Tedavi için veya zayıflama amaçlı tokluk hissi veren iğne (Mounjaro) kullanmak oruca zarar verir mi? Açlık duymamak ibadetin sevabını azaltır mı? Caiz midir?"

Tarih: 10.02.2026 - 08:46 | Güncelleme:

Soru Detayı

Değerli Hocam, Selamun Aleyküm. Ben bir hekimim. Tıbbi bir tedavi süreciyle ilgili fıkhi görüşünüze ihtiyacım var. Mounjaro (etken maddesi Tirzepatide), Tip 2 Diyabet ve kronik obezite tedavisinde kullanılan, haftada bir kez deri altına (subkutan) enjekte edilen yeni nesil medikal bir ilaçtır. Bu ilaç; vitamin, serum veya gıda takviyesi değildir, vücuda enerji vermez. Ancak etki mekanizması gereği mide boşalmasını geciktirerek ciddi bir tokluk hissi oluşturmakta ve iştahı kapatmaktadır. Bu çerçevede iki hususu sormak istiyorum: 1. Diyanet'in "Gıda ve vitamin değeri taşımayan iğneler orucu bozmaz" fetvasına dayanarak, bu ilacı oruçlu iken veya tedavi bütünlüğü bozulmasın diye Ramazan ayı boyunca kullanmak caiz midir? 2. Asıl merak ettiğim husus şudur: Bu ilaç kullanıldığında kişi gün boyu neredeyse hiç açlık hissetmemektedir. Orucun hikmetlerinden biri de "açlığı hissedip nefsi terbiye etmek" olduğuna göre; ilacın etkisiyle açlık çekmeden tutulan orucun sevabı azalır mı? Bu durum fıkhen "ibadetin zorluğunu yapay yolla gidermek" veya bir nevi "hile" sayılır mı? Tedavi amaçlı (keyfi olmayan) bu kullanımın, orucun manevi sıhhatine etkisi nedir? Allah razı olsun.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle meseleye iki ayrı düzlemde bakmak gerekir:

Orucun sıhhatine (bozulup bozulmamasına)

Orucun sevabına ve hikmetine etkisine

Sorunuz hem tıbbi hem fıkhî hassasiyet içerdiği için sistematik cevap vermek daha sağlıklı olacaktır.

1) Diyanet İşleri Başkanlığı fetvası açısından

Diyanet’in yerleşik fetvası özetle şudur:

Besleyici ve gıda niteliği taşıyan enjeksiyonlar (serum, vitamin, besleyici iğneler) orucu bozar.

Tedavi amaçlı, besleyici olmayan iğneler orucu bozmaz.

Bu fetva, İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göredir. Günümüzde fetva kurulları buna göre açıklama yapmaktadır.

Sorduğunuz ilaç:

Mounjaro (etken maddesi: Tirzepatide), derinin hemen altındaki yağ dokusuna yapılır, besleyici değildir, kalori vermez, vitamin/serum değildir. Mekanizması mide boşalmasını geciktirmek ve iştahı azaltmaktır.

Bu teknik veriler esas alındığında, iğnenin orucu bozmadığı fetvasına göre, bu ilaç orucu bozmaz. Çünkü mideye gıda ulaşmamaktadır ve vücuda besin niteliğinde bir şey verilmemektedir.

2) Açlık hissetmemek sevabı azaltır mı?

Burada işin fıkhî ve tasavvufî boyutu devreye giriyor.

Orucun farz oluş sebebi, orucun farziyeti açlık çekmek değildir. Farz olan şey imsak vaktinden iftara kadar, yeme, içme ve cinsî ilişkiden bilinçli olarak uzak durmaktır. Açlık, orucun hikmetlerinden biridir, ancak illet (asıl bağlayıcı sebep) değildir.

Fıkıhta kaide şudur: Hikmet ortadan kalkınca hüküm ortadan kalkmaz. Örneğin, serin bir ülkede tutulan oruç daha az zor olabilir. Klima altında çalışan biri daha az susayabilir. Metabolizması yavaş olan biri daha az acıkabilir.

Hiç kimse bu sebeple “sevabı azalır” demez.

Peki, “Zorluğu azaltmak” ibadeti düşürür mü?

Fıkıhta şu kaide vardır: Meşakkat maksud değildir; ibadet maksuddur. Yani Allah zorluk çekelim diye değil, emre itaat edelim diye orucu farz kılmıştır.

Eğer zorluk tek başına sevap ölçüsü olsaydı, hasta ruhsat kullanmamalıydı, yolcu orucu bozmamalıydı, ağrı kesici alınmamalıydı. Oysa ruhsat bizzat şeriatın içindedir.

Bu bir hile midir?

Hile (hiyel), şeklen emre uyup, maksadı boşa çıkarmaktır. Fakat burada ilacın amacı ibadeti kolaylaştırmak değil, diyabet/obezite tedavisidir ve tıbbi gereklilik vardır, lalori alımı yoktur

Dolayısıyla bu durum fıkhen hile sayılmaz.

3) Tedavi amaçlı açlık hissini yok eden ilacı kullanmanın hükmü

Eğer kişi Tip 2 diyabetliyse, obezite kronik bir hastalık boyutundaysa, ilacın kesilmesi metabolik risk doğuracaksa, haftalık doz düzeni tedavi başarısı için önemlidir

Bu durumda, tedaviyi sürdürmek caizdir, orucu bozmaz, sevabı düşürmez, manevî sıhhate zarar vermez. Çünkü burada niyet ibadeti hafife almak değil, sağlığı korumaktır.

4) Keyfi kullanım olursa?

Eğer biri sırf açlık hissetmemek için, ibadetin zorluğundan kaçmak için, tıbbi gereklilik olmadan kullanırsa, bu durumda, bu durumda orucun sıhhati yine bozulmaz (besleyici değilse), ancak niyet problemi doğabilir, sevap niyete göre eksilebilir. Çünkü ibadette sevap, şekilden çok niyetle ilişkilidir.

Sonuç:

Bir hekim olarak teknik kısmı zaten biliyorsunuz. Fıkhî özet şudur:

- Mounjaro besleyici olmadığı için orucu bozmaz.

- Açlık hissetmemek orucun sevabını otomatik olarak azaltmaz.

- Tedavi amaçlı kullanım hile değildir.

- Şeriat zorluk istemez; takva bilinçli imsakla olur, biyolojik acıyla değil.

Dolayısıyla tedavi bütünlüğünü korumak için Ramazan boyunca kullanmak caizdir.

Allah kabul etsin.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun