Nebe suresi 33. ayet sübyancılığa girmez mi?

Soru Detayı

- Nebe suresi 33. ayet "göğüsleri tomurcuklanmış kızlar" ifadesi geçiyor. Tıbben kızların göğsü 10-11 yaşında tomurcuklanmaya başlar. Burada küçük kızların verileceğini mi söylüyor, bu sübyancılığa girmez mi?

- Sitenizdeki cevapta 16 yaşından bahsetmiştiniz, fakat kızlarda ergenliğe bağlı olarak göğüs tomurcuklanması 11 yaşında başlar. Bu da bu kızların 16 yaşından küçük olduğunu göstermez mi?

- Burada rahatsız oldum, açıklayabilir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- İlgili ayetin meali şöyledir: “Şüphesiz, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar/takva sahipleri, başarı ve mutluluğa ererler. Onlara bahçeler, üzüm bağları, turunç göğüslü genç yaşıt dilberler, dolu dolu kadehler var.” (Nebe, 78/31-34)

Tabii başka meallerde benzer ifadeler de var dır. Bu konuda şunları söyleyebiliriz:

a) Ayetin ifadesinde “göğüsleri yeni tomurcuklanmış” denilmemiştir. Bazı  meallerde eklenen “henüz” kelimesi, ayetin ifadesinde yer almamıştır. Bu sebeple, ayette “göğüslerin tomurcuklandığı yıl, ay gün” gibi belirli bir zaman dilimine vurgu yapılmamıştır. İfade edilen “göğüsleri tomurcuklanmış olan kadınlar”dır. Bu tomurcuklanma yeni de olabilir, -söz gelişi- 33 yıl önce de olabilir. Ayetin kullandığı ifadeler belirli bir zaman dilimini kesinlikle içermemektedir.

b) Ayette söz konusu edilen kadınlar dünya kadınlarından çok cennette yaratılmış hurilerdir. Huriler bir anne rahminde değil, Hz. Adem gibi annesiz ve babasız olarak yaratılmışlardır.

Dolayısıyla, onlarda zaman içerisinde büyümek/tekamül etmek yoktur. Yani, göğüsleri yaratıldıklar günden itibaren tomurcukludur. Bu sebeple, “tomurcuklanmanın 10-11 yaşlarında olduğunu” söyleyip, küçük yaşa itiraz etmek yersizidir

c) Bazı alimlere göre ayette geçen “Kevaib” kelimesi, tomurcuklu değil, bakire olan kadın anlamınadır. (bk. Maverdi, ilgili ayetin tefsiri)

d) Bazı alimlere göre ayette geçen “Kevaib” kelimesi, Kâib’in çoğuludur. Kâib ise, 15 yaşındaki kızlar için kullanılan bir vasıftır. (bk, İbn Aşur, ilgili yetin tefsiri)

e) Genel anlayışa aykırı da olsa, burada göz ardı edilmemesi gereken şöyle bir yorum da yapılabilir:

- Konumuzu ilgilendiren Surenin 33. ayetinde yer alan iki kelime vardır: “Kevaib” ve “Etrab” kelimeleri. Bildiğimiz yorumlarda “Kevaib” kelimesi “Kâib”in çoğulu olup “Tomurcuklu göğüs”, “Etrab” ise Tirb’in çoğulu olup “Yaşıtlar” anlamı verilmiştir. Bu kelimeleri böyle anlamlandırmak yanlış değildir.

Ancak yanlış olmayan bir anlamlandırma da şudur: “Kevaib” kelimesi, “Ke’be”nin çoğuludur. Ke’be kelimesi, “yuvarlak-tümsek” manasına gelir. Mesela: tavlada kullanılan zarlar için de “Ke’be” kelimesi kullanılır. Buna göre, bu kelime daha önceki ayette geçen İneb’in bir vasfı olup üzüm danesi manasında da algılanabilir.

Ayetin ikinci kelimesi olan “Etrab” ise yaşıt anlamına geldiği gibi, “denk” anlamına da gelir. Zaten yaşıt olup yaşta eşit olanlar birbirinin dengi demektir.

Bu yoruma göre ayetin manası “göğüsleri tomurcuklu yaşıt kızlar” değil, “(büyüklük, sağlamlık ve tatlılık bakımından) birbirine denk olan üzüm daneleri” anlamına gelir.

- 31-34. ayetleri bütüncül bir bakışla / siyak ve sibakına bakarak bir değerlendirme yaparsak, bu yorumun yabana atılacak bir şey olmadığını görürüz. Bu hususu birkaç noktada açıklayalım:

Birincisi: Konuyla ilgili bu ayetlerin hiç birinde hurilerden, kızlardan, kadınlardan söz edilmemiştir. Burada “bağ-bahçe-kadın” kompozisyonu gibi genel bir anlayış esas alınarak kadın söz konusu edilmiştir.

İkincisi: Bu yorum, ayetin önceki ve sonraki ayetlerle daha çok uygunluk göstermektedir. Şöyle ki:

Bu ayetten önce yer alan 32. ayette “Onlara bahçeler, üzüm bağları var.” denilmiştir. 33. ayette bu üzüm bağlarında bulunan üzümlerin güzelliklerine işaret edilmiş ve “(büyüklük, sağlamlık ve tatlılık gibi özellikleri bakımından) birbirine denk olan tomurcuk üzüm daneleri var” denilmiştir. Bu ayetten sonraki 34. ayette ise, “(Bu güzel üzüm danelerinden) dolu dolu kadehler var.” olduğuna işaret edilmiştir.

Demek burada, “asmalardan devşirilen ve birbirine denk olan dane dane üzümler  ve o üzümlerden yapılıp dolu dolu kadehlerde sunulan içecekler” söz konusu edilmiştir. Görüldüğü üzere, bu üç ayette, son derece uyumlu bir bütünlük içinde, cennetin bahçeleri, bahçelerin meyveleri ve meyvelerin içecekleri anlatılmıştır.

Tabii ki, daha önceki manalar tefsir kaynaklarında yer lamasına karşılık, bu son yorum yer almamaktadır. Bunu kabul etmezse bile, -yukarıda kaynağı verilmiş olan- bazı tefsirlerde geçtiği üzere, burada “göğüsleri tomurcuklu kızlar” yerine “15 yaşında bekar kızlar” manasını tercih edilebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR