Allah’ın kulunu sevdiğini nasıl anlarım?

Tarih: 15.05.2026 - 15:16 | Güncelleme:

Soru Detayı

Hz. Musa Allah’a sordu ya rabbi senin kulunu sevdiğini nasıl anlarım? Allahu Teâlâ buyurmuş kulum için hayırlı olanı ona kolaylaştırırım. Böyle bir rivayet var mı? Varsa ne demek?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Hz. Musa’nın Allah’a ‘Senin kulunu sevdiğini nasıl anlarım?’ diye sorduğu” şeklindeki ifade, hadis kaynaklarında sahih bir rivayet olarak bulamadık.

Ancak bu manaya yakın sahih hadisler vardır. Bunlardan biri şöyledir:

Peygamber Efendimiz (asm) buyurur: “Allah bir kul hakkında hayır isterse onu kullanır.”

Sahabeler: “Allah onu nasıl kullanır?” diye sorunca Efendimiz (asm):

“Ölümünden önce onu salih amel işlemeye muvaffak kılar.” buyurdu. (Tirmizi, Kader 8; İbn Mâce, Mukaddime 10)

Tirmizi: Bu hadis için “hasen sahih” demiştir. (Tirmizi, a.y.)

Hadiste geçen “istimal” yani “kullanmak”, Allah’ın kulunu kendi rızasına uygun işlerde değerlendirmesi demektir. Yani Allah, sevdiği kulunu salih amellere, ibadete, insanlara faydalı olmaya, güzel ahlaka, hayırlı hizmetlere muvaffak kılar. Ve kişi bu güzel hâl üzereyken vefat eder.

Ancak bunu, “Allah sevdiği kulun her işini dünyada kolaylaştırır, ona hiç sıkıntı vermez” şeklinde anlamak doğru değildir. Çünkü Allah’ın en sevdiği kulları peygamberlerdir; fakat en ağır imtihanları da onlar yaşamıştır.

Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Yusuf, Hz. Eyyub, Hz. Musa, Hz. İsa ve özellikle Hz. Muhammed (aleyhimüssalatü vesselam) çok büyük sıkıntılar çekmişlerdir.

Nitekim Kuran’da Hz. Musa hakkında şöyle buyurulur:

“Ey iman edenler! Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın… Musa Allah katında itibarlı bir kuldu.” (Ahzab, 69)

Demek ki Allah’ın sevdiği kul olmak, mutlaka rahat bir hayat yaşamak demek değildir. Asıl ölçü şudur:

Kulun hayra yönelmesi, salih amellere muvaffak olması, imtihanlar içinde bile imanını koruması, musibetlerin günahlarına kefaret ve makamına vesile olmasıdır.

Özetle, bazen kolaylık da sevgidir, bazen sabır gerektiren imtihanlar da… Önemli olan, kulun Allah’tan uzaklaşmaması ve sonunda hayır üzere yaşayıp hayır üzere ölebilmesidir.

Şu halde “Allah’ın kolaylaştırması” her zaman dünyalık anlamda rahat, sorunsuz ve sıkıntısız bir hayat vermesi demek değildir. Asıl manası, kulu hayırlı işlere, salih amellere, doğru yola ve Allah’ın razı olduğu hâllere muvaffak kılmasıdır.

Nitekim Kuran’da şöyle buyrulur: “Kim verir, sakınır ve en güzeli tasdik ederse, biz ona en kolay olanı kolaylaştırırız.” (Leyl, 7)

Müfessirler burada geçen “kolaylaştırmayı”, hayır yollarının kula açılması ve salih amellerin ona sevdirilmesi şeklinde açıklamışlardır.

Zaten peygamberlerin hayatı da bunu gösterir. Onlar Allah’ın en sevgili kullarıydılar; ama en ağır imtihanları yaşadılar. Demek ki Allah’ın sevgisinin ölçüsü, dünyalık rahatlık değil; iman, sabır, ihlas ve hayır üzere yaşamaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun