Hz. Ömer dayak mı yemiş?
- Hz. Ömer Müslüman olduktan sonra imanını ilan edince müşrikler tarafından uzun bir şekilde dövmüşler bu doğru mudur?
- Hz. Ömer’e(r.a.) de hoş geldi ve gidip Cemil’i buldu. “Ya Cemil, ben iman ettim ama kimseye söyleme!” dedi. Bunun üzerine saatler içerisinde Hz. Ömer’in(r.a.) iman ettiğini bütün Mekke duymuş oldu. Hz. Ömer (r.a.), Kureyşlilerin toplandıkları yere gittiğinde Cemil b. Mamer’in haberi duyurması üzerine Mekkeliler önce herhangi bir tepki göstermemişlerdi. Ama bu tepkisizlik Hz. Ömer’in (r.a.) Kâbe’ye gidip Müslüman olduğunu ilan ettiği anda yerini şiddete bırakmıştı. Mekkeliler orada Hz. Ömer’i (r.a.) şiddetli bir şekilde, uzun süre dövmüşlerdi. (Zühri, Meğâzi, 48.) Olayı gören As b. Vail onlara müdahale ederek Hz. Ömer’i (r.a.) kurtarmıştı. (İbn İshâk, es-Sîre, 164.)
Değerli kardeşimiz,
Evet, böyle bir olay vardır ve şöyledir:
Abdullah İbn Ömer’den gelen bilgiye göre Hz. Ömer (ra), Müslüman olduktan sonra bunu Kureyş’in bilmesini istedi. Daha önce Müslüman olanlar genellikle İslam’a girdiklerini Kureyş’ten saklarlardı. Ama Hz. Ömer tam aksine bunu duyurmak istedi ve Kureyş içinde haberi en hızlı kim yayabilir diye sordu. Ona Cemil İbn Mamer el-Cumahi’yi tavsiye ettiler.
Bu adamın ağzında bakla ıslanmaz, duyduğu her şeyi halka ulaştırmak için bütün gücünü harcardı.
Hz. Ömer (ra) hemen Cemil’e koştu ve ona Müslüman olduğunu söyledi. O anda Cemil, Hz. Ömer’e tek bir soru sormadan, tek kelime söylemeden hemen içeri girip elbisesini kaptığı gibi Kureyş ileri gelenlerinin toplandığı mekânlara doğru hızla koşmaya başladı ve gördüğü herkese Ömer (ra)’in dinini terk edip Muhammed (asm)’in dinine girdiğini anlatıp durmuştu.
Hz. Ömer (ra) de Mekke’de tanıdığı ileri gelenlerin tümünün evlerine uğrayıp kapılarını çalıp Müslüman olduğunu söylemiş, birçoğu ilgilenmemekle birlikte bir kısmı ise yüzüne kapılarını hızla ve hınçla kapatmışlardı. Haberi öğrenen Cemil İbn Ma’mer hızla Harem’in içine girmiş, Hz. Ömer de ardından Harem’e girmişti.
Kureyşliler Harem’de öbek öbek her bir kabile mensubu kimseler kendi aralarında toplanmış sohbet ediyorlardı. Cemil, sesinin en yüksek perdesiyle: “Ey Kureyşliler haberiniz olsun Ömer Sâbii oldu.” diye bağırdı. Hz. Ömer (ra) ise: “Hayır, yalan söylüyor ben Sabiî değil Müslüman oldum, Lâilâhe illâllah Muhammedün Resulullah.” diyerek o da en yüksek sesiyle Müslümanlığını ilan etmişti.
Bunları işiten ve gören Kureyş, Hz. Ömer (ra)’e saldırmış ve aralarında şiddetli bir kavga ortaya çıkmıştı.(1) Onlar Ömer’e, Ömer de onlara vurup duruyordu. İki taraf yoruluncaya kadar kavga devam etti. Sonunda Ömer’i terk ettiler.(2)
Bu arada Hz. Ömer (ra)’in dayısının oraya gelip durumu görmesi üzerine yüksekçe bir yere çıkıp “Ey Kureyşliler haberiniz olsun ben kız kardeşimin oğlu Ömer’i himayeme aldım.” deyince Hz. Ömer’e saldırmaktan vazgeçmişlerdi.(3)
İbn Hişam’ın kaydettiği bir diğer bilgi de Ömer’in başına toplanan Kureyşliler durmadan ona vurmaya devam ederlerken Hz. Ömer (ra) demiştir:
"Vurun istediğiniz gibi vurun Allah’a yemin olsun ki ben bu imanın zevkine vardıktan sonra beni öldürmeniz bana hiçbir şey kaybettirmez."
Şiddetli bir kavganın sürüp gittiği bu arada üzerinde Yemen kumaşından yapılmış çizgili bir cübbesi olan Kureyş’in ileri gelen şahsiyetlerinden yaşlı bir zat başlarına dikilmiş “Ne oluyor burada?” demişken Ömer’in dininden dönüp Sâbiî olduğunu söyleyince yaşlı kişi:
“Ne olmuş yani! Adamın biri kendisi için bir tercihte bulunmuşsa onu öldürecek misiniz? Sonra Adiyyoğulları onu size böyle bırakır mı zannedersiniz? Bırakın adamı istediği gibi davransın.” demişti.(4)
Bütün bunlar, olup biterken babasının peşinden sağa sola koştuğunu ve olayları tamamen akledecek ve olup bitenleri anlayacak ve kavrayacak yaşta olduğunu anlatan Hz. Ömer’in oğlu Abdullah tarafından bize aktarılmıştır.(5)
Bu hadise, Hz. Ömer (ra)’in İslam’ı açıktan yaşama konusundaki kararlılığını ve Müslümanların Mekke’deki sosyal baskı ortamını göstermesi bakımından önemlidir.
Bu durum, İslam'ın ilk dönemlerinde Müslümanların karşılaştığı zorlukları ve fedakârlıkları göstermektedir.
Kaynaklar:
1) İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-nihâye, Beyrut 1990, III, 81-82.
2) İbn Hibban, Sahîh, Mısır: 1952, XV, 302.
3) Bezzâr, Müsned (Bahru’z-zehhar) I, 400-403.
4) İbn İshâk, es-Sîretü’n-Nebeviyye, I, 160; İbn Hişâm, hasen bir isnadla nakleder (es-Sîretü’n-Nebeviyye, I, 374). Hz. Ömer’in oğlu Abdullah Medine’ye hicretten sonra bir gün babasına: “Baba! Senin Müslüman olduğun gün yaşlı bir zat gelip seninle kavga eden adamlara sert bir üslupla bir şeyler söylemiş ve onları sana saldırmaktan alıkoymuştu, kimdi o yaşlı adam” diye sorduğunda Ömer: “oğlum o yaşlı adam Ass İbn Vâil idi” demiştir. Abdullah İbn Ömer’den Nafi’in ve bir diğer tarikten de Amr İbn Dinar’dan gelen rivayeti olarak Buhari (Menakıbu’l-Ensar, 35) tarafından kaydedilmiştir ki bu silsiletu’z-zeheb (altın sened zinciri) demektir ki, en sahih ve sağlam rivayetlerden kabul edilir. Ayrıca daha geniş bilgi için bk.İbn Hacer, Fethu’l-Bâri, VII, 220-221.
5) Ahmed İbn Hanbel, Hasen bir isnadla (Fadailus’s-sahabe, I, 346) kaydeder; bk. Ağırakça, Ahmet, Hz. Ömer’in Müslüman Olma Meselesi ve Rivayetlerin Değerlendirilmesi, Artuklu Akademi, 2017/ 4 (1), 1-40.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer, defnedilirken Efendimizden izin alındı mı?
- Aslan Avcısı Değil Ama… Ömer
- Hz. Ömer'in Müslüman olmasına vesile olan Peygamberimizin okuduğu sure hangisidir?
- Halifelik ilk olarak Hz. Ali'nin hakkı mıydı? "Ben kimin dostu isem Ali de onun dostudur." hadisini nasıl anlamamız gerekir?
- Hz. Ömer kimlerle evlenmişti, onun kaç çocuğu vardı ve bunların anneleri kimlerdi?
- Yöneticiler cahillere katlanmalı mı?
- Açıktan hicret edecek kadar cesaret timsali olan Hz. Ömer, Mekkelilere elçi olma teklifini, akrabaları olmadığı gerekçesiyle neden kabul etmemiştir?
- Hz. Ömer, keşke İran’ı fethetmeseydim demiş mi?
- İmam Malik, Hz. Ali'yi neden Hulefai Raşiacdin'den saymamıştır?
- Hz. Ömer oğluna zina cezası uyguladı mı?