Günümüz dünyasında İslam için savaşılır mı?

Tarih: 04.01.2026 - 09:40 | Güncelleme:

Soru Detayı

Cihad her dönemde farz ise, bugün de elimize güç geçtiğinde kafirle savaşa mı gitmemiz gerekiyor? Bugünün cihadı kalemle yapılıyorsa, neden yüzyıllar önce de kalemle yapmak yerine kılıçla yapıldı? Şimdi küresel bir savaş çıkabilir ya da Batı bizden üstün diye mi kılıçtan kaleme geçtik? Güç elimize geçse tekrar fetihe mi çıkacağız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Baştan beri hem kalem (ilim ve tebliğ faaliyeti) hem cihad (gerektiğinde düşmanla savaş) vardı. Bunları zamana göre ayırmak, tahsis etmek gerçekte olana uygun değildir.

Düşman, dine, namusa, vatana saldırırsa, zarar verirse ve Müslümanların da savaş gücü varsa her zaman savaşmak farz olur.

Savaş (fetih), insanları kılıç yoluyla sözde Müslüman kılmak için değil, dünyada “İslam barışını” tesis etmek için yapılır.

Bu kısa bilgiden sonra detaya gelince:

1) Cihad her dönemde var mıdır?

Evet. Ama cihad sadece savaş değildir. İslam’da cihad kalemle (ilim, tebliğ, fikir), hal ile (ahlâk, temsil), malla (infak, destek), nefisle (iç mücadele) ve gerektiğinde silahla yapılan çok katmanlı bir sorumluluktur.

Yani “bugün kalem, eskiden kılıç vardı” şeklinde bir ayrım tarihsel olarak da fıkhen de doğru değildir. Her dönemde ikisinin de yeri vardı, ancak hangisinin öne çıkacağı şartlara göre belirlenir.

2) Bugün neden kılıç değil de kalem öne çıkıyor?

Sebep “Batı güçlü, biz zayıf” olduğu için değil, “İslam savaş istemiyor” gibi indirgemeler de değil. Asıl sebep şudur: Cihadın şekli, maksada en uygun olan yöntemle belirlenir.

Bugün Müslümanlara yönelik saldırı çoğu yerde askerî değil; algı, kültür, ahlak, inanç, bilgi üzerinden yapılmaktadır.

Bu durumda kalem, ilim, medya, temsil, hukuk ve bilinç en etkili cihad vasıtasıdır. Kılıcı, kalemin daha etkili olduğu bir yerde kullanmak hikmet değil, zarar olur.

3) Güç elimize geçse fethe mi çıkarız?

Bu soru çok kritik. İslam’da savaş bireysel karar değildir. Devlet otoritesi, meşru liderlik ve ümmet maslahatı gerekir.

Savaşın meşru sebebi olmalıdır: Savunma, zulmü durdurma, din, can, namus, vatanı koruma gibi.

İnsanları zorla Müslüman yapmak için savaşmak haramdır. Kuran bunu açıkça reddeder: “Dinde zorlama yoktur.” (Bakara, 2/256

Fetih, inanç dayatması değil, zulüm düzenlerini kaldırma ve adalet zemini oluşturma amacını taşır.

Dolayısıyla “Güç gelirse otomatik olarak savaşılır” diye bir kaide yoktur. Güç, adaletle kullanılmak için emanettir.

4) Peki savaş ne zaman farz olur?

Şartlar nettir: Dine, vatana, cana fiilî saldırı varsa, barış yolları kalmamışsa, meşru otorite varsa, Müslümanların gerçek savunma gücü varsa, savunma savaşı farz olur.

Ama macera, intikam, öfke gibi duygularla cihad olmaz.

“İslam barışı” ne demektir?

İslam barışı, zulmün serbest olduğu bir sessizlik değil, hakkın ezildiği bir sükûnet değildir.

İslam barışı, canın, inancın, aklın, malın, neslin korunduğu bir düzen demektir.

Bazen bu düzen kalemle, bazen hukukla, bazen de zorla durdurulması gereken bir zulme karşı güçle korunur.

Özetle:

- Cihad her zaman vardır, şekli değişir.

- Bugün en etkili cihad ilim, ahlak ve temsildir.

- Savaş amaç değil, son çaredir.

- Güç gelince otomatik fetih yoktur; adalet ve güven sorumluluğu vardır.

- İslam ne pasifliktir ne de saldırganlık; hikmetli bir denge dinidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun