İmam Suyuti, Ebu Talib’in iman ettiği konusunda kitap yazmış mıdır?

Soru Detayı

- Ebu Talib’in diriltilerek iman ettiği Şifa-i şerif şerhinde de vardır. İmam-ı Süyuti hazretleri, Ebu Talib’in imanlı olduğunu ispat eden kıymetli bir kitap yazarak, 12 hadis âliminden de delil getirmiştir. (Mirat-i Mekke s.1096)

- Bu bilgilerin doğruluk payı var mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Soruda işaret edilen ve internette de yer verilen ilgili kaynaklara ulaşamadık.

- Ancak, Suyutî, “el-Havî lil-Fetavî” adlı eserinde bildirdiğine göre, onun -soruda söz konusu edilen- kitabı Ebu Talib ile ilgili değil, Hz. Peygamber (asm)'in anne-babasıyla alakalıdır. Nitekim kendisi “el-Havi”de, Ebu Talib’in cehennemde olduğuna dair hadisler doğrultusunda görüş beyan ettiği görülmektedir. (bk. el-Havi, 2/245-255)

Hz. Peygamber (asm)'in anne-babasıyla ilgili bazı hadislerden söz ettikten sonra “bu konuda özel bir eser yazdım” (el-Havi, 2/278) demesi de bu söylediklerimizi desteklemektedir.

- Kurtubî, et-Tezkire (s.17)’de “Ebu Talib’in ölümünden sonra diriltilip iman ettiğini duydum.” demiştir.

- İbn Kesir, Kurtubî’nin bu sözlerine yer verir, ancak “şayet bu bilgiler sahih ise...” demek suretiyle, rivayetlerin sıhhati konusunda tereddüdünü belirtir. (bk. İbn Kesir, Tevbe:113-114. ayetlerin tefsiri, 4/223)

- Kurtubî’nin bu ifadesi normal bir hadis rivayetinin taşıması gereken şartları taşımamaktadır. Önce zikredilen bir senet yoktur. Sonra “Ben duydum.” demek, “Bu konuda duyumlarım var.” demektir. Bu tür hakikatler, böyle duyumlara havale edilmez.

- Bu konuda yapılan tahlillerde bu gibi rivayetlerin sahih olmadığı ve hiçbir sahih kaynakta bulunmadığı belirtilmiştir. Özellikle bunlar sahih hadis kaynaklarında yer alan rivayetlere tamamen terstir.

Nitekim, Hz. Abbas’ın Resulullah’a: “Amcan (Ebu Talib) için ne yaptın? Vallahi o seni hep koruyor ve senin için (halkına) kızıyordu.” şeklinde bir soru sorduğu ve cevap olarak da Hz. Peygamber (asm)'in şöyle buyurduğu nakledilir:

“O (şu anda) ateşin topuklarına kadar geldiği bir yerde bulunuyor. Eğer benden olmasaydı, ateşin / cehennemin en aşağı derekesinde olurdu.” (Buhari, Menakıbu’l-Ensar, 40; Müslim, İman, 358)

- Bu konudaki Ehl-i sünnetin görüşü, Ebu Talib’in iman etmeden kafir olarak öldüğü yönündedir. Şia ise onun iman ettiğini kabul ediyorlar.

Bediüzzaman Hazretlerinin aşağıdaki ifadelerinde de bu iki grubun görüşlerine işaret edilmiştir:

“Diyorsunuz ki: Amcası Ebu Talib'in imanı hakkında esahh nedir?

"Elcevab: Ehl-i Teşeyyu' / Şia, imanına kail (onun imanla öldüğünü söylerler); Ehl-i Sünnet'in ekserisi, imanına kail değiller. Fakat benim kalbime gelen budur ki:

"Ebu Talib, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın risaletini değil; şahsını, zâtını gayet ciddî severdi. Onun o gayet ciddî o şahsî şefkati ve muhabbeti, elbette zayie gitmeyecektir."

"Evet ciddî bir surette Cenab-ı Hakk'ın Habib-i Ekrem'ini sevmiş ve himaye etmiş ve tarafdarlık göstermiş olan Ebu Talib'in; inkâra ve inada değil, belki hicab(utanmak; bu “Kureyş kadınları: “Ebu Talib ölüm korkusndan iman etti demelerinden çekinmeseydim/utanmasaydım, iman ederdim” şeklindeki rivayetlere işarettir) ve asabiyet-i kavmiye gibi hissiyata binaen, makbul bir iman getirmemesi üzerine Cehennem'e gitse de; yine Cehennem içinde bir nevi hususî Cennet'i, onun hasenatına mükâfaten halkedebilir. Kışta bazı yerde baharı halkettiği ve zindanda -uyku vasıtasıyla- bazı adamlara zindanı saraya çevirdiği gibi, hususî Cehennem'i, hususî bir nevi Cennet'e çevirebilir…” (Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, s. 387)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR