Şans'ın var olma şansı var mı?

Soru Detayı

Benim sorum net ve cevabı da sanırım basittir. Şans diye bir şey yok mudur? Tevafuk kelimesini her yerde kullanmak durumunda mıyız? Elbette Allah her şeyi biliyor ve kadere kesinlikle iman ediyoruz bu noktada sıkıntı yok. Eğer şans yoksa kumar oyunlarını neyle açıklayacağız? Birde kumarda para kazanamayıp tövbe eden bir insan dese ki ''Allaha Şükür bana nasip etmedi'' bu doğru bir cümle olur mu? Sanki diğer insanlar haşa Allah’ın yardımıyla o kumardan bir para kazanmış manası çıkıyor ki bu da ne derece yanlış. Ayrıca futbol vs. oyunlar da yani bir şey üretilmeyen faydasız ama çok büyük paraların döndüğü şeylerde kaderin etkisi nedir şans dediğimiz şeylerin yeri nedir? Futbolda da nasip kavramı var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Şans; rastlantıları düzenlediğine ve insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığına inanılan doğaüstü güç. Şans sözcüğü ile şunlardan biri kastedilmiş olabilir: Uğur, olasılık ihtimal veya rastgelelik. (Vikipedi)

Bu tanıma göre, şans; eğer Allah’tan başka bir güç tarafından yaratıldığına inanılan bir şey ise, bu açık bir şirk ve  küfürdür.

Eğer bir rastlantı/rastgelelik manasında kullanılıyorsa, bu da -gafletten kaynaklanması durumunda- küfür olmasa bile yanlış bir düşüncedir.

- Gerçekte, şans ne tesadüftür, ne rastgeleliktir, ne de bir doğaüstü güç tarafından düzenlenen bir iştir. Olsa olsa, gafletten kaynaklanan bir cehaletle kaderde mukadder olan bir nasip ve kısmetin adıdır. Bu anlamda talih ve şans sözcükleri doğru sayılır.

Gerçi tabir olarak ilahi takdire şans demek yanlıştır. Ancak her şeyin belli bir ilahi nizam çerçevesinde gerçekleştiği ve belirli ölçülere dayandığı ilkesi doğrudur.

- İslam’da “Kâinatta Allah’tan başka hakiki müessir yoktur” prensibi, kişinin şanslı- şansız/talili-talisiz/bahtlı-bahtsız olması yalnız Allah’ın takdiridir. İnsan iradesinin varlık gösterdiği konularda elbette onun da bir payı vardır. Fakat yaratma noktaları sadece Allah’a aittir.

- Kanaatimizce halk arasında ŞANS, daha çok tesadüf anlamında kullanılmaktadır. Tesadüf ise, belli bir sebebi görülmeyen, hikmetli ve anlamlı bir hedefi bilinmeyen, dolayısıyla cehaletimizi örtbas eden bir heyuladır veya bir anka kuşudur ki, isminden başka hiç bir varlığı yoktur.

Bediüzzaman hazretlerinin  bu tesadüfe “serseri tesadüf” demesi, bu sebepsiz, gayesiz konumuna işaret etmek içindir.

“Ehl-i gafletin sâni' olarak telakki ettikleri tabiata, cenah olarak yapıştırdıkları kör tesadüf ve ittifak ise, dalaletten neş'et eden ızdırar neticesinde şeytanların ihtira ettikleri bir hezeyandır.” (Mesnevi-i Nuriye, 144 )

Bediüzzaman’a göre, "Tesadüf, şirk ve tabiat"tan teşekkül eden fesad şebekesinin âlem-i İslâmdan nefiy ve ihracına, Risale-i Nur'ca verilen karar infaz edilmiştir.” (Mesnevi-i Nuriye, 181)

- Şuurlu bir müminin bir işe “şans eseri, tesadüfen..” demesi, o işin gerçek sebebinin, hikmetinin bilinmediğini belirtmek içindir. Bu kelimler, genel olarak Müslüman halk arasında bu manada kullanılmaktadır.

- Her türlü kumar için “Şans oyunları” denilmesinin manası, bu oyunda kazanmanın belli bir kurala, belli bir sebebe bağlı olmaksızın, rastgele bir başarı olduğunu anlatmak içindir.  Fakat hakikatte tesadüf yoktur. Kazanıp kazanmamak ancak Allah’ın takdirine bağlıdır. Çünkü hayır gibi şerrin de yaratıcısı Allah’tır. Şerri yaratmak şer değildir, onu kesbetmek, kazanmak şerdir.

- “Kumarda para kazanamayıp tövbe eden bir insan dese ki ''Allaha Şükür bana nasip etmedi” demek doğru bir ifadedir. Çünkü, kendisi harama bulaşmak istediği halde, Allah’ın onu o haramdan uzak tutması, haram lokmanın ağzına girmesini engellemesi büyük bir nimettir. Her nimet gibi bu da şükür ister.

Bundan “diğer haram kazançların Allah’ın yardımıyla olur” manası çıkmaz. Ancak, Allah’ın insanların iradelerini kullanarak almak istedikleri haram işini engellemesi de bir nevi yardımdır.

Yukarıda arz ettiğimiz gibi, bütün kötülüklerin yaratıcısı da Allah’tır. Kul ister, Allah yaratır, sorumluluk kula aittir. Çünkü o istemiştir ve istemesi sorumluluğu için yeterlidir. Çünkü insanların zaten yaratma gücü yoktur.

Genel ilke şudur: İnsanın herhangi bir günahı işlemek istediği zaman; Allah’ın onu o işte muvaffak etmesi adalettir. Muvaffak etmemesi ise bir lütuf ve ikramdır.

- Kader ilmin bir nevidir. Allah ezeli ilmiyle geçmiş, gelecek ve hazır zamanda olan ve olacak her şeyi bilir. Allah kimin özgür iradesiyle kumar oynayıp para kazanacağını da bilir. İşte bu bir kaderdir.

Fakat Allah’ın ilminin bir nevi olan kaderin varlığı insanları iş yapmaya zorlamaz. Çünkü ilim sıfatının yaptırım gücü yoktur. İlim maluma tabidir. Bir şey nasıl olacaksa Allah onu öyle bilir.

Bütün bu açıklamaları dikkatle okuduğumuzda, tesadüf manasındaki şans denilen bir mefhuma şans tanımamız mümkün değildir..

Her yerde her işte, Allah’ın sonsuz, kuşatıcı, ilmi, kudreti, iradesi olduğuna göre, “şans”ın var olma şansı yoktur. Vesselam..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun