Velinin, iki evliyi ayırmasının hikmeti nedir?

Tarih: 02.01.2022 - 20:02 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kadının velisinin, birbirlerine denk olmadıkları gerekçesiyle iki evliyi ayırmasının hikmeti nedir?
- Soy önemli değilse neden böyle bir kural var? Kadının velisi nasıl onları ayırabilir?
- Hem kadın kendi rızası ile evlenmiş de kim hangi hakla onları zorla ayırabilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Soruda geçen konuya kefaet denir.

Sözlükte “eşitlik, denklik, benzerlik ve yeterlik” anlamlarına gelen kefaet, bir fıkıh terimi olarak evlenecek eşler arasında belli hususlarda denkliğin bulunmasını, daha çok da evlenecek eşlerden erkeğin kadına denkliğini ifade eder. Denk olan erkeğe küfüv denilir.

Öncelikle ifade edelim ki, kefâet (denklik) şartı yerinde olmakla beraber, bu şartın içeriği sabit değildir, değişkendir. Bu sebepledir ki, ilgili tavsiyeler denklik üzerinde durmuş, fakat denkliğin içeriği konusunda kesin, değişmez, detaylı açıklamalar getirmemiştir.

Denklik örf ve âdete, tarafların bilgi ve kültür seviyelerine, gördükleri eğitime, benimsedikleri değerler sistemine göre değişik tablolar oluşturmaktadır.

Objektif ve bağlayıcı denklik şartları, akdin kuruluş ve sıhhat şartları arasına girmiştir. Müslüman kadına, Müslüman olmayan erkek -serveti, makamı, soyu, boyu ne olursa olsun- denk olamaz (bunların evlenmeleri caiz değildir.)

Gene umumi bir tavsiye olarak Hz. Peygamber (asm) Efendimiz eş seçiminde soy, güzellik ve zenginlikten önce dindarlık ve ahlakın aranmasını istemiştir. Din, dini yaşama ve ahlak bakımlarından denklik sağlandıktan sonra detaylar, yorumlar, zevkler, beklentiler, kültür seviyesi, sosyal itibar gibi denklik faktörleri aranmalıdır.

Bu vasıflarda ve kademelerde denkliğin, sağlıklı ve sürekli bir evlilik birliğinin kurulmasında ihmal edilemez etkileri ve katkıları vardır.

Konunun detayına gelince:

İslam hukukçularının çoğunluğu, kendi zamanlarındaki sosyal gruplaşmayı ve aristokratik yapılanmayı da göz önüne alarak hem evlilikte uyumu sağlama hem de ilgili şahısların zarar görmesini önleme amacıyla kefaeti nikâh akdinin bağlayıcılık (lüzum), sıhhat veya nefaz şartı olarak görmüş, buna bağlı olarak evlenecek erkeğin kadına denk olmaması halinde, kadına veya velilerine nikâhı feshetme hakkı tanımıştır.

Azınlıkta kalan ikinci grup ise aynı dinin mensubu olarak bütün Müslümanların eşit olduğundan hareketle, kefaetin evlilikte hukukî bir şart ve gereklilik sayılmasını doğru bulmamış, sadece evliliklerde dikkate alınmasının yararlı olacağını söylemekle yetinmiştir.

Hukukî bir kurum olarak kefâet, evliliklerde kadın tarafının haklarını koruyucu bir şart olarak gündeme getirilir. Bunun için de esas itibariyle erkeğin belli hususlarda kadına denk olması, erkeğin evleneceği kadından bu yönlerden daha aşağı bir durumda olmaması gerekir.

Erkeğin kadından daha iyi bir seviyede bulunması ise kadının lehine bir durum olup denkliğe aykırı sayılmaz.

Kefâetin hukukî bir şart olarak gerekip gerekmediği kadar hangi hususlarda aranacağı da fakihler arasında tartışmalıdır.

Kefâet (denklik) konusunda en katı davranan ve kefâet kriterlerini en geniş tutan fakihler Hanefîlerdir. Bu biraz da onların kadına velisinin izni olmadan evlenebilme yetkisi tanımalarından kaynaklanır.

Hanefîler, geniş tuttukları kefâet şartına riayet edilmediğinde veliye nikâhı feshetme yetkisi tanıyarak kefâeti gözetmeyip velisinin de iznini almadan evlenen kadının, bu evliliğinden velinin ve ailenin diğer fertlerinin zarar görmesini önlemek istemişlerdir.

Hanefî mezhebine göre erkeğin evleneceği kadına altı noktada denk olması gerekir: Soy, Müslüman oluş, hürriyet, meslek, dindarlık ve zenginlik. Nesep konusunda Arapların geleneksel bakış açıları ve ayırımları doktrinde de korunur.

İmam Şafi evlilikte denkliği dindarlık, soy, meslek ve sanat, hürriyet, bedensel ve zihinsel özürlü olmamak hususlarında arar. Ancak Şafi fakihleri, İmam Şafi’nin itibar ettiği beş şartın yanında zenginlik ve yaşta da denkliği mezhep görüşüne eklemişlerdir.

Ahmed b. Hanbel, din ve takva ile meslek ve sanat dışında kalan özelliklere itibar edilmemesi gerektiği görüşündedir.

Evlilikte denklik şartını arayan fakihlere göre kadının kendisi ve velileri, denkliğin bulunmadığını bildikleri halde veya denklik konusunu önemsemeden ve araştırmadan nikâha razı olmuşlarsa ya da nikâhtan sonra denklik bulunmadığını fark ettikleri halde nikâhı kabul ettiklerini gösteren bir tutum ve davranış ortaya koymuşlarsa, evlilik sahih ve bağlayıcı olarak vücut bulmuş olur. Bu takdirde kadın veya velileri mevcut nikâhı mahkeme marifetiyle feshettirme hakkına sahip olamazlar. (Geniş bilgi için bk. TDV Ansiklopedisi, Kefaet md.; V. Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslami, 9/6577-79)

Evlilikte denklik şartının temelinde kadının utanma, ayıplanma ve küçük düşürülme duygularının olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin müçtehit imamlar döneminde kendine denk olmayan bir erkekle evlenen kadın ahlak bakımından kusurlu kabul edilmiştir.

Kadının kendisine denk olmayan bir erkekle evlenmesi, toplum tarafından aşağılayıcı bir durum olarak değerlendirildiğinden hem kadının hem de ailesinin onur ve haysiyetini korumak için evlilikte denklik, şart koşulmuş ve denklik konuları belirlenmiştir.

Kadının denk olmayan bir erkekle evlenmesine bazı şartlarda velinin itiraz etme hakkının olmasında ailenin onurunu koruma düşüncesi de etkili olduğu söylenebilir.

Bununla beraber, denklik konularının çoğunun Kur'an’da ve sünnette sağlam bir dayanağı bulunmamaktadır. Buna karşılık birçok sahih hadis nesep ve mal gibi konularda evlilikte denkliğin şart olmadığı görüşünü kuvvetlendirmektedir. Hz. Peygamber (asm) dönemindeki uygulamalar da bu görüşü desteklemektedir.

Ayrıca ilgili hadislerin çoğunda denklik konularının belirtilmemesi de dikkat çekicidir.

Müçtehit imamlar döneminde denklik konuları çoğunlukla ailenin durumuna göre belirlenmiştir. Hürriyet, İslam’a giriş, meslek ve nesep gibi kriterlerde bunu daha çok görmekteyiz.

Denklik konuları zamanla örfe ve maslahata göre değişebilir. Çünkü Müçtehit İmamlarımız denklik konularını örfe göre ailenin korunması maslahatına dayandırmıştır. Bu nedenle klasik dönemde belirlenen konulardan bazıları denklik şartı olmaktan çıkabileceği gibi yeni denklik konuları da belirlenebilir.

Demek ki, kefaet konusu hem kadının kendi ailesini hem kadının kendisini hem de kadının yeni kuracağı aileyi ve doğacak çocuklarını korumaya yönelik bir kısım tedbirlerdir. Bu tedbirler de kişiye, aileye, örf ve âdete göre değişebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun