İlim, irade ve kudret sıfatları yaratmada nasıl tecelli etmektedir?

Tarih: 28.04.2020 - 12:46 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Eşyaya yoktan vücut veren ilahi kudret, mahiyeti itibariyle meçhul, eserleri itibariyle meşhuttur. Yani o kudretin nasıl bir kudret olduğunu bilmiyoruz, ama o kudretin eserlerini gerek kendi nefsimizde gerekse dış dünyada daima görüyoruz.

Beydavi şarihlerinden Muhyiddin Şeyhzade, “ol” emriyle alakalı olarak şöyle der:

Bu, Allahın ilim, irade ve kudretle eşyaya vücut vermesini ifade eder.” (Muhyiddin Şeyhzade, Haşiyetü Şeyhzade, V, 105)

Allah insana kendi ruhundan üflemiş (Bkz.  Hicr, 29.) yani kendi sıfatlarından bir nebze ona vermiştir. Bize bu sıfatların verilmesi, bu sıfatlarla Onu tanımamız içindir. Bize verilen ilim, irade ve kudret bu sıfatlardan bazılarıdır. Biz, her hangi bir şeyi meydana getirirken bu sıfatları kullanarak icraatta bulunuruz. Mesela, A harfini yazmamız için bu sıfatlara sahip olmamız gerekir. Bilmesek yazamayız, kudretimiz olmasa, bilsek bile yazamayız. Kudretimiz de olduğunda, irade etmezsek yazmayız. Temsilde hata olmasın, her bir varlığın vücudu bu üç ilahi sıfatın tecellisiyle gerçekleşir. Dolayısıyla “Allah yoktan yaratmayı bilir mi veya yaratmaya gücü yeter mi” diye bir soru anlamsızdır. Bilmese, dilemese, gücü yetmese böyle bir yaratılış söz konusu olmayacak, her şey yokluk karanlıklarında kalacak veya daha yerinde bir ifadeyle “şey diye bir şey olmayacaktı!”

Eşyaya yoktan vücut veren ilahi kudret, mahiyeti itibariyle meçhul, eserleri itibariyle meşhuttur. Yani o kudretin nasıl bir kudret olduğunu bilmiyoruz, ama o kudretin eserlerini gerek kendi nefsimizde gerekse dış dünyada daima görüyoruz. “Gördüklerinize ve görmediklerinize yemin ederim” (Hâkka, 38-39) ayetinin tefsîrinde tâbiin devri imamlarından olan Atâ şöyle der:

“Görülen asâr-ı kudret, görülmeyen esrâr-ı kudrettir.” (Ebu’l- Fadl Şihâbuddîn Âlûsî, Ruhu’l- Meani, XXIX, 52)

Yani, gördüğümüz her şey Allah’ın kudret eseridir. Fakat bu kudretin nasıl ve ne keyfiyette olduğu bizim meçhulümüzdür. “Tabiat kanunları” denilen şeyler, gerçekte Allah’ın kudretinin tecellilerinden başka bir şey değildir. O, bu kanunlarla âlemde icraatta bulunmaktadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun