İslâm'ın afeti Emeviler mi?

Tarih: 04.05.2026 - 20:06 | Güncelleme:

Soru Detayı

Aşağıdaki rivayetin sıhhati nedir? ‎ ‎Her seyin bir afeti olur Bu dinin afeti de Ben-i Ümeyye'dir ‎ ‎Kaynak ; (el-Müttaki el-Hindi' nin 'Kenz' ul Ummal' c6, s91 / Tathir'il Cinan s143 "Sevaik' ul Muhrika."

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İslam'ın afeti ve belası Ümeyye Oğulları mı?

Aşağıdaki rivayetin sıhhati nedir? ‎
‎Her şeyin bir afeti olur. Bu dinin afeti de Ben-i Ümeyye'dir ‎ ‎Kaynak ; (el-Müttaki el-Hindi' nin 'Kenz' ul Ummal' 6/91 / Tathir'il Cinan s. 143 "Sevaik' ul Muhrika."

Hadis uzmanları ve araştırmacılar, Emevileri doğrudan hedef alan veya genel olarak aşırı öven rivayetlerin birçoğunun zayıf (hatta bazıları için uydurma/mevzu) olduğunu belirtmişlerdir. Bu rivayet de sıhhat derecesi bakımından zayıf kabul edilen rivayetler arasındadır.

Özetle, bu rivayet dahil, Emevileri kötüleyen rivayetlerin hepsi zayıftır. (İbrahim, el-Avda, ed-devletul-Emeviye, es-silsiletu’l-hamise)

Emevi asrı ve tarihsel rolleri

Sahih hadislerde "Asırların en hayırlısı asr-ı saadet, sonra da onun ardından gelen asırdır, sonra da onlu takip eden asırıdr." (Buhari, Şehadat 9) buyurularak ilk üç asır ve o asırdaki üç nesil övülmüştür. Bu dönem (asr-ı saadet ve takiben gelen dönem), kronolojik olarak Emevi döneminin başlangıcına ve devamına denk gelir.

Hizmetleri

Emeviler döneminde İslam coğrafyası çok genişlemiş, ilahi takdirin tensibiyle sonraki nesillere Kuran vahyinin ulaşması, Mushaf’ın okunuşu kolaylaştırmak için noktalama ve harekelemenin yapılması ve hadislerin devlet eliyle toplanıp kayıt altına alınması gibi önemli hizmetler bu asırda olmuştur.

Yezid Velid gibi kötü insanların bulunmasından ötürü Ömer b. Abdulazizi kötüleyenler yerden göğe haksızdır.

Bu nedenle Emevi hanedanı içinde, adaletiyle Hulefa-yı Raşidîn (Dört Halife) dönemini aratmayan Ömer b. Abdülaziz gibi bir halifenin bulunması, hanedanın tamamını "afet" olarak nitelemenin haksızlık olduğunu gösterir.

Emevi dönemi, İslam tarihinin en karmaşık dönemlerinden biridir. Bir taraftan Kerbela gibi acı hadiseler (Yezid dönemi) yaşanırken, diğer taraftan devletin bekası ve İslam'ın yayılması (Hz. Muaviye dönemi ve sonrası) gerçekleşmiştir.

Dürüst olmak yalnız şu sözlerin sahibine özgü kalmamalı:

“Saltanat-ı dünyeviye aldatıcıdır. Âl-i Beyt ise, hakaik-i İslâmiyeyi ve ahkâm-ı Kur'aniyeyi muhafazaya memur idiler. Hilafet ve saltanata geçen, ya Nebi gibi masum olmalı, veyahut Hulefa-yı Raşidîn ve Ömer İbn-i Abdülaziz-i Emevî ve Mehdi-i Abbasî gibi harikulâde bir zühd-ü kalbi olmalı ki aldanmasın.” (Nursi, Mektubat s. 100)

Özetle:

Bahsi geçen rivayet zayıftır. Tarihi şahsiyetleri ve dönemleri değerlendirirken, o dönemin içindeki olumlu hizmetleri ve olumsuz olayları bir bütün olarak, Hz. Muaviye gibi sahabileri ve Ömer b. Abdülaziz gibi adil figürleri de göz önünde bulundurarak değerlendirmek daha isabetli kabul edilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun