Müminin her hali nasıl hayır olur?

Müminin her hali nasıl hayır olur?
Tarih: 24.11.2022 - 11:18 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bir hadiste müminin her halinin hayır olduğu söyleniyormuş, böyle bir hadis var mı, varsa, müminin her hali nasıl hayır olur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Konuyla ilgili hadislerden biri şöyledir:

“Müminin durumu gıbta ve hayranlığa değer. Çünkü her hali kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece müminde vardır: Sevinecek olsa, şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir bela gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur.” (Müslim, Zühd 64)

Bu hadis-i şerifte, sevgili Peygamber Efendimiz (asm), müminin imrenilecek durumuna, onun her halükârda hayır üzere ve mutlu olduğuna dikkat çekmekte, dolayısıyla Müslümanları sabır ve şükre davet etmektedir.

Bilinen bir gerçektir ki, hayır içinde olmak, kâr etmek, mutlu yaşamak, yarınlara umutla bakmak her insanın temel arzusudur. Şerre, kötülüğe, mutsuzluğa, zarara razı olacak akıllı bir kişi düşünmek mümkün değildir. Zira böyle bir şey fıtrata aykırıdır.

Bunun yanında dünyanın meşakkatler, sıkıntılar külfetler ve tezatlar yurdu olduğu da bir başka gerçektir.

Bu sebeple tezatlar içinde doğruyu bulmak, sıkıntılar içinde mutlu olabilmek, külfetler içinde boğulmadan, kötülüğe kapılmadan hayır üzere hayatı sürdürebilmek büyük bahtiyarlıktır.

İşte insanı bu bahtiyarlığa ve başarıya ulaştıran özellik tek kelime ile imandır. Çünkü iman duygu ve davranışlarda orta hallilik (itidal) ve hayırda devamlılık (istikrar) kaynağıdır. İnsanlar hatayı itidallerini kaybettikleri anda işlerler. İman, ilahi irade ile irtibat kurmak demektir. Bu irtibat kesintiye uğrarsa, insan tehlike, zarar ve şerle karşı karşıya kalır.

Hayat sevinç-üzüntü şeridi halinde devam edip gider. Sevinç vesileleriyle karşılaşınca şımarmak, üzüntü sebepleriyle yüz yüze gelince ölçüsüz şekilde üzülmek, müminin iradesini, aşırılıktan uzak orta halli yaşayışını etkileyip, onu büyük yanlışlara sürükleyebilir.

İşte bu tehlikeli ortamdan mümin, nimete kavuşunca şükretmek, sıkıntıya düşünce sabır göstermekle kurtulur.

Bu hadis-i şerif, olgun Müslümanın öteki insanlardan farklı olan bu özelliğine işaret etmekte, inananlara hayat mücadelesinde güçlü ve mutlu olmanın en doğru yolunu göstermektedir.

İnsanların olaylar karşısında gösterdikleri tepkiler değişiktir. Çok büyük sevinç anlarını geçiştiriveren kişilerin yanında, her türlü kaydı unutmuş görünerek, olmadık aşırılıklara düşenler de görülmektedir.

Büyük sıkıntıları büyük bir metanetle karşılayanlar olduğu gibi, çok küçük sıkıntıları bile dayanılması imkânsız felaketmiş gibi büyütüp feryat figan edenler, hatta işi daha da ileri götürüp -Allah saklasın- kendi canına kıyanlar, intihara kalkışanlar da bulunmaktadır.

Unutulmamalıdır ki, şükür şımarıklığa, aşırılığa, dolayısıyla nimetin zevaline engel olma iradesidir. Sabır ise, belayı daha başka belâlara sebep kılmama, günahı günahlara gerekçe yapmama disiplinidir. Hadisimiz, bu irade ve disiplinin sadece olgun mümine has olduğunu haber vermekte, imanın, tepkilerimize olan etkisini gözler önüne sermektedir.

Hadisimizden anladığımıza göre, mümin olmak demek, bela ve sıkıntıya uğramamak demek değildir. (bk. Ankebût, 28/2)

Öteki insanlar gibi mümin de sıkıntılarla karşılaşır, imtihan olunur. Ne var ki o, bu sıkıntı ve musibet ortamından kurtulma imkânına, sabır gibi bir can yeleğine sahiptir.

O halde “çekilmesi güçleşen dünya hayatı”nın, “yaşanması istenen” bir hayat haline gelebilmesi için gerçek anlamda mümin olma yarışına girmek lazımdır.

“Dayanıklı mümin” olmak konusunda öteki mümin kardeşlerimize destek olmak gerekmektedir. Hadisimizin ihtiva ettiği hayret karışımı takdirin ve teşvikin anlamı bu olsa gerektir. Buna göre:

- İman, bela ve musibete uğramaya mani değildir.

- Sabretmek suretiyle bela nimete dönüştürülebilir.

- Nimete şükür, nimetin arttırılmasına sebep olduğu gibi, belâya sabır da onun hayra dönüşmesine vesile olur.

- Şükür ve sabır, bütün hayatı hayır üzere geçirme imkânıdır. Bunu da Allah Teâlâ müminlere ihsan buyurmuştur. (bk. Riyazü's-Salihin - İmam Nevevi Tercüme ve Şerhi)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun