Şafi mezhebine göre şükür secdesi ile ilgili hükümler nelerdir?

Bir nimetin yeni olarak ele geçmesi, bir musibet veya sıkıntının kalkması anında tilâvet secdesi gibi yapılan secdeye şükür secdesi denir. Tilâvet sec­desinden farkı, namazdayken yapılamayışıdır. Namazdayken yapılması ha­linde namaz bozulur.Din bilginlerinin çoğunluğuna göre bu gibi durumlarda şükür secdesi ya­pılması sünnettir. Şükür secdesinin sevgili Peygamberimiz (s.a.v) tarafından da yapılmış olduğu, şu rivayetten açıkça anlaşılmaktadır: "Ümmetim için rab-bimden dilek ve şefaatte bulundum. Bana ümmetimin üçte birini bağışladı. Şükür için rabbime secde ettim. Sonra başımı secdeden kaldırıp yine rabbim-den dilekte bulundum. Bunun üzerine bana ümmetimin diğer üçte birini bağış­ladı. Şükür için rabbime secde ettim. Sonra başımı secdeden kaldırıp yine rabbimden dilekte bulundum. Bunun üzerine bana son üçte birini bağışladı. Ben de rabbime şükretmek için secdeye vardım." (Ebû Davud, Cihâd, 174.)

 

Bir nimetin ele geçmesi, arzulanan bir şeye kavuşulması veya bir musi­betin kalkması anında şükür secdesi yapmak sünnet olduğu gibi, bedenî ve­ya malî bir musibete mâruz kalmış bir kişi görüldüğünde benzer bir musibete mâruz kalmadığımız için yahut alenî olarak günah ve mâsiyet işleyen biri gö­rüldüğünde benzer duruma düşmediğimiz için şükür secdesi yapmamız sün­net olur. Ancak bu secdeyi, bedenî veya malî musibete mâruz kalan kişinin görmeyeceği bir yerde yapmalıyız ki, bizim şükran ve sevincimizi izhar ettiği­mizi görünce o kişinin üzüntüsü daha da artmasın.Şükür secdesini, günah ve mâsiyet işleyen kişinin görebileceği bir me­kânda yapmalıyız ki, kendisinin durumuna düşmediğimiz için şükran ve sevin­cimizi izhar ettiğimizi görünce belki yanlış olduğunu anlar da kötülüklerine son verir ve sâlih bir insan haline gelir. (Zühaylî, el-Fıkhü'l-İslâmî, 2/1145.)

Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun