Kötü kokulu çamur dendiğinde, Hz. Adem'in hoş olmayan bir şeyden yaratıldığını mı söylemiş oluyoruz?

Soru Detayı

- Hicr Suresi'nde mealen "Gerçekten biz insanı, kuru pişmemiş çamurdan; kokuşmuş bir balçık (mesnûn) tan yarattık." (Hicr, 15/26) buyurulmaktadır. Burada mesnûn kelimesinin tam manası "kokmuş çamur" mudur?
- Kötü kokulu çamur dendiğinde Hz. Adem'in hoş olmayan bir şeyden yaratıldığını mı söylemiş oluyoruz?
- Buradaki Mesnûn kelimesini ve kullanılma muradını açıklayabilir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kur’ân-ı Kerîm’de ilk insan Hz. Âdem’in topraktan yaratılışı çeşitli safhalarıyla birlikte tafsilatlı bir şekilde anlatılmıştır. Bu safhaları şöyle sıralayabiliriz:

- Turab (toprak), tîn (çamur), sülâletin min tîn (süzülmüş çamur), tîn-i lâzib (yapışkan çamur), hame-i mesnûn (siyah, kokuşmuş /mayalanmış çamur), salsal (kiremit gibi sertleşmiş çamur).

Özetle Hz. Âdem topraktan aniden yaratılmamış, toprak, ayetlerde anlatılan belli evrelerden geçirildikten sonra yaratılmıştır.

Nitekim insanın anne rahminde yaratılması da altı farklı dönemde ve evrede olmuştur:

"Andolsun biz insanı çamurdan (süzülmüş) bir hülasadan yarattık. Sonra onu (Hz. Âdem'in nesli olan) insanı sarp ve metin bir karargahta (rahimde) bir nutfe (zigot) yaptık. Sonra o nutfeyi alaka (yapışan şey) haline getirdik, derken o alakayı mudga (bir çiğnem et) yaptık, o bir çiğnem eti kemik(lere) çevirdik (ve) o kemiklere de et (kaslar) giydirdik. Sonra onu başka yaratılışla inşa ettik (can verdik, konuşma verdik)..." (Mü'minun, 23/12-14)

Hz. Âdem’in topraktan yaratılışının bu derece tafsilatlı anlatılmasında çeşitli hikmet ve gayeler olsa gerektir. Kanaatimizce bu hikmetlerden birisi de bilimsel veriler ışığında ilk insanın nasıl yaratıldığının belirlenmesiyle bu âyetlerde zikredilen gerçeklerin ortaya çıkıp böylece, Kur’ân’ın pek çok bilimsel mucizelerinden birinin daha ilim dünyası tarafından itiraf edilmesidir. Bilim henüz bu tespiti tam olarak yapamamışsa da kanaatimizce bu durum ilerde gerçekleşecektir inşâallah.

Soruya dönecek olursak, sıraladığımız merhaleler içinde yer alan hame-i mesnûn ifadesi (مِنصَلْصَالٍمِّنْحَمَإٍمَّسْنُونٍ) hakkında farklı görüşler zikredilmiştir.

Meâllerde daha çok biçimlenmiş, şekillenmiş, suretlenmiş manaları verilmişse de bu ifade tefsirlerde siyahlaşmış çamur, üzerinden zaman geçmesi sebebiyle kokuşmuş çamur veya mayalanmış çamur olarak da açıklanmıştır.

İnsanların basit bir sudan, hoş kokusu olmayan meniden yaratılması, insanın değerini düşürmediği gibi, ilk insan olan Hz. Âdem’in de böyle bir çamurdan yaratılmış olması onun değerini asla düşürmez. Bilakis basit şeylerden mükemmel varlıkların yaratılması, Allah’ın sonsuz kudretini göstermek açısından daha uygundur. Yani Yüce Allah bu suretle sonsuz kudretini sergilemiş oluyor.

İnsanlar değerli olan sanat eserlerini genelde değerli ve pahalı olan malzemelerle yapar. Ancak Yüce Allah’ın yaratması için bir sınır yoktur. O dilediği şeyden dilediğini yaratabilir. Basit varlıklardan kusursuz, mükemmel sanat eserleri sergiler. Böylece kudretine bir sınır, engel olmadığını gösterir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR