Neden sadece zenginler yönetiyor?
Neden zamanımızın dünyasında sadece zenginler her şeyi yönetiyor ve fakirler de buna razı kalmaktan başka şansları yok?
Değerli kardeşimiz,
Bu soru aslında iki ayrı meseleyi içeriyor:
Gerçekten “sadece zenginler mi yönetiyor?”
Eğer öyleyse bu neden böyle görünüyor?
Önce şunu netleştirelim: Dünyada yönetim her zaman sadece zenginlerin elinde değildir. Tarihte ve günümüzde mütevazı imkânlarla yükselmiş liderler de olmuştur. Ancak şu bir gerçektir: Güç, çoğu zaman ekonomik imkânla yakından ilişkilidir.
Güç-Servet-Yönetim ilişkisi
Yönetim, doğası gereği güç gerektirir. Güç ise farklı türlerde olabilir: Ekonomik güç (servet), siyasi güç, askerî güç, bilgi ve teknoloji gücü, medya ve algı gücü gibi.
Modern dünyada ekonomik güç, diğer güç alanlarını etkileme kapasitesine sahiptir. Sermaye, siyaseti finanse edebilir, medyayı etkileyebilir, kamuoyu oluşturabilir, küresel ilişkiler kurabilir.
Bu yüzden zenginlerin görünür etkisi daha fazladır.
Bu durum adalet midir?
İslam düşüncesinde güç tek başına kötü değildir. Kuran’da güç hazırlamanın gereğine işaret edilir: “(Ey iman edenler!) Onlara/düşmanlarınıza karşı gücünüz yettiği nispette hazırlık yapın.” (Enfal 60) Çünkü güç, koruma ve düzen için gereklidir. Ancak, adaletli güç toplumu imar eder. Adaletsiz güç zulme dönüşür.
Burada sorun “zenginlik” değil; zenginliğin nasıl kullanıldığıdır. Adil bir zengin yönetici topluma fayda sağlayabilir. Zalim bir zengin ise serveti baskı aracına dönüştürebilir.
Fakirler gerçekten “razı” mı?
Toplumların pasif görünmesinin sebepleri şunlar olabilir:
Güç dengesi eşitsizliği, eğitim eksikliği, korku, sistemsel bağımlılıklar, umutsuzluk..
Ancak tarih boyunca güç dengeleri değişmiştir. Hiçbir iktidar mutlak ve sonsuz olmamıştır.
İmtihan boyutu
Dini perspektiften bakıldığında, zenginlik bir imtihandır., fakirlik de bir imtihandır. Yönetmek de imtihandır, yönetilmek de.
Dünya nihai adalet yeri olmadığı için, zalim güçler bir süre üstün görünebilir. Ancak bu mutlak ve ebedî değildir.
Eğer ahiret olmasaydı, adalet eksik kalırdı. Ahiret, adaletin tamamlanma yeridir.
Dünya, imtihanın yapıldığı; ahiret ise imtihan sonucunun açıklandığı ve karşılıklarının tam hakkıyla görüldüğü yerdir.
Demek ki, zenginlik ve yönetme gücü bir ayrıcalık değil, ağır bir imtihandır.
Bu nimete sahip olanlar; mallarını nereden kazanıp nerede harcadıklarının, yetkilerini adaletle kullanıp kullanmadıklarının hesabını vereceklerdir.
Güç ve servet, şükür ve sorumluluk ister; haksızlıkla kullanılırsa büyük bir vebale dönüşür. Ahirette her nimet, tek tek sorguya çekilecektir.
Psikolojik taraf
Günümüzde sosyal medya ve küresel ekonomi nedeniyle, güç yoğunlaşması daha görünür hale gelmiştir. Bu da “her şeyi zenginler yönetiyor” algısını güçlendirmektedir. Fakat dünyada farklı sistemler, farklı dengeler ve farklı güç odakları vardır.
Özetle:
- Evet, ekonomik güç yönetimde ciddi bir etkendir. Ancak sadece zenginlik tek belirleyici değildir.
- Sorun servetin varlığı değil, adaletle kullanılmamasıdır.
- Tarih boyunca güç dengeleri değişmiştir; hiçbir zulüm kalıcı olmamıştır.
- Zenginlik ve güç bir imtihandır; ahirette her nimet ve yetki, adaletle kullanılıp kullanılmadığı bakımından tek tek hesaba çekilecektir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Zengin daha zengin, fakir daha zor durumda, adalet mi?
- Sosyal adalet nedir?
- Ümmetin hali ne olacak?
- Kafirlerin refah içinde olması nasıl açıklanabilir?
- SINIF
- Günümüz dünyasında İslam için savaşılır mı?
- Nefsi ve iradeyi bize veren Allah, verdiği nefis ve iradenin miktarına göre mi hesaba çekecek?
- Allah adaletsiz mi, bazıları fakir ve çirkin, bazıları güzel ve zengin?
- İŞVEREN
- İŞVEREN