İbadetlerini ve ilmini evinde yerine getirmesi istenen bir genç ne yapmalı?

Tarih: 13.07.2018 - 23:12 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Rabbimizin tebliğ emrinin farkında olan bir genç ehlisünnet dairesi içinde Rabbine hizmet edeceği bir yaşam isterken, ailesinin bazı endişelerden dolayı ibadetlerini evinde yapmasını, ilmini evinde öğrenmesini isteyen bir gencin izleyeceği tavır ne olmalıdır?
- Erkek ve kadın için bu konuda bir farklılık var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Sualiniz oldukça soyut; yani bazen öyle şartlar zuhur eder ki, maslahat ibadetinizi ve diğer ilmi çalışmalarınızı gizli yapmanızı gerektirir, bazen de tam tersi farz ibadetlerinizi İslam’ın emrettiği şekilde olabildiğince aleni yapmanız gerekir.

İslam’ın ilk zamanları olan Mekke yıllarında, şartlar gereği birçok şey gizlenmek zorunda kalmış, ama Medine yıllarına gelince, ibadet dahil her şey halen ve kalen İslam’a göre alenen yaşanmaya başlamış.

İster genç olalım ister belli bir yaşta olalım, şartlara bakarak vazifemizi hem kendimize hem de çevremize en faydalı olacak şekilde yapmalıyız.

Hayati tehlikemiz yoksa, ibadetlerimizi olabildiğince cemaatle beraber mescitlerde yapmalı, Allah’ı tanıma, bilme ve dolayısıyla Ona itaat etmemizi gerektirecek iman esaslarını, başta yakın çevremiz olmak üzere ulaşabildiğimiz kişilere tebliğ etmeye gayret etmeliyiz.

Unutmayalım ki ahir zaman fitnesinin tam da içinde yaşadığımız bu asırda, çok yakınımızda olup, Müslüman olduğunu iddia eden, fakat namazlarını aksatan, hatta kılmayan, oruç tutmayan, zekat hesaplamaktan bihaber, dünyanın dört bir yanını gezen ama hacca gitmeyi hiç aklından geçirmemiş, faiz, içki, zina gibi İslami emir ve yasaklara lakayt olan birçok insan var.

Bunun sebebi, bu "Müslümanım" diyen insanların, farkında olmadan nefis ve şeytanların esiri olmaları ve konuyu tefekkür dahi etmeden, takliden Müslümanım demeleridir; yani iman esaslarında çok ciddi problemleri vardır.

Bir insan, hele ki "Müslümanım" diyorsa, evvela Allah’a ve O’nun birliğine, indirdiği bütün kitaplara ve son kitap Kur'an-ı Kerim’in şeriatının ve hükümlerinin kıyamete kadar geçerli olduğuna, gelmiş geçmiş bütün peygamberlere ve Kur'an’ın indiği son peygamber Muhammed (asm)’a ve onun sünnetine, meleklere, ahiret gününe ve kadere iman etmelidir.

Onun için de İslam’ı tebliğ vazifemizde fıkıhtan ziyade, evvela iman hakikatlerini, yeri geldikçe, bıktırmadan, Kur'ani metod olan teşbihlerle anlatmalıyız ve ispat etmeliyiz ki, karşımızdaki muhatabın imanı düzelsin ve dinin emirlerine harfiyen uysun. O kişi, samimi ve ihlaslı ise hemen namaza başlayacak ve marifette yol aldıkça zaten muhakkak Allah o kişinin kalbini açtıkça açacak ve nur ile dolduracaktır.

Ama şunu da unutmayacağız ki tebliğ bizden, hidayet Allah’tandır. Karşımızdakini iknada başarısız olursak bu onun kalbinin, vicdanının kapalı oluşundandır. Onun için ancak dua edebiliriz.

En büyük peygamberlerden olan Nuh (as) bin yıla yakın olan peygamberlik hayatı boyunca yüz kişiyi bulmayan insanı ancak ikna edebilmiş, oğullarından biri dahil olmak üzere dönemin insanları onu red ve inkar etmişlerdir.

İlim öğrenme yerine gelince; bugünkü devirde bunu evde de yapmak çok kolaylaşmıştır. İnternet bu konuda Müslüman aleminin hizmetindedir. Bu konuda erkek veya kadın bir fark yoktur.

Evde internet üzerinden Kur'an okumak, anlamak tefsirleri değerlendirmek, iman hakikatleri ile ilgili eserleri okuyup, bunların derslerini takip etmek artık çok kolay ve ücretsizdir.

Herkesi iman hakikatlerinin ispatı hususunda harika görsel video çalışmaları olan seyrangah.tv isimli sitemize, asrımızın en büyük alimlerinden olan Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin eserlerinin yorumlandığı ve görsel olarak derslerinin yapıldığı sorularlarisale.com sitemize ve mevcut sorularlaislamiyet.com sitemize yönlendirebiliriz.

Diyanetimizin de ilim öğrenme için çok faydalı eserleri ve çalışmaları vardır, onlardan da istifade edilebilir elbette.

Mühim olan, Ehl-i sünnet yoldan sapmamış, hakikatin peşinde koşan, hak dostlarının eserlerine ulaşıp, onlardan feyz alıp, bunu güzelce, İslam’ın emrettiği edepli, yumuşak sözlü ve sabırlı bir şekilde muhtaç kişilere ulaştırabilmemizdir. Zaman ve mekanın neresi olacağına, karşımıza çıkan duruma göre karar vermeliyiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun