üzerindeki tedbir ve tasarrufu inkâr edilmeye çalışılmaktadır. Böylece, bilinçaltında sebepler bir nevi ilahlaştırılmakta, neticeler sebeplerden bilinmektedir. Oysa sebepleri Allah kudret ve azametine perde yapmaktadır. Esas fail Allah’tır. Hiçbir sebebin hakiki tesiri yoktur.

Bitkilerdeki yaprak diziliminde görülen bu ölçü ve düzenin, ancak sonsuz bir ilim ve hikmet sahibi bir Yaratıcı tarafından olabileceği gayet açıktır.

Kur’an’da;

“Allah her şeyi yaratmış, ona ölçü, biçim ve düzen vermiştir.”10 “Biz, her şeyi belli bir ölçüye göre yarattık.”11 ayetlerinin işaret ettiği bu ölçü ve düzen, bitkilerde yaprak dizilişinde de görülür. Bitkilerin genetik yapılarına böyle bir oranı kodlayan, onları bu bilgi ve özelliklerle yaratan Allah’tan (cc.) başkası olabilir mi?

Demek ki yapraklardaki bu ölçülü ve düzenli diziliş, nihayetsiz bir hikmet, hadsiz bir kudret ve muhit bir ilim sahibi bir yaratıcıdan başkasının işi olamaz.

KAYNAKLAR

1 Küçüker O. Bitki Morfolojisi. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Yayınları, No: 248. İstanbul; 1998.

2 Rutishauser R, Peisl P. Encyclopedia of Life Sciences. Macmillan Publishers Ltd, Nature Publishing Group; 2001.

3 Yentür S. 2003. Bitki Anatomisi. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Yayınları, No: 227, İstanbul; 1973.

4 Satıl F. Bitki Anatomisi ve Morfolojisi, Eğitim Basım-Yayın, Balıkesir; 2012.

5 Siobhan AB, Kuhlemeier C. How a Plant Builds Leaves. The Plant Cell 2010; 22: 1006–1018.

6 Kocaçalışkan İ. Bitki Fizyolojisi, Nobel Yayınevi; 2008.

7 Zhou C. et al. STM/BP-Like KNOXI Is Uncoupled from ARP in the Regulation of Compound Leaf Development in Medicago truncatula. Plant Cell 2014; 26: 1464-1479.

8 Kumlay AM, Eryiğit T. Bitkilerde Büyüme ve Gelişmeyi Düzenleyici Maddeler: Bitki Hormonları. Iğdır Üni. Fen Bilimleri Enst. Der. / Iğdır Univ. J. Inst. Sci. & Tech. 2011; 1: 47-56.

9 Newell AC and Shipman PD. Plants and Fibonacci. Journal of Statistical Physics 2005; Vol. 121: 5/6.

10 Kamer Suresi, 49.50

11

Prof. Dr. Fatih SATIL

Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü, Balıkesir/TÜRKİYE, [email protected]

Kaynak: Bilimler Işığında Yaratılış Derneği

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun