İnsanın cinsel uzuvları için Kur'an'da Allah neden "çirkin" demiştir?

Soru Detayı

- Bu çirkinlik her insan için midir; yani buna tüm peygamberler de dahil midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Siz Kur’an’da “Cinsel uzuvlar için çirkin” ifadesinin kullanıldığını söylemişsiniz, ancak hangi ayette geçtiğini belirtmemişsiniz. Bu tür detaylar bizim için önemlidir.

Bununla beraber, A'raf suresinin 20 ve 22. ayetlerinde Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın edep yerleri için “sev’at” kelimesi çoğul olarak kullanılmıştır.

Ayetlerin meal olarak ilgili ifadeleri şöyledir:

“Fakat şeytan onlara, (gözlerinden gizlenmiş olan) 'sev’etlerini' / edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. O ağacın meyvesini tadar tatmaz, 'sev’etlerinin / edep yerlerinin açık olduğunu fark ettiler.”

Öyle anlaşılıyor ki, meallerde “edep yerleri” olarak geçen bu kelimeyi siz “çirkin” olarak tercüme etmişsiniz veya bir yerde öyle görmüşsünüz.

- Sev’et kelimesinin sözlük anlamı, görünmesi insanı rahatsız eden şey demektir. İnsan avret yerlerinin açığa çıkmasından rahatsızlık duyduğu için, onlara sev’et denilmiştir. (Razi, ilgili ayetin tefsiri)

- Sev’et kelimesi, avret, ceset, cife, kütle manasına da gelir.

“Derken Allah, kardeşinin 'sev’etini" (cesedini) nasıl örteceğini göstermesi için, yeri eşen bir karga gönderdi. Kabil: 'Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar bile olup da kardeşimin cesedini örtemedim!' dedi ve pişmanlığa düşenlerden oldu." (Maide, 5/31)

mealindeki ayette, insanın cesedi için de “Sev’et” kelimesi kullanılmıştır.

Bu ayette yer alan “sev’et” kelimesi, avret manasına olduğunu söyleyenler de vardır. (Razi, ilgili yer) Ancak en doğrusu burada bu kelimenin ceset, kütle manasına olmasıdır. (krş. Razi, a.y.)

- Kütle diyoruz, çünkü avret için edebi bir tasvir olarak “karaltı / karartı / kütle” manasına gelen sev’et kullanılmıştır. İnsanın cesedi de bir kütledir; insanın avret yerleri de bir kütledir. Kinaye olarak bunun bu manada kullanıldığını kabul etmek isabetli bir yaklaşım olur diye düşünüyoruz. Bunun yanında bazı meallerde geçtiği üzere “edep yeri / yerleri” şeklinde tercüme etmek de oldukça kelimenin manasına uygun bir yaklaşımdır.

- İbn Esir’e göre, sev’et kelimesi aslı itibariyle -açılmasından haya edilen- insanın avret yeri için kullanılmıştır. Daha sonra haya duygusunu uyandıran her şey için kullanılmaya başlamıştır. (bk. Lisanu’l-Arab, ilgili yer)

Özetle, Kur’an’da insanın avret yerleri için “çirkin” sözcüğü kullanılmamıştır. İnsanın haya duygusunu kabartan bir etkiye sahip olmaları, avret yerlerinin çirkinliğini göstermez.

Bazı kaynaklarda, bu kelime “kabih / çirkin” olarak algılanmış olsa da bu lazım-ı manadır. Yani, avret yerlerinin dışarıda görünmesi, insanı utandıran bir şey olduğundan, netice itibariyle -görünmesi- çirkin bir iştir. Yoksa avret yerlerinin kendisi çirkin demek doğru değildir.

Fıkıh kitaplarında, göbek ile diz kapakları arasındaki bölge için de avret yeri olarak kabul edildiğine bakarak, o bölgedeki organların, kemik ve derinin çirkin olduğunu söylemek elbette doğru olmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun