Vanga Pandeva'nın kehanetleri ne kadar doğrudur?

Tarih: 01.05.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Vanga Pandeva isimli kadın Kursk Faciası, 11 Eylül saldırısı, Gürcistan işgalini önceden haber verdiği söyleniyor, ona göre 2011'de Müslümanlar Avrupalıları kimyasal silahlarla yok edecekmiş, 2043’te Müslüman bir devlet Avrupa’nın tek hakimi olacak, 2167’de yeni bir din çıkacak, 3797’de kıyamet kopacak.
- Sizce bu kadın bu olanları nasıl bilebildi ve bu kehanetleri ortaya çıkabilir mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bizim inancımıza göre, Allah’ın bilgilendirdiği peygamberler ve onların yolunu gerçek anlamda takip eden veliler dışında, kimse gaybı bilmez. Allah’ın bilgilendirmediği peygamberler dahi gaybı bilemezler.

- Bu kadın veli olmadığına göre, keramet sahibi olduğunu düşünmemiz de mümkün değildir.

- Geçmişe ait bazı haberler olsa cinlerin öğretmiş olacağı mümkündür. Fakat geleceği cinler de bilmez.

- Şu var ki, geleceğe ait olan bazı şeyler, aslında geçmişe ait malumat kabilinden olduğu için, cinler onu bizden önce haber alabilirler. Söz gelimi, 11 Eylül Olayı'nı gerçekleştirenler daha önce kendi aralarında konuşmuş oldukları için, cinler onlara kulak misafiri olmuş ve o bilgileri aktarmış olabilirler. Bu fısıltıları diğer olaylar hakkında da cinler duyabilir ve bunları bazı insanlara aktarabilirler. Bu husus gaybı bilmek değildir. Gürcistan işgali de bu tür bir olay olabilir.

Böyle bir imkânın olmadığı olaylar hakkındaki kehanetler de -bize göre- bir keramet olamayacağına göre, yine cinlerden gelen bir fısıltı olabilir. Nitekim, Kur’an’da cinlerin göklere çıkıp, orada melekler arasında konuşulanlar hakkında bilgi almak için kulak hırsızlığı yaptıkları bildirilmektedir. İslam öncesi bu husus kâhinlerin bilgi kaynağı sayılırdı. İslam’dan sonra bu kapı engellenmiş olsa bile, tamamen kapatılmadığını da yine Kur’an’dan öğreniyoruz. Ancak, eskisi gibi serbest bir kulak hırsızlığı yapamamalarına rağmen, yarım yamalak bilgileriyle insanlardan bazı şarlatanları kehanete yöneltebilirler.(bk. Cin, 72/8-9). Fakat bu bilgilerin çok az bir kısmı doğru olup büyük çoğunluğu yalan olduğundan, Hz. Peygamber (a.s.m) bu gibi habercilerin, kâhinlerin sözlerine itibar edilmemesini tavsiye etmiştir.

- Bir şey daha var ki, söyleyip söylemediği, nasıl, ne zaman, hangi ifadeleri kullanarak söylediği belli olmamasına rağmen, İslam dışından gelen bir haberin doğruluğunu ispat etmek için, yalan da olsa işittikleri bir haberi mal bulmuş mağribi gibi üzerine çullananlar ve onu kendi yalanlarıyla da süsleyip takdim edenler vardır.

 2011'de bu yalanı hep birlikte göreceğiz inşallah...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun