Sinirli birine ceza indirimi yok mu?

Sesli dinle

"Ben sinirli biriyim... Yapım böyle... Bu nedenle hatalarıma hoşgörüyle bakılmalı... Mahşerde hesabım da ona göre olmalı." diyor bir arkadaşım...

- Bunlara bir ayrıcalık tanınacak mı gerçekten?

Bir insanın "Ben sinirliyim." demesi, mahşer günü kendisini cezadan kurtaramaz...

Nitekim dünya mahkemelerinde de sinirlilik “cezayı hafifletici neden” olarak kabul edilmiyor.

İnsan bu, kusuru kendine almak istemez. Kendini kurtarmak için türlü türlü mazeretler ileri sürebilir...

“Daha sinirli” olanın yanına başkalarını da koyabilirsin...

Kimi daha güzel, kimi daha güçlü, kimi daha atak, kimi daha tutkulu, kimi daha zekidir mesela...

Keskin birer kılıçtır bu özellikler, hakkın emrine de verilebilir, batılın emrine de...

Bir insanın elindeki aletin güçlü oluşu, onu sorumluluktan kurtarmaz, aksine daha fazla sorumluluk getirir...

Üstesinden gelinemez bir teklif yapılmıyor insana. İnsafla düşünen hiç kimse, "Bana takatimin üstünde bir yük yüklendi, bu nedenle taşıyamadım, günahlara girdim." demez...

Evet, Rabbimiz adil davranır, asla zulmetmez... Her insanı kendi imkânları oranında sorumlu tutar... Bizim üniversiteye giriş sınavlarına benzemez onun sınavı...

Herkesin durumunu, imkânlarını, çevresini, karakterini, neyi niçin yaptığını, nelerden ne oranda etkilendiğini en iyi o bilir...

İlmi bütün kâinatı kuşatmıştır, tıpkı güneş ışığının yeryüzünü kaplaması gibi...

Madem öyle, bizim bu konuda kaygı duymamıza gerek yok. Onun adaletine, merhametine, hikmetine güvenmeliyiz...

Her bireyin kendine özgü bir sınavı var. Sınav sorularından bazıları öbürlerine oranla daha zor olabiliyor...

Hani okulda derler ya hocalar, “Bu soru elli puanlık." diye, bu da öyle...

Sinirlilik onun en zor sınav sorusu olabilir... Beklenen cevabı verirse ödülü de aynı oranda büyük olacak...

Zor sorular için daha çok çalışılır... İşte Gülay da bunu yapacak, sinirini yatıştırmanın yollarını arayacak...

Bu ruh fırtınasının yönünü olumlu hedeflere çevirecek... Sabretmeyi, kendini sakinleştirmeyi, kavga etmemeyi öğrenecek...

Kendini dizginlemenin yöntemlerini arayacak, bulacak... Bu uğurda nefsiyle amansız bir biçimde savaşacak...

Beni hayrete düşüren bir gözlemim var, onu da söyleyeyim de bahis tamam olsun:

Dikkat ettin mi, herkes sınavdan söz ediyor, ama günlük hayatındaki olayları ve insanları sınavı oluşturan parçalar olarak görmüyor...

Esasen birer sınav sorusu olan hayat parçalarını paranteze alarak bir şeyler bekliyor...

Hâlbuki karşımıza çıkan her insan, başımıza gelen her olay birer sınav sorusu!..

Kategori:
12 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun