Hz. Hızır günah işlemiş midir?

Soru Detayı

Hz Mehdi de günah işleyecek mi?
Böyle insanlar günah işliyorlar mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kaynaklarda Hz. Hızır’ın günah işleyip işlemediğine dair bir bilgiye rastlayamadık.

İslamî anlayışta prensip olarak, peygamberlerin dışında günahsız/masum kimse yoktur. Bu konuya Hz. Mehdi de dahildir.

Fakat günahtan günaha fark vardır. Nitekim, “Ebrar denilen salih kimselerin iyilik olarak tasavvur ettikleri bazı şeyler, mukarrebûn denilen daha has kulların yanında kötülük olarak tasavvur edilebilir” manasına gelen bir düstur vardır. 

Misal olarak asrımızın müceddidi Bediüzzaman hazretlerinin kendisi için günah saydığı bazı şeyler bizim için çok da güzel amellerdir. Risale-i Nur’un değişik yerlerinde geçen farklı misallerden bir tanesini numune olarak arz edelim:

“Bir çeyrek asırdır bu suallerin cevaplarını bulamıyordum. Bana zulüm ve işkence yaptıklarının hakikî sebebini şimdi anladım. Ben kemal-i teessürle söylüyorum ki, benim suçum: Hizmet-i Kuraniyemi maddî ve manevî terakkiyatıma, kemalâtıma âlet yapmakmış.

Şimdi bunu anlıyorum, hissediyorum, Allah'a binlerle şükrediyorum ki:

Uzun seneler ihtiyarım haricinde olarak hizmet-i imaniyemi maddî ve manevî kemalat ve terakkiyatıma ve azabdan ve Cehennem'den kurtulmama ve hatta saadet-i ebediyeme vesile yapmaklığıma, yahut herhangi bir maksada alet yapmaklığıma manevî gayet kuvvetli manialar beni men' ediyordu.

Bu derunî hisler ve ilhamlar beni hayretler içinde bırakıyordu. Herkesin hoşlandığı manevî makamatı ve uhrevî saadetleri, amal-i saliha ile kazanmak ve bu yola müteveccih olmak hem meşru hakkı olduğu, hem de hiç kimseye hiç bir zararı bulunmadığı halde ben ruhen ve kalben men' ediliyordum.

Rıza-yı İlahîden başka fıtrî vazife-i ilmiyenin sevkiyle, yalnız ve yalnız imana hizmet hususu bana gösterildi.

Çünkü şimdi bu zamanda hiçbir şeye âlet ve tâbi' olmayan ve her gayenin fevkinde olan hakaik-i imaniyeyi fıtrî ubudiyetle, bilmeyenlere ve bilmek ihtiyacında olanlara tesirli bir surette bildirmek; bu keşmekeş dünyasında, imanı kurtaracak ve muannidlere kat'î kanaat verecek bir tarzda; yani hiç bir şeye âlet olmayacak bir tarzda, bir Kur'an dersi vermek lâzımdır ki; küfr-ü mutlakı ve mütemerrid ve inadçı dalaleti kırsın, herkese kat'î kanaat verebilsin.

Bu kanaat da bu zamanda, bu şerait dâhilinde, dinin hiçbir şahsî, uhrevî ve dünyevî, maddî ve manevî bir şeye âlet edilmediğini bilmekle husule gelebilir. Yoksa komitecilik ve cemiyetçilikten tevellüd eden dehşetli dinsizlik şahsiyet-i maneviyesine karşı çıkan bir şahıs en büyük manevî bir mertebede bulunsa, yine vesveseleri bütün bütün izale edemez. Çünkü imana girmek isteyen muannidin nefsi ve enesi diyebilir ki: "O şahıs dehasıyla, hârika makamıyla bizi kandırdı." Böyle der ve içinde şübhesi kalır…” (Emirdağ Lahikası-2, 79)

- Hz. Hızır ise, peygamber olup olmadığı tartışılmıştır. Eğer peygamber ise, diğer peygamberler için geçerli olan “masumiyet “prensibi onun için de geçerlidir. Diğer peygamberlerden sadır olan zelleler ondan da sadır olmuş olabilir.

- Eğer peygamber değilse, diğer evliyalar sınıfında kalır ve masumiyetini kaybetmiş olur.

Bununla beraber, kendisi, daha önce ufak tefek zelleleri, günahları olsa bile, makam-ı hızır olan ikinci tabaka-i hayata yükseltildikten sonra masumiyet garantisine girdiğinde şüphe etmemek gerekir. 

Allahu a’lamu bissavab! Doğruyu en iyi Allah bilir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Hızır (as) kıssasında bir çocuğu öldürdüğünü okuyoruz. Musa (as)'a ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
356 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun