Siyaset gerçekten şer odaklı mı?

Tarih: 29.03.2026 - 16:09 | Güncelleme:

Soru Detayı

Eğer şeriat siyaseti içeriyorsa neden Bediüzzaman şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah'a sığınırım demiştir? Siyaset gerçekten şer odaklı mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Siyasetin kendisi başlı başına “şer” değildir; tıpkı bir bıçak gibi, kimin elinde olduğuna göre hüküm alır.

Peygamber (asm) Efendimiz döneminde siyaset adalet, merhamet ve hak ölçüsünde yürütülmüş; ancak sonraki dönemlerde zulüm, hile ve çıkar aracı hâline geldiği zaman “şer” görüntüsü kazanmıştır.

Bediüzzaman Hazretlerini, “siyasetin şerrinden Allah’a sığınırım” sözü de siyasetin özüne değil, kendi yaşadığı dönemde siyasetin yalan, hile ve zulümle kirlenmiş hâline yöneliktir. Yani eleştirdiği şey “siyaset” değil, ahlâkını kaybetmiş siyasettir.

Bu yüzden şeriatın içerdiği siyaset, adalet ve hakkaniyet üzerine kurulu “temiz siyaset”tir; Bediüzzaman’ın sakındırdığı ise insanı kirleten, dini alet eden ve hakikatten uzaklaştıran “bozulmuş siyaset”tir.

Esasen siyaset memleketi idare etme misyonudur. Bu görev, şahıslara, bölgelere, zamanlara göre değişir. Örneğin;

a) Asr-ı saadet zamanında, Medine-i münevverenin site devletinde, Hz. Muhammed (asm) Efendimizin elinde iken, siyaset bir elmas veya 24 ayar altın mesabesinde bir adalet ölçüsü idi.

b) Raşit halifelerden sonra, özellikle Yezid ve Velid gibi yöneticilerin eline geçince siyaset, bir zulüm simgesi haline geldi.

c) Ümmetin Gelecek Haritası

Hilafet, Saltanat ve Ceberut Devri, Hz. Peygamber (asm) tarafından şöyle izah edilmiştir:

"Bu iş nübüvvet ve rahmetle başladı, sonra hilafet ve rahmet olur. Sonra ısırıcı bir saltanat gelir, sonra da yeryüzünde ceberut, azgınlık ve fesat olacaktır." (Beyhaki, Şuabu'l-İman, 5228)

Benzer ifadelerle gelen başka rivayetler de vardır. (bk. İbn Hanbel,18406; Taberani, Evsat, 6577)

Şuayb el-Arnavut, bu rivayetlerin sahih olduğunu bildirmişlerdir. (bk. Talik, ilgili yerler)

Bu sahih hadisler de gösteriyor ki, farklı zamanlarda siyaset farklı elbiseler giyebiliyor. Bazan asrı saadet modeli bir siyaset, bazen ısırıcı bir saltanat.

Bediüzzaman hazretlerinin bulunduğu dönem, fesadın en çok olduğu bir dönemdir, zulüm, adaletsizlik, hatta irtidat hareketlerinin bulunduğu bir dönem olduğu için. “Euzu billahi mineş-şeytani ve’s-siyaseti” demiştir.

Bediüzzaman hazretlerinin o günkü siyasete bakışı şöyledir:

“... Siyaset-i hazıra, o kadar çok yalan ve hile ve şeytanet içine girmiş ki, vesvese-i şeyatîn hükmüne geçmiştir. (Sözler, s. 483)

Görüldüğü üzere, “siyasetin şerrinden Allah’a sığınırım” sözü, siyasetin özüne değil, bozulmuş, hile ve zulümle kirlenmiş siyasete yöneliktir.

Bu yüzden şeriatın içerdiği siyaset adaletli ve temiz siyasettir; eleştirilen ise dini alet eden ve hakikatten uzaklaştıran bozuk siyaset anlayışıdır.

İlave bilgi için tıklayınız:

Siyasetten, şeytandan kaçar gibi kaçmak mı gerekir?

Dinimiz siyasete ne oranda yer vermiştir; dindar bir insan siyasette ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun