Namazda ellerle yere dayanarak kalkmak sünnet mi?

Soru Detayı

Namazın ilk tahiyyatından kalkarken, ellerle yere dayanarak yere elin içi ile mi dayanlır yoksa yumruk (elin tersi) ile dayanarak mı kalkılır? Bu konudaki ilgili hadisleri Arabçasıyla birlikte tahric ve tahkiki ile verebilir misiniz?
Ayrıca mezheplere göre bunun hükmü nedir, sünnet mi, mekruh mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Alimlerin delil olarak kullandığı iki hadisin metni aşağıdaki gibidir:

a) عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، قَالَ: أَخْبَرَنَا مَالِكُ بْنُ الحُوَيْرِثِ اللَّيْثِيُّ، أَنَّهُ «رَأَى النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُصَلِّي، فَإِذَا كَانَ فِي وِتْرٍ مِنْ صَلاَتِهِ لَمْ يَنْهَضْ حَتَّى يَسْتَوِيَ قَاعِدًا

(bk. Buhari, h.no: 823; Ebu Davud, h.no: 844; Tirmizi, h.no: 287, Tirmizi hadisin sahih olduğunu bildirmiştir)

Hadisin manası: Sahabeden Malik b. Huveyris, Resulullah’ın namazını şöyle anlatıyor: “Hz. Peygamber namazının her vitrinde/tek rekatında (birden ikinciye, üçten dördüncüye kalkarken) biraz oturmadan kalkmazdı”.

b) عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، قَالَ: جَاءَنَا مَالِكُ بْنُ الحُوَيْرِثِ، فَصَلَّى بِنَا فِي مَسْجِدِنَا هَذَا، فَقَالَ: إِنِّي لَأُصَلِّي بِكُمْ وَمَا أُرِيدُ الصَّلاَةَ، وَلَكِنْ أُرِيدُ أَنْ أُرِيَكُمْ كَيْفَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُصَلِّي، قَالَ أَيُّوبُ: فَقُلْتُ لِأَبِي قِلاَبَةَ: وَكَيْفَ كَانَتْ صَلاَتُهُ؟ قَالَ: مِثْلَ صَلاَةِ شَيْخِنَا هَذَا - يَعْنِي عَمْرَو بْنَ سَلِمَةَ - قَالَ أَيُّوبُ: وَكَانَ ذَلِكَ الشَّيْخُ «يُتِمُّ التَّكْبِيرَ، وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ عَنِ السَّجْدَةِ الثَّانِيَةِ جَلَسَ وَاعْتَمَدَ عَلَى الأَرْضِ، ثُمَّ قَامَ

Bu hadis konumuz için daha açıktır. Özeti şudur:

Malik b. Huveyris, bir yerde bazı arkadaşlarına Hz. Peygamberin kıldığı namazın şeklini göstermiştir. Ravilerden Eyyup der ki: Ben bu hadisi bize aktaran Ebu Kılabe’ye bu namazın nasıl olduğunu sordum, o da “Amr b. Mesleme’nin kıldığı gibi” dedi. Amr b. Mesleme ise, (İkinci ve dördüncü rekatlara kalkarken), ikinci secdeden başını kaldırdığında oturur, (elleriyle) yere dayanır, sonra kalkardı.” (bk. Buhari, h.no: 824)

- İster ilk teşehhüdden sonra olsun, ister birinci rekattan ikinciye; üçüncü rekattan dördüncü rekata kalkerken olsun, ellerini yere dayandırarak kalkmak, İmam Şafii, İmam Ahmed b. Hanbel ve bir kısım ehl-i hadisin görüşüne göre müstehaptır.

- Şafii alimlerine göre, “yere dayanma”nın sünnet olduğunu gösteren (yukarıda geçtiği üzere) sahih hadisler vardır. Bunun yapılmaması yönündeki rivayet zayıftır. (bk. Zekeriya el-Ensari, Esna’l-Metalib, 1/163)

- Bu sahih hadis rivayetlerinde yer alan “yere dayanma” usulü, İmam Şaffi’nin belirttiği gibi, kulun tevazuuna daha uygundur, namaz kılanın kalkmasına da yardımcı olur. (bk. Nevevi, Mecmu’, 3/441)

- Yere dayanma ve bunun dini gerekçesi ile ilgili Şafiilerin değerlendirmeleri farklı şekildedir:

a) Namaz kılan kişi, yaşlı, hasta, zayıf, güçsüz biri ise, yere dayanarak kalkması müstehaptır.

b) Namaz kılan kişinin durumu ne olursa olsun, yere dayanarak kalkması kesin olarak müstehaptır. Gazali’ye göre, bu görüş Şafii alimlerinin ittifakla kabul ettiği görüştür.

c) İmam Nevevi’ye göre, “yere dayanma” hususu hem sahih hadislerle sabit, hem de arkadaşlarımızın (Şafii alimlerinin) büyük çoğunluğu tarafından kabul edilen bir konudur. Bu sebeple ikinci secdeden diğer rekata kalkarken hafif bir oturuşu terk etmemek gerekir. Çünkü bu konuda sahih hadisler var ve bunlara tearuz eden başka sahih rivayetler de yoktur. Bu konuda gevşeklik gösteren bazı tembellere bakmamak gerekir. Kişi, ister birinci teşehhüdden sonra olsun, ister secdeden (başka bir rekata) kalkarken yaptığı hafif bir celseden sonra olsun, namaz kılan kişi ister zayıf ister güçlü olsun, ister erkek ister kadın olsun, elleriyle yere dayanarak kalkması müstehaptır.  Yere dayanma biçimi ise, ellerin iç kısmı -parmaklar da açılarak- yere gelecek şekilde olduğu konusunda bir ihtilaf yoktur. (bk. Nevevi, Mecmu’, 3/441-442)

Alimlerin büyük çoğunluğu bunun sünnet olmadığı kanaatindedir. (bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 2/302)

Bu alimlere göre, hasta, zayıf ve güçsüzlerin dışında yere dayanarak kalkmak mekruhtur. (Vehbe Zuhaylî, el-Fıkhu'l-İslamî, 1/711)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
4.653 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR