Sapkın liderler kimler?

Tarih: 16.06.2022 - 15:27 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Buhari Müslim'in ittifakla rivayet ettiği bir hadis. Buhari hadis no 3606.
“Ağaç kökü yemek zorunda kalsanız bile cehenneme çağıran sapkın önderlere ve liderlere uymayın”
- Bu mealde bir hadis var mı?
- Varsa burada geçen sapkın önderler ve liderler kimlerdir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Sorudaki hadis rivayeti ile ilgili verilen bilgide zikredilen “Ağaç kökü yemek zorunda kalsanız bile cehenneme çağıran sapkın önderlere ve liderlere uymayın.” tercümesi şöyle olsa daha isabetli olur:

Cehenneme çağıran kimselerin (liderlerin) çağrılarına icabet etmemelerini emrettikten sonra, hadisi bize aktaran Hz. Hüzeyfe’nin “bunlara kavuşursam / bunlarla karşılaşırsam ne yapayım?” şeklinde bir soru sorunca, Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurdu:

“Bu takdirde bütün o fırkalardan / gruplardan / cemaatlerden uzak dur. Hatta bir ağacın kökünü dişlerinle ısırıp / sıkmak zorunda kalsan bile ölünceye kadar o halde kalmaya (onlardan uzak durmaya) devam et!” (bk. Buhari, Fiten 11, Menakib 25; Müslim, İmaret 51; Ebu Davud, Fiten 1)

Hadis-i şerif, elbette sapkın liderleri de içine alır. Ancak hadiste doğrudan liderler ifadesi yoktur. Hadiste geçen ifadeler; "Peygamberimizin yolundan ayrılan zümreler ve cehenneme çağıranlar" ifadesi geçmekte, en sonda da fırkalar ifadesi geçmektedir ki bu da gruplar, cemaatler ve topluluklar gibi anlamlara gelmektedir.

Bu fitne içerisinde cehennem ateşine çağıran davetçilerin, insanları, dinden ve Allah inancından uzaklaştırmaya çalışan dinsizlerin, insanların basiretini kapatmaya çalışanların ve her türlü günaha, fitne ve fesada çağıran herkesin olduğu söylenebilir.

Hadisin tamamı şöyledir:

Huzeyfe b. el-Yeman (ra) anlatıyor:

İnsanlar Rasulullah’a (asm) hayır hakkında soruyorlardı. Ben ise bana erişir korkusuyla kötülük hakkında sorardım. Bir defasında:

“Ya Rasulallah! Biz bilgisizlik içinde kötü durumdaydık. Allah bize bu hayrı getirdi. Bu hayırdan sonra bir şer var mıdır?” diye sordum. Rasûlullah (asm):

“Evet, vardır!” diye buyurdu. Ben:

“O şerden sonra bir hayır var mıdır?” dedim. Rasûlullah (asm),

“Evet, içinde bulanıklık bulunan bir hayır olacaktır,” buyurdu. Ben:

“Onun bulanıklığı nedir?” diye sordum. Rasulullah (asm):

“O devirde gelecek bir zümre, benim sünnetim ve yolumun dışında bir yoldan gideceklerdir. Sen onların bazı tavırlarını kabul edecek, bazıları yadırgayacaksın." buyurdu. Ben:

“Ya Rasulallah! O hayırdan sonra şer var mıdır?” diye sordum. Rasûlullah (asm):

“Evet, vardır. O devirde birtakım davetçiler halkı cehennem kapılarına çağıracaklardır. Her kim onların davetine icabet ederse, onu cehenneme atacaklar.” buyurdu. Ben:

“Ya Rasulallah! Bu davetçileri bize tanıtsanız!” dedim. Rasûlullah (asm):

“Onlar bizim milletimizin insanlarıdır. Bizim dillerimizle konuşurlar.” buyurdu. Ben

“Ya Rasulallah! O zamana yetişirsem nasıl hareket etmemi emredersiniz?” dedim. Rasûlullah (asm):

“Müslümanların topluluğundan ayrılma ve onların idarecilerine itaat et!” buyurdu. Ben:

“Ya Rasulallah! Onların bir topluluğu ve başlarında idarecileri yoksa?” dedim. Rasûlullah (asm):

“Bu takdirde bu fırkaların hepsinden -senin açından bir ağaç kökünü ısırmak gibi zor olsa bile- uzak dur. Artık ölüm sana erişinceye kadar bu tavır üzere bulun!” buyurdu.  (Buharî, Fiten 11; Müslim, İmare 51; İbn Mace, Fiten 13)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun