Kur'an'ın hükümlerinin tamamı günümüzde geçerli mi? Günümüzde de kadına mirasta yarı pay verilmesi doğru mu? Yoksa çağımızın şartlarına göre Kur'an yorumlanması uygun mudur?..

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kur'an'ın vazifesi, Nur Külliyatı'nda iki şubeye ayrılarak incelenir:

Daire-i rububiyetin hakikatını ve daire-i ubudiyetin ahvalini insanlara öğretmek. Daire-i rububiyet denilince Allah'ın zatı, sıfatları, fiilleri ve isimleri anlaşılıyor. Kur'an Allah'ı insanlara böylece tanıtmış ve onları batıl inançlardan korumuştur.

Daire-i ubudiyet ise, insanların Allah'a karşı vazifeleri demektir. Allah insanlara neleri emretmiş, onları nelerden yasaklamıştır? Hangi fiiller, haller, davranışlar Allah'ın rızasını celbeder, hangileri onun kahrına sebep olur? Bu soruların cevapları Kur'an'da en mükemmel şekilde verilmiştir.

Bu iki dairede de insan aklının kendi başına konuşacak tek kelimesi yoktur. Her iki sahada da zamanın bir etkisi düşünülemez. Allah, zatı ve sıfatlarıyla ezelde nasılsa yine öyledir. Allah'ın razı olduğu insan modeli de ezelde ne ise yine odur.

Şu var ki, geçmiş peygamberler döneminde farklı asırlarda muamelata dair değişik hükümler nazil olduğu da bir vakıadır. Ve bu değişim insanlığın tek bir peygamberden ders alacak ve tek bir kitapla terbiye görecek seviyeye erişmesiyle son bulmuştur.

Bu tip tartışmalar, yahut itirazlar daha çok muamelata ve ahlaka dair hükümler üzerinde yapılıyor, ama o hükümlerin aksi de ortaya konulamıyor. İtirazlar toplumdaki dejenereye alışan kesimden gelmekte ve bu çarpık toplum yapısıyla Kur'an hükümlerinin uyuşmayacağı görülerek bu tip iddialara girişilmektedir.

Hakikatler çoğunluğa göre değişmezler. Hakikat ne ise odur. Kitleler onu bulmaya ve ona uymaya çalışacaklardır; hakikati kendilerine uydurmaya değil.

İki örnek verelim. Kur'an faizi ve içkiyi yasaklamıştır. Bu iki derde müptela olanlardan başka hiç kimse, bunların güzel ve faydalı şeyler oluğunu iddia edemez. Bir ülkede yahut bir asırda insanların büyük çoğunluğu içki içiyorsa ve faize girmişse bundan Kur'an'ın o ülkeye ve o asra hitap etmediği manası çıkmaz. Aksine, o insanların Kur'an'a muhatap olmaktan çok uzaklaştığı, çok gerilerde kaldığı ve dejenere olduğu manası çıkar.

Diğer hükümler de bunlar gibidir.

Mirasta kadına verilen hak erkeğin yarısıdır. Ancak erkek kız kardeşinin durumunu göze alıp kendi hakkından bir kısmını veya tamamını kız kardeşine hibe edebilir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Kadın-erkek eşitliği söz konusu mudur? Mirasta ve şahitlikte kadına haksızlık mı yapılmaktadır?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR