Kromozom sayısının farklı olması evrim görüşünü nasıl çürütüyor?
Değerli kardeşimiz,
CHANGES IN CHROMOSOMES DO NOT SUPPORT EVOLUTIONIST VIEW
Med. Dr. Selçuk ESKİÇUBUK
Kütahya OSGB, AÜTF, Genel Cerrahi Uzmanı, Kütahya, Türkiye
Abstract
Today, evolutionist views have the assumption that living species have been revealed from a species by natural selection, as stated by Darwin, who suggested it for the origin of species. For example, it has been claimed that human and monkey species are originated from the same common ancestor in a phylogenetic tree. So many technological developments, especially in genetics, have occurred after Darwin. Since his time, chromosome numbers and genes of so many living species were determined. It has been shown that monkeys have some 48 or some 42 chromosomes whereas humans and Molly fish have 46 chromosomes (as equal numbers). These were not known during Darwin’s time. Medical geneticists observed that the numerical changes in human chromosomes usually cause abortions of the fertilized egg or the disabled fetus. In some cases, chromosomal changes result in some births of diseased babies. Additionally, chromosomal changes result in spiritual and social disfunctions. As a result, it was impossible to originate human and monkey species from the same common ancestor from the point of view of medical genetics. In this presentation, chromosomal changes such as triploidy, tetraploidy, trisomy will be discussed in relation to abnormalities such as those mentioned above, so that how these events do not support the Darwinian evolution view is expressed.
Key Words: Natural selection, Monosomy, Trizomi, Chromosomal change
KROMOZOM SAYISI FARKLILIKLARI EVRİM GÖRÜŞÜNÜ DESTEKLEMİYOR
Tıp Doktoru Selçuk ESKİÇUBUK
Özet
Günümüzdeki evrimci görüşler Darwin’in türlerin kökeni için ileri sürdüğü “doğal seçilim” yoluyla bir türün değişerek başka canlı türlerinin meydana getirdiği kabulüne sahiptirler. Mesela, maymunların ve insanların evrim ağacındaki ortak bir atadan ayrılarak yeryüzünde var oldukları iddia edilir. Darwin’den sonraki teknolojik ve bilimsel gelişmeler özellikle de genetik bilimi öylesine çok gelişmiştir ki, insan ve maymundaki kromozom sayıları, genleri incelendiğinde, goril, şempanze ve maymunların 48 kromozomu, Rhesus maymununun 42, buna mukabil Moli balığı ve insanın ise eşit sayıda yani 46 kromozomlu oldukları tespit edilmiştir. Darwin zamanında bunlar bilinmiyordu. Tıbbi genetikçiler insan kromozomlarında sayısal değişiklikler meydana geldiğinde döllenmiş yumurtanın çoğunlukla düşükler ile dışarı atıldığını, hayatın son bulduğunu, doğanların ise özürlü doğup ilk aylar içinde öldüklerini gördüler. Çok az sayıdaki bazı özel kromozomlarda meydana gelen değişikliklerde ise hastalıklı bireyler doğmuştur. Kromozomlardaki sayısal değişiklikler, insanda bedensel bozukluklar dışında, ruhsal ve sosyal açıdan iyilik halinin kaybolmasını da netice verdiler. Sonuç olarak evrimcilerin iddia ettikleri gibi insan ve maymunun ortak bir atadan ayrılarak meydana gelmesi Tıbbi Genetik açıdan imkansızdı. Bu bildiride örnekleriyle triploidi, tetraploidi, monosomi, trisomi v.b gibi sayısal değişim gösteren vakalar üzerinden nasıl yaşamla bağdaşmadığı, yaşayan çok az sayıdaki insanların ise sağlıklarını kaybedip hangi hastalıklarla birlikte yaşam savaşı verdikleri üzerinden kromozom sayılarının Darwinci evrim görüşünü nasıl desteklemediği anlatılacaktır.
Anahtar kelimeler: Doğal seçilim, Monosomy, Trisomy, Kromozomal değişim
GİRİŞ
İnsan kromozomlarını inceleyen bilim dalına SİTOGENETİK adı verilmektedir. Kromozomlar üzerinde Gen adı verilen DNA parçaları vardır. Bunların sayıları 25 bin civarındadır.(5)Genlerin bir kısmı yaşam için gerekli proteinlerin kodlanmasıyla görevlendirilmişlerdir. Kişinin taşıdığı tüm genetik bilgiye ise Genom denir. İnsan genomunun %2’sinden daha azı protein kodlayan genlerdir, kalan diğer bölümlerin ise bir kısmının halen daha görevleri tam olarak aydınlatılmış değildir.
İnsan kromozomları ilk olarak 1879’da Arnold tarafından tümör hücrelerinden elde edilmiştir.1882’de ilk olarak Flemming tarafından fotoğraflanmıştır. (2).Winiwarter, 1912 de kromozom sayılarının erkeklerde 47, dişilerde 48 olduğunu iddia etmişti(1)
Painter tarafından 1923’de İnsanda 48 kromozom olduğu ileri sürülmüştü. İnsan kromozom sayısının 48 değil 46 olduğu ise kesin olarak 1956’da Tjio ve Levan tarafından saptanmıştır. Gen kavramı 1941 de, DNA’nın keşfi ise 1953 de olmuştur(6).Kromozomları boyama/bantlama yöntemleri de 1970 yıllarında bulunmuştur(15)
Darwin(1809-1882) zamanında kromozomlar, genler, DNA, ve mutasyonlar bilinmiyordu. O, bir biyolog ve doğa tarihçisi idi, Galapagos adalarında hayvanları ve bitkileri gözlemlemişti. Onun döneminde hücre genetiği, kromozomlar, genler, prokaryot, eukaryot hücreler, hücre içi organeller bilinmiyordu.1859 yılında “Türlerin kökeni” isimli kitabı yazdı. Bir türden başka bir türün meydana geldiğini ileri sürdü ve bunu “doğal seçilim” adını verdiği bir kavramla açıkladı.
Bugün yapılan genetik araştırmalar göstermiştir ki bitki olsun hayvan olsun her bir canlının hücre çekirdeklerinde kromozom adı verilen kalıtımsal bilgiyi taşıyan parçacıklar vardır. Kromozom sayıları her tür için sabittir. Mesela goril, şempanze ve maymunlarda 48, Rhesus maymununda 42, Moli balığı ve insanda ise 46 kromozom bulunur.
Evrimcilerin ileri sürdüğü “evrim ağacına” göre yeryüzünde hayatın başlangıcı tek bir hücredir. Bu ilk hücre; cansız maddelerin tesadüfen, kendi kendine bir “Kimyasal evrim” geçirmesiyle meydana gelmiştir(3).Tesadüfen ortaya çıkan bu tek hücre, gelişerek ve farklılaşarak diğer canlıları meydana getirmiştir. Hayali evrim ağacının iki dalı vardır:
Bir dalı bitkiler âlemini temsil etmektedir. Bu dalda çalı formundaki ağaçlardan zamanla “buğday, arpa ve mısır gibi” tek çenekli olarak ifade edilen bitkiler meydana gelmiş olduğuna inanırlar.
Ağacın diğer dalı da kendi içerisinde küçük dallara ayrılarak; “balıktan başlayıp, kurbağa, yılan, tarla faresi, koyun, keçi, at, köpek, maymun, insan” şeklinde bir sıra takip ettiğini, bütün bunların tesadüfen ve gelişigüzel ortaya çıktığını ifade ederler(7,9).
1. İNSAN HÜCRELERİNİN KROMOZOMLARI
İnsan vücudunda yaklaşık 38 trilyon hücre (Bianconi, vd., 2013), 200 den fazla hücre çeşidi vardır (Fu vd, 2017). 200 den fazla hücre çeşidi vardır. Bunların bir kısmı eşey hücreleridir. İnsan hücrelerinde her kromozomdan iki tane bulunur, yani kromozom 1'den iki tane, kromozom 2'den iki tane, vb. Kromozomların yirmi ikisi (1’den 22’ye kadar) ‘otozomal’ kromozom bulunur. Diğer kromozomlar (X,Y) ise ‘gonozomal(eşeysel)’ kromozomlardır. Erkeklerde X ve Y, dişilerde ise iki adet X kromozomu bulunmaktadır.
İnsana vücut hücrelerinde normalde 23 çift yani diploid (2n=46) kromozom bulunur. Yirmi üç kromozoma haploid (n), adı verilir. Yirmi üç (n) kromozomun katlarının bulunması durumuna ise öploidi denir, iki katı ise diploide (2n=46) olarak isimlendirilir.
İnsanda Y kromozomu tüm genomun yaklaşık %2– 3’ünü oluşturur.(14)
1.1. İNSAN VÜCUDUNDAKİ EŞEY HÜCRELERİ
Eşey hücreleri doğumda 700 bin - 2 milyon arasında iken olgunluk çağında sayısı 400 bine iner, hayat boyu da en fazla 500 tanesi olgunlaşır.
Dişi eşey hücresi 150-200 mikron çapında, besin maddelerinden çok zengin, büyük bir hücredir.
Erkek cinsiyet hücresinin ise baş bölümü 4,6 mikron, kuyruk bölümü de 50 mikron boyundadır. Babadan çocuğuna geçecek olan bütün kalıtsal özellikler baş bölümü içinde genlerde kodlanmış olarak bulunur.
Bu iki hücrenin birleşmesiyle oluşan zigotun anne karnında başlayan serüveni doğuma kadar bir halden bir hale değişerek devam eder. 9 ay 10 günlük bu misafirlik süresi sona erince de anne karnından doğar ve dünyaya gelir.
1.2. DÜŞÜKLER VE SAYISAL ANOMALİLER
Genelde gebeliklerin yaklaşık %15'i (1/8) düşükle sonlanır. Yalnızca kanda yükselen gebelik hormonları(beta hcg )ile kendini gösteren “Kimyasal gebeliklerde” ise bu oran %50 dir. Düşüklerin oluşumunda birçok neden rol oynar, önemli bir bölümünden de kromozomlardaki bozukluklar sorumludur. Dünyaya böyle kusurlu bebeklerin gelmemesi düşükler sayesinde azdır. Onun için bu tür anomalili düşükler üzücü değil, sevindiricidir.
Kromozomal bozukluklar genellikle ölümcül olup canlı yenidoğanlarda görülme sıklığı %0.5-0.7 arasındadır. Sıklıkla gebelik ilk 3 ayı içinde, istemeden olan düşüklerle gebelikler son bulur.(13)
2. KROMOZOMLARDAKİ SAYISAL DÜZENSİZLIKLER
Tek bir kromozomdaki sayısal değişikliklere “Anöploidi” denir, eğer bir kromozom sayısal olarak eksik ise” Monozomi,” fazla olması durumuna da kromozomun sayısına göre” Trizomi, Tetrazomi “ denir.(6,2)
İnsandaki Yirmi üç (n) kromozomun katlarının bulunması durumuna ise öploidi denir, iki katı ise diploide (2n=46) olarak isimlendirilir. Bu insanın normal yapısıdır. Ama bu kromozomlar üç katına çıkarsa triplodi(69), dört katına çıkarsa teraploidi(92) denir. En çok karşılaşılan tip anormallik triplodi dir.
2.1. TRİPLOİDİ
Poliploidin en sık karşılaşılan tipidir, 69 kromozom vardır. Triploidili bebek taşıyan kadınların gebelikleri sıklıkla düşükle veya ölü doğumla sonuçlanır. Mesela Mol gebelik(üzüm gebeliği) te 2 erkek eşey hücresi 1 yumurta ile birleşir 69 kromozomlu anormal bir gebelik oluşur. Bebeğin beslenmesiyle ilgili hücreler kontrolsüz olarak çoğalır. 16 haftada düşükle sonuçlanır(18) Ender olarak triploidili olarak hayata gelen bebekler de bir sene içinde kaybedilir. (4)
2.2. TETRAPLOİDİ
92 kromozom vardır, düşüklerle son bulur eğer doğarsa da çok ağır hastalık tablosu ile doğar ve ölürler.(19)
2.3. MONOSOMİ
Bir(1) kromozom eksikliği vardır. Otozomlardaki monozomi insan ve diğer hayvanlarda genellikle yaşamla bağdaşmaz. Kısmi monozomiler ise ciddi hastalıklara sebebiyet verir. Mesela monosomi 7 de ağır kan hastalıkları görülür.
a- CRİ Du Chat sendromu (kedi miyavlaması)
Sadece kromozomunun bir kısmını kaybederek kısmi monozomi gösteren ve hayatta kalan bireyler bulunmaktadır. Bu durum, parçalı delesyonlar olarak adlandırılır. 1963’te, ilk kez Jerome Le Jeune böyle bir vakayı rapor etmiştir. 5. kromozomun kısa kolunun küçük bir kısmının eksik olduğu bu vaka olarak tanımlanmıştır. Görülme sıklığı 1:20000 ile 1:50000 arasında değişir. Ölüm oranı yüksek olan bu sendroma sahip olguların %75-90’ının hayatın ilk yılı içinde kaybedildiği bildirilmiş olmakla birlikte ellili yaşlara dek yaşayan olgular bildirilmiştir.(12,11).
Yenidoğan döneminde düşük doğum ağırlığı, kedi miyavlaması şeklinde tiz ve yüksek sesli ağlama, geniş yüz ve burun köprü, şaşılık, adale tonüsü azalması, küçük çene, küçük kafatası ve ciddi zeka geriliği görülür. Hiperaktivite, agresyon, kendine zarar verme, seslere aşırı duyarlılık gibi davranışsal problemler, sendromun diğer klinik özellikleridir.
b- Turner sendromu(45,X)
X kromozomunun bir kısmının veya tamamının yokluğu sebep olur. (X) kromozomundaki anomalinin tipi total kayıp, kısa veya uzun koldaki kısmi kopmalar, izokromlar, çeşitli mozaizmler gibidir. (45,X) yapısındaki döllenmiş yumurtların %95-98 düşükle sonuçlanır. Doğmuş olanlar da kısa boyludurlar. Şaşılık ve işitme kaybı, kalçada gelişim bozukluğu, omurgalarda eğrilik, sırtta kamburluk ile öğrenme güçlüğü, ileri yaşlarda adet görmeme şikayetleriyle doktora götürülürler.Doğanlar mevcut kalp damar hastalıkları nedeniyle erken yaşta ölmektedir.
2.4. TRİSOMİ
İnsan embriyolarında en sık görülen genetik anomalidir. Bu insanlarda 46 değil 47 kromozom bulunur. Her hangi bir kromozomun fazladan bir üçüncü kopyasının olması durumudur. Somatik kromozomlardan 13, 18 ve 21. kromozomların trizomisi dışındaki otozomal kromozomlardaki sayısal anomaliler genelde ölümcül seyreder, yaşamla bağdaşmaz, yaşayanlarda da ağır fiziksel/zihinsel bozukluklar vardır. Mesela Trisomi 8 Mozaizm li literatürde 120 vaka bildirilmiştir.
Genetik anomaliler sebebiyle normal çiftlerde döllenen yumurtaların yaklaşık %30 ila %40’ı rahim içine dahi yerleşmeden gizli düşük halinde kaybedilmektedir. Her anormal gebelik doğumla sonuçlansaydı dünyanın hali nasıl olurdu? Bu gizli düşükler tesadüf müdür, yoksa ilahi bir seçim midir? En çok görülen trisomi anomalileri neden yalnız (21, 18 ve 13.kromozomlarda ) oluyor, diğer kromozomlarda olmuyor? Bir tür içinde bir fazla kromozom kopyası bile o türün çocuklarında bambaşka özelliklerin ortaya çıkmasına, asıl özelliklerinin kaybına neden olmaktadır.
2.4.1. Down sendromu(Mongolizm)
%96 olguda mayoz bölünme esnasında 21.kromozom çiftinin birbirinden ayrılamaması sonucu gamette fazladan bir ek kromozom bulunmasıdır yani 3 kopyası vardır (trizomi 21). Olgularının % 90’ında bu anomali anneden gelir. Down sendromunun görülme sıklığı yaklaşık 600 ila 800 canlı doğumda bir olarak kabul edilmektedir.(6,13,8,10)
Sürekli gülümseyen bir yüz ifadesine sahip olmaları ile onları tanırız. Ülkemizde 70 bin Dünyada 6 milyon Down sendromlu birey var. Onlar bizlerden genetik olarak farklı,1 kromozom daha fazla taşırlar. Hem kızlarda hem de erkeklerde görülür.
Çekik küçük gözler, basık burun, kısa parmaklar, kıvrık serçe parmak, kalın ense ile hafif veya orta derecede zeka geriliği klasik özellikleridir. Kalpleri, gözleri, bağırsakları ve en önemlisi bağışıklık sistemleri onlara yetmiyor. Acı çektiğini belirtemez, bir yerlerinin ağrıdığını söylemez ve, dert yanmazlar, sadece gülümserler onlar.
2.4.2. Edward sendromu(Trisomi 18)
18.kromozomdan 3 kopya vardır. Canlı doğumlar arasında Down sendromundan sonra en sık görülen trizomi sendromudur. Yenidoğanlarda 3/10.000 sıklıkta görüldüğü belirtilmiştir. Kız çocuklarda 3 kat daha fazla görülmektedir. Çoklu sistem anomalisi vardır. Anne karnında başlayan gelişme geriliği, küçük alt çene, küçük kafa, düşük kulaklar, doğuştan kalp rahatsızlıkları, mide- barsak sistemi, boşaltım sistemi ve el-kol-ayak anomalileriyle dünyaya gelirler. Büyük çoğunluğu anne karnında veya yaşamın ilk günlerinde ölürler, ender olarak da 1 yaş üstüne kadar yaşayabilirler.(6,13,5,10)
2.4.3. Patau sendromu(Trisomi 13)
Yaklaşık 5000 canlı doğumda bir görülen ağır bir hastalık tablosudur. Trizomi 13 ile doğan çocuklar genellikle kör ya da sağırdır olur ve genellikle kalp yetmezliği veya solunum yetmezliğinden çok erken ölürler. Tedavi edilemeyen ağır kromozomal bozukluklardan biridir
Doğan bebeklerin %95 i ilk yılda kaybedilir. Zeka geriliği, beyin ve kalp yapısında bozukluk, yarık damak,tavşan dudak,ufak çene, kulak şekil bozuklukları ve fazla el ve parmağı görülür.(6,13,10)
2.4.4. Klinifelter sendromu(47,XXY)
Hastaların %80 kadarını klasik tip olarak adlandırılan bir x kromozom fazlalığı olan 47,XXY karyotipi, geri kalan %20 kadarını ise 46,XY/47,XXY, mozaik formudur. Erkeklerde en sık görülen seks kromozom bozukluğudur. Çarpık parmak, yarık damak, kasık fıtığı ve kalpte yapısal bozukluklar görülür. Öğrenme ve algılama sorunları görülür. Hastaların bazı rahatsızlıkları ergenlik döneminde belirgin olmaya başlar.
SONUÇ
Bilim önce gözleme dayanır sonra laboratuarda araştırma ve deneylere dayanır. Bugün ileri derecede gelişmiş hücre genetiği laboratuvarları var, yapılan çalışmalar kromozom sayılarında artış veya eksilişin ortaya çıkardığı patolojik durumları ortaya koyuyor. Kromozom sayısal değişikliğin dışında kromozomal veya mitekondriyal DNA’larda meydan gelen mutasyonların da ağır hastalıklar meydana getirdiği bilinmektedir.
Bugün cansız maddelerin uzun bir "kimyasal evrim" geçirmesiyle ilk canlının heterotrof bir organizma olarak meydana geldiğini iddia etmek bilimsel değildir. Mevcut gelişmiş laboratuarlara rağmen bu iddia gerçekleştirilememiştir, Bukadar bilimsel gerçekler ortada iken “kimyasal evrimi” savunmak anlamsızdır.
Bugünkü genetik bilgiler insanların 46 kromozomlu olduğunu gösteriyor. Bu kromozom sayılarında herhangi bir artış ve eksilme ya kendi kendine düşüklerle sonuçlanmakta ya da doğanların çoğu erken yaşlarda ölmektedir. Çok az bir kısmı da beraberinde getirdiği yapısal bozukluklar ve hastalıklarla yaşamaya çalışmaktadır.
Evrimcilerin iddia ettikleri gibi insan ile maymunun, ortak bir kökenden/soydan ayrılarak gelişmeleri mümkün değildir. Çünkü İnsanların 23 çift (46 adet) kromozomu varken, şempanzelerin (aslında tüm şempanzeler, goriller ve orangutanların) 24 çift (48 adet), Rhesus maymunun ise (Macaca mulatta) 42 kromozom bulunmaktadır. İnsan ile maymunun ortak atasının kromozom sayısı kaçtır? İnsanın kromozom sayısı ortak atadan ayrılırken artmış mıdır, azalmış mıdır? Maymunların kromozom sayıları nasıl olmuşta insandan 2 fazla olmuştur? Bu artış veya eksilmeler aynı anda bütün dişi ve erkek ortak atada nasıl meydana gelmişlerdir? Evrimciler bu sorulara asla bilimsel cevaplar verememişlerdir.
Kromozomların artmasından veya eksilmesinden, genlerin mutasyonundan bugüne kadar daha mükemmel bir tür oluşmamıştır. Daha zeki, daha güçlü dahi bir canlı görülmemiştir. Dişi at yani kısrak(64 kromozom) ile erkek eşeğin(62 kromozom) çiftleşmesinden olan katırda ise (63 kromozom) vardır ama o da kısırdır. Erkek at ile dişi eşek çiftleşirse yine bir melez olur ona Bardo veya Ester adı verilir.
Bazı türleri kromozom sayılarının aynı ya da yakın olması demek türlerin de birbirine benzeyeceği manasına gelmez. Örnek: İnsan ve Moli balığı. Bu iki türün kromozom sayıları aynı olmasına rağmen tamamen farklı iki canlı olarak karşımıza çıkmaktadır. Demek ki kromozom sayısı ile canlıların arasında akrabalık ilişkisi kurmak doğru değildir. Çünkü: insandaki 46 kromozomun üzerindeki genler ile Moli balığının 46 kromozomunun üzerindeki genler birbirinden tamamen farklıdır. Farklı olduğu için de iki farklı canlı meydana gelmiştir/gelmektedir. Kromozom sayısının aynı olması demek kromozom içeriklerinin aynı olması anlamına gelmemektedir.
İnsanlardaki kromozom sayılarında artış veya eksilmeler düşükler, ağır hastalıklar ortaya çıkarırken “tesadüfen, kendi kendine “yeni bir türün meydana gelmesi” nasıl olabilir? İnsanda kromozomal değişiklikler olduğunda bütün güzel özellikler daha da gerilere gitmiştir. İnsanlar kromozomların ötesinde ruh, akıl, kap, vicdan, sevgi, merhamet, sabır, hayal ve 6. his gibi duygulara sahip bir varlıklardır
Darwin, kromozomların yapısını, sayılarını, DNA’yı, RNA’yı genleri, sayısal ve yapısal anomalileri, mutasyonları bilmeden “doğal seleksiyon” adını verdiği sihirli bir kelime ile “bir türden başka bir türün oluşumunu” açıklamaya çalıştı. Ancak Darwin’den sonra gelişen bilim ve teknoloji, onun söylemlerinin kanıtlarını ne biyolojik olarak ne de fosil olarak asla bulamadı. Bugün bu kadar bilimsel gerçekler ortada iken “bir türden başka bir türün doğal seçilimle türemesi” ni inadına savunmak, artık bilimsellik değil ideolojik bir saplantıdır. Materyalist görüşlere kılıf olarak bilim kullanılmakmaktır.
Öyleyse bütün kâinatın ve canlıların: 1-Zaman ve mekandan bağımsız, 2-Başlangıcı ve sonu olmayan, 3-Hiçbir şeye muhtaç olmayan, 4- Doğurmayan, doğurulmayan, 5-İlim, kudret ve hikmet sahibi olan, 6-Bir tek Yaratıcı tarafından yaratıldığını kabul etmek akli ve mantıki tek yoldur.
KAYNAKLAR
- Başaran, S.,Istanbul Ünv.Tıbbi genetik,
https://www.slideserve.com/alexis/temel-sitogenetik-ve-nomenklatur-d-nden-bug-ne-kromozom-analizleri
2. Candemir, Z., Tıbbi genetik uzmanı, Düzen labarauvarı
https://www.duzen.com.tr/workshop/2005/dr_zuhal_sitogenetik.pdf
3. Ersöz, N., Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Evrimsel Tıp Ekibi,
https://evrimseltip.org/2016/03/18/ilk-organik-molekuller-koaservat-ve-kimyasal-evrim-uzerine/
4. Gökçimen, A., insan doğum defektleri-konjenital anomaliler-konjenital malformasyon Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı
www.akademik.adu.edu.tr/fakulte/med/webfolders/File/Dersicerikleri/KonjenitalMalor
5. Güneş, C., Göksügür, B.S., Bekdaş, M., Demircioğlu, F. Okmeydanı Tıp Dergisi 31(2):109-111, 2015 doi:10.5222/otd.2015.109
http://www.journalagent.com/okmeydanitip/pdfs/OTD_31_2_109_111.pdf
6. Korkmaz, T., Adıyaman Üniversitesi Sağlık hizmetleri MYO: Sitogenetik
https://www.slideshare.net/Deniz_Tastemir_Korkmaz/sitogenetik
7. Küfrevioğlu, İ., Bilimsel açıdan yaratılış, Atatürk Üniversitesi İlahiyat fak.de konferans,2017, A. Üniversitesi, Fen Fakültesi, Kimya bölümü, Biyokimya
8. Nur, B., Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Pediatrik Genetik BD. çocuk genetik simpozyumu,11-13 Ekim 21017 www.cocukgenetik2017.com/gorseller/files/3cocukgenetik.pdf
9. Özdemir, B., İnsanın evrimi
https://www.slideshare.net/evrimagaci/nsann-evrimi-bilgesu-zdemir
10. Saltuerk, M., The Institute for Genetics of the University of Cologne
11. Şen, T, A., Melek, H., Köken N., İmirzalıoğlu, N.
http://www.guncelpediatri.com/makale_764/Cri-Du-Chat-Sendromu-5p-Delesyonu-Saptanan-Bes-Aylik-Kiz-Olgu-Olgu-Sunumu
12. Tepe, B., Kromozom Mutasyonları: Kromozom Sayısı ve Düzenindeki Değişiklikler
http://www.bektastepe.net/course-slides/8-kromozom-mutasyonlar.pdf
13. Yayla, M., Genetik danışma ve genetik tarama www.muratyayla.com/default.asp?CatId=46 Yiğin, K.A. ve ark., Y kromozomu mikrodelesyonları ve erkek infertilitesi
14. http://www.journalagent.com/androloji/pdfs/AND_18_65_126_129.pdf.
15. Kromozom analiz yöntemleri, //aves.comu.edu.tr/ImageOfByte.aspx? Resim=8&SSNO= 2&USER=805
16. Bianconi, E., Piovesan, A., Facchin, F., Beraudi, A., Casadei, R., Frabetti, F., Vitale, L., Pelleri, M., C., Tassani, S., Piva, F., Perez-Amodio, S., Strippoli, P., Canaider, S., An estimation of the number of cells in the human body. Ann Hum Biol, 2013; 40(6): 463–471
17. Fu, X., He, F., Li, Y., Shahveranov, A., Hutchins, A.P., Genomic and molecular control of cell type and cell type conversions. Cell Regeneration 6 (2017) 1-7
18. http://www.aliosmankoyuncuoglu.com/mol-gebelik-nedir-nasil-olusur
19. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0031393913001248#fig0015
Kaynak: Bilim Işığında Yaratılış Derneği
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Mutasyonlar
- Down Sendromu evrime delil olabilir mi?
- KUR’ANIN IŞIĞINDA TAHIL BİTKİLERİ
- İnsanla maymun arasındaki genetik benzerliğin %98.77 olduğu doğru mu?
- Üreme Sistemi Kör Tesadüfle Oluşabilir mi?
- Transpozanlar evrime delil mi?
- Tek yumurta ikizleri ve yapışık ikizler evrimi nasıl reddediyor?
- Faydalı mutasyonun olabileceği iddiası evrim teorisinin doğru olabileceğine dair bir delil teşkil eder mi?
- Tek yumurta ikizleri ve yapışık ikizler evrimi nasıl reddediyor?
- Bilim ışığında Evrim Teorisi'nin kritiğini yapar mısınız?