Molla Fenari’nin başörtüsü ile ilgili ayetlere, başka mana verdiği doğru mudur?

Tarih: 08.11.2014 - 00:37 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Başörtüsünü inkar edenler Molla Fenari’nin olduğu söylenen bir Kuran Tercümesine dayanarak orada onun başörtü ayetlerine "başörtüsü" diye çevirmediğini ve şöyle mana verdiğini söylüyorlar; Nur 30.

“Eyit mu’minlere: örtsünler gözlerinin bir nicesin, dakı saklasunlar ferçlerini; ol arurakdur anlara.” Yani; “Söyle (erkek) inananlara: Gözlerini sakınsınlar (haramdan) ve cinsel organlarını saklasınlar; bu onlar için daha temiz davranıştır.” Nur 31.

“Dakı eyit mu’mine avratlara: Örtsünler gözlerinin bir nicesin, dakı saklasınlar ferçlerini. Dakı göstermesinler bezeklerini. Dakı bıraksunlar derinceklerini göncükleri üzre.” Yani; “Ve söyle inanan kadınlara: Gözlerini sakınsınlar haramdan ve saklasınlar cinsel organlarını. Ve göstermesinler ziynetlerini. Ve yakaları üzerine bıraksınlar örtülerini.” (Muhammed bin Hamza, “Kur’an Tercümesi, Birinci Cilt, sa. 283-284)

- Bu Mealin Molla Fenari’ye aidiyeti doğru mudur ve hangi kütüphanelerde bulunmaktadır?
- Molla Fenari’nin başörtüsü ve örtü gibi konularda başka eserlerinde bilgi var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bu mealde de baş örtüsünün olmadığına değil, bilakis başörtüsünün olduğuna vurgu yapan ifadeler vardır.

“Dakı (De ki:) bıraksunlar derinceklerini göncükleri üzre.” ifadesinin bugünkü Türkçe karşılığı -sizin de ifade ettiğiniz gibi- “Ve yakaları üzerine bıraksınlar örtülerini.” şeklindedir.

Bugünkü meallerin hepsi böyledir. Başörtüsünü yakaların üzerine bırakmak demek; yukarıdan başlarının üzerine sardıkları baş örtülerini yakaları / boyunları göğüsleri üzerine salmak demektir. Demek ki bu mealde de başörtüsü: başı, göğsü ve boyunu örten bir örtü olduğuna vurgu yapılmıştır.

- “Yakalar” diye tercüme ettiğimiz ayetin asıl Arapça kelimesi “Cüyûb”dur. Bu kelime ceybin çoğuludur, gömlek, entari gibi giysilerin boyun kısmında açılan yarıktır. Çünkü ceyb kelimesi kesmek manasına gelir (Kurtubi, Alusi ilgili ayetin tefsiri) ve göğüs manasında kullanılır.

- Cahiliye döneminde başını örten kadınlar başörtülerini arkalarına doğru bırakıyor ve göğüslerini açıyorlardı. Kur’an’da örtünün bu şekli değiştiriliyor, -kulakların, boyunun ve  göğüsün de kapanması için- arka tarafa değil ön tarafa sarkıtılması emrediliyor. Bu husus bütün tefsir alimlerinin ortak görüşüdür. (Misal olarak bk. Taberi, Zemahşeri, Maverdi, Semarkadi, Razi,  Ebu’s-Suud, Kurtubi, Şevkani, Alusi, İbn Aşur,  el-Kasimi, eş-Şaravi, el-Meraği ilgili ayetin tefsri)

Bu açıklamalara dayanarak şunları söyleyebiliriz:

a) Bu meal Molla Fenari’ye ait olup olmadığını kesin olarak bilemiyoruz. Şayet ona ait olsa bile, bu mealin -Osmanlıcası hariç- diğer meallerden hiçbir farkı yoktur. Yani burada da başörtünün gerekli olduğuna vurgu yapılmıştır.

b) Molla Fenari’nin -yukarıda misal olarak sadece bir kısmını gösterdiğimiz- bu büyük İslam alimlerinin düşüncelerine aykırı olarak bir fikir ileri sürmesi düşünülemez ve ona yakışmaz da...

c) Farz-ı muhal, şayet Molla Fenari gerçekten başörtünün olmadığı kanaatinde olsa bile, milyonlarca bütün İslam alimlerinin görüşleri karşısında onun bu düşüncesinin hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur.

d) Cadde-i kübra denile alimlerin büyük çoğunluğunun görüşleri ortada iken, iki buçuk kişinin düşüncelerini esas almak -eğer bir art niyetin eseri değilse-, aklını peynir ekmekle yemek manasına gelir. Ayrıca bu akıl lokmasının vicdanın kursağında kalacağından da asla şüphe etmemek gerekir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun