KTV fonu, fıkhen satılmaya elverişli mi?
Katılım bankası şubeden ihtiyaç finansmanı veriyor bu caiz mi? Banka tarafından vadeli satılan KTV fonu, fıkhen satılmaya elverişli mi? Bunu genelde sukuk ile yapıyorlar. Kısaca ihtiyaç finansmanı adı altında yapılan bu işlem caiz mi? Buna bazı alimler caiz değil diyor. Ama buna fetva vermişler. Bunu detaylandırıp nedenini ya da görüşünüzü söyler misiniz?
Değerli kardeşimiz,
Katılım bankaları şer’î danışma heyetlerinin de ilimleri ve ahlakları var. Bu bankalar da onlardan fetva alıyorlar. Bunlara uymak da caizdir. Sukuk alım satımı ile yapıyorlar; sukuk menkul maldır, vadeli de peşin de satılabilir.
Detaya gelince:
Sorunuz birkaç fıkhî meseleyi birlikte içeriyor:
1) KTV fonu ve sukuk fıkhen “mal” mıdır?
Katılım bankalarının KTV fonu genellikle kira sertifikası (sukuk) ağırlıklı bir fondur.
Sukuk nedir?
Katılım bankalarının kullandığı “sukuk”, klasik tahvil gibi faizli borç senedi değil; bir varlığa (kira geliri üreten bir taşınmaz veya proje) ortaklık payını temsil eder.
Sukuk ihraç eden kurum Hazine ve Maliye Bakanlığı veya bir varlık kiralama şirketidir.
Fıkıhta bir şeyin satılabilmesi için, meşru bir mal olması, mülkiyeti temsil etmesi, teslim edilebilir olması gerekir.
Şer’î danışma kurullarına göre sukuk, somut bir varlığa veya kira gelirine dayalıysa, sadece borç senedi değilse, menkul mal hükmündedir ve alım-satımı caizdir.
Bu görüş, çağdaş İslam fıkıh akademilerinde yaygındır.
2) İhtiyaç finansmanı nasıl yapılıyor?
Katılım bankasında klasik faizli kredi verilmez. Bunun yerine genellikle şu yöntem uygulanır:
Banka KTV fonu (sukuk) satın alır. Bu varlığı müşteriye vadeli ve kâr ekleyerek satar (murabaha benzeri işlem). Müşteri isterse bunu piyasada nakde çevirir.
Şer’î danışma heyetleri bu işlemi şu gerekçeyle caiz görür:
Banka önce gerçekten malı mülkiyetine geçiriyor. Sonra vadeli satış yapıyor. Vadeli satışta fiyat farkı (kâr) caizdir. Sukuk fıkhen mal kabul edildiği için satışı mümkündür.
Bu görüşe göre işlem faiz değil, vadeli satıştır.
3) Bazı alimler neden ihtiyatlı?
Genelde şu endişe dile getirilir:
İşlemin amacı nakit teminidir. Sukuk alım-satımı “formel” kalıyor olabilir.
Eğer gerçek bir mal ticareti değil de “nakit elde etmek için dolaylı yol” ise bu “bey’u’l-îne” veya faiz şüphesi doğurabilir.
Bazı sukuk yapıları %100 reel varlığa değil, alacak/borç yapısına dayanabiliyor.
Bu yüzden bazı alimler, “Şeklen satış olsa da özde krediye benziyorsa sakıncalı olabilir” görüşünü savunur.
Ancak, tekrar ifade edelim ki, katılım bankalarının kullandığı “sukuk”, borç senedi değil; bir varlığa (kira geliri üreten bir taşınmaz veya proje) ortaklık payını temsil eder.
4) Şer’î danışma heyetlerine uymak caiz midir?
Katılım bankalarının bünyesinde fıkıh âlimlerinden oluşan şer’î danışma kurulları vardır.
Bu heyetler: Akit yapısını inceler, sözleşmeleri kontrol eder, uygulamayı denetler. Eğer, işlem gerçekten mal alım-satımı ise, banka mülkiyeti fiilen devralıyorsa, satış vadeli murabaha ise bu görüşe uymak caizdir.
Fıkıhta “ihtilaflı meselede güvenilir bir alimin görüşüne uymak caizdir.”
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Sigara hediye etmek günah mı?
- Katılım bankalarının / özel finans kurumlarının, kredi kartı ile yapılmış olan bir işlemi taksitlendirmesi caiz midir?
- Leasing faize giriyor mu?
- Katılım bankaları faize kılıf mı uyduruyor?
- Amerikan borsasında santa rally almak küfür müdür?
- Finans kurumlarında ev almak faize girer mi? Başka bankalar faiz diyorlar, finans kurumları da adına faiz demiyorlar, ama aynı oranlarda ana borcun üzerine ekleyerek geri ödeme istiyorlar. Nihayetinde bankalar arası faiz sistemi var ve finans kurumları..
- EVLERDE KUŞ BESLENMESİ YA DA TİCARETİNİN YAPILMASI CAİZ MİDİR?
- Altın hesabına veya altın fonuna para yatırmak caiz mi?
- Faiz dinimize göre haramdır. Şu anki mevcut sistemde kâr-zarar ortaklığı sistemi faize girer mi?
- MEVHÛB