Laik düzende, namusum ve şerefim üzerine, diye yemin etmek caiz mi?

Tarih: 05.06.2019 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

Hukuk sistemindeki yeminin caizlik durumu nedir? Ülke olarak Laik bir yönetim şekli ile yönetiliyoruz. Dolayısı ile hukuki ceza sistemimiz de bu yönetim şekli ile uygulanıyor. Hakim olacak birisi yemin ederken, "namusum ve şerefim üzerine" diye bir söz kullansa, ve bu söz karşılığında sözünü tutması gerekir ve tutmazsa haram işlemiş olur. Peki verdiği bu söz laik sistem düzeninin kararlarını uygulamaya yönelik olduğundan ve bu uygulamaların bazı kısımları İslam'a uygun olmadığından, verdiği bu sözün neticesinde iki sorun aklıma takılıyor; Birincisi, bu kişi bu sözü verirken ve "şeref, namus üzerine" derken, (şimdi kullanacağım kelimeler için affınızı diliyorum) hem İslam'a karşı bazı uygulamaları yapmazsam şerefsizim gibi bir anlam çıkıyor gibi görünüyor, hem de kişi o niyetle söylemezse bu sefer de kimin sözü ne mana da bilinmiyor. Dolayısı ile bu durum nasıl açıklanabilir? 
İkinci sorum da şu: Böyle bir durum sonucunda misal vermek gerekirse, cinayet işleyen biri normalde İslami şartlara göre kısasla ölmesi gerekiyor. (Yanlışsa düzeltin) Ancak hakim öldürmüyor hapse atıyor. Laik düzene göre adalet, İslami düzene göre tabiri caizse eksik bir adalet vermiş oluyor sanırım. Bu durumda hakime, ceza verdiğinden ve bu yönetim şekline dahi olsa bile adil davrandığından sevap gelir de, İslami bazı uygulamaları uygulamadığı için (her ne kadar inancı İslami yönde olsa da laik düzenle yönetilmek isteyen birini düşünün) günah mı olur? Yoksa İslami bir hükmü tam olarak uygulamadığı için bütün sevabından mı olur? 
İki soruyu da detaylı cevaplarsanız memnun olurum.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Laik düzende iktidar, hakim, avukat vb. olmak zarurete dayalı olarak caiz olabilir.

Zaruret “Müslümanların haklarını mümkün olduğu ölçüde korumak ve onlara zulmü engellemek için başka çarenin olmamasıdır."

Bir de asıl hedefe ulaşabilmek için bu yolun zaruri hale gelmiş olmasıdır.

İşte bu zaruret durumunda iktidar olanlar, anılan vazifeleri kabul edenler mecbur oldukları icraatı yaparlar.

Laik kanunların adalete (İslama) uymayan hükümlerinin sorumluluğu onlara ait olmaz ve onların hedefi zaman içinde bunları değiştirmektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun