Peygamber Efendimize, Allah'ın varlığına dair / binaen inanmayan birinin sorusu olmuş mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İnanç yönünden Arabistan, kelimenin tam mânâsıyla anarşi içinde kıvranıyordu. Garip itikatlar burada da kol geziyordu.

Bir kısmı tamamen inkârcı idiler. Dünya hayatından başka hiçbir şeyi kabul etmiyorlar, "Bizim için dünya hayatından başka bir hayat yoktur, yaşarız ve ölürüz. Bizi öldüren zamandan başka bir şey değildir."1 diyerek, güyâ keyiflerince hayat sürüyorlardı.

Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm)'e vahiy gelmeye başlayınca, Kur`ân-ı Kerim`inde Cenâb-ı Hak, bu inancı taşıyanlara şöyle hitap edecektir:

"De ki: Size hayat veren Allah`tır. Sonra O sizi öldürür, sonra da geleceğinde şüphe olmayan kıyâmet gününde hepinizi toplar. Lâkin insanların çoğu bunu bilmez." 2

Yine o zaman Arapların bir kısmı Allah`a ve âhiret gününe inanıyor, ancak insandan bir peygamberin olacağını kabul etmiyorlardı.

Kur`ân, şu âyetiyle bu inaç sahiplerinin hallerini anlatıyor:

"Kendilerine hidâyet geldiği zaman insanları îmân etmekten alıkoyan, `Allah, göndere göndere bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?` demelerinden başka bir şey olmamıştır." 3

Peygamberin insan nev`inden gelmiş olmasını akıllarına sığdıramayıp, bir meleğin bu vazife ile gönderilimesini arzu eden bu gürüha, yine Kur`ân şu âyetiyle cevap vererek isteklerinin ne kadar mantıksız olduğunu ilân ediyordu:

"De ki: Eğer yeryüzünün sâkinleri olarak orada melekler dolaşsaydı, elbette onlara peygamber olarak gökten bir melek gönderirdik. "4

Diğer bir kısmı ise, Allah`ın varlığını kabul edip inanıyor, ancak, âhiret hayatını, öldükten sonra dirilme gerçeğini, oradaki ceza ve mükâfatı kabul etmiyordu.

Kur`ân-ı Kerim, bu gruba da şu âyetiyle işâret ediyor:

"Kendi yaratılışını unutup, bize misal getirmeye kalktı: `Çürümüş kemikleri kim diriltecek?` diye."5

Ve bu haddini bilmezlere şöyle cevap veriyordu:

"De ki: Onu ilk önce kim yaratmışsa, tekrar o diriltecek. O her şeyin yaratılışını hakkıyla bilendir."6

Hz.Resulallah (asm) Efendimiz Mekkelilere ölümü ve tekrar dirilmeyi haber verince, kafirlerden Übey b. Halef, gitti kabristandan çürümüş bir kemik buldu, kemiği elinde ufalayarak Allah Resûlü’nün (asm) yanına geldi. Kendisinin ilk yaratılış hâlini unutup alaylı bir tavırla:

“Ya Muhammed! Şu çürümüş kemiklere mi can verilecek? Sen Allah’ın bu kemikleri tekrar dirilteceğine mi inanıyorsun?” diye sordu. Efendimiz (asm):

“Evet, Allah seni diriltecek ve cehenneme sokacaktır.”7 cevabını verdi. Bu olay üzerine Yüce Rabbimiz şu ayetleri indirerek, Resûlünü tasdik buyurdu:

“Resûlüm, tekrar dirilmeyi inkâr eden o kafire deki:

O kemikleri ilk defa yaratan Allah tekrar diriltecek.

O Allah, yaratacağı her şeyi en iyi bilendir.

Yeşil ağaçtan sizin için kırmızı ateşi çıkaran O’dur.

Gökleri ve yeri yaratan Allah, onların benzerini yaratmaya güç yetiremez mi?

Evet, elbette güç yetirir.

O her şeyi hakkıyla bilen ve dilediğini yaratandır.”8

Dipnotlar:

1. Câsiye, 45/24.
2. Câsiye, 45/26.
3. İsrâ, 17/94.
4. İsrâ, 17/95.
5. Yâsin, 36/78.
6. Yâsin, 36/79.
7. İbnu Kesir, Tefsir, VI,593. Riyad, 1997.
8. Yasin, 36/79-81.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun