Her amelin bir şiddeti, her şiddetin bir fetreti vardır, sözü hadis mi?

Tarih: 02.01.2022 - 20:02 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Her amelin bir şiddeti ve her şiddetin bir fetreti (gevşemesi) vardır. Kimin fetreti sünnetime uygun olursa, o hidayet bulur. Bunun gayri olursa o helak olur.
- Bu anlamda bir hadis var mı, varsa nasıl anlamlıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadis şöyledir:

إِنَّ لِكُلِّ عَمَلٍ شِرَّةً وَلِكُلِّ شِرَّةٍ فَتْرَةٌ فَمَنْ كَانَتْ شِرَّتُهُ إِلَى سُنَّتِي فَقَدْ أَفْلَحَ وَمَنْ كَانَتْ فَتْرَتُهُ إِلَى غَيْرِ ذَلِكَ فَقَدْ هَلَكَ

Her amelin bir coşkusu, her coşkunun da bir gevşemesi vardır. Kimin (asıl) coşkusu sünnetimden yana olursa, o mutlaka kurtulmuştur. Kimin de istek, arzu ve rağbeti sünnet dışına yönelik olursa, o helak olmuştur.(1)

Bu hadis-i şerif, her konuda Müslüman’ın takınması gerekli temel tavrı tespit etmekte ve sonucunu da açık şekilde bildirmektedir. Bu sebeple hadis-i şerif, “Müslüman bir gelecek” konusunun en ince, başka bir deyişle en temel noktasını belirlemektedir:

Sürekli sünnetten yana olmak, dikkat ve coşkusu ya da her işin sünnetteki uygulamasına razı olmak, sünnet üzere yaşama zevkine ulaşmak, her işinde sünneti ölçü alma titizliği ve sevinci içinde olmak ve sünnetle yetinme bilincine ermek.

Peygamber Efendimiz (asm), başlangıç ve sonuç olarak işlerin en ölçülü uygulamasının sünnette yer aldığını, Müslümanların da bütün şevk, zevk ve coşkularını sünnetteki örnek uygulamaları kendi hayatlarına imkânları ölçüsünde tatbik etmekte göstermeleri, sünnete uygun yaşamaktan başka bir şeyin heyecanını taşımamaları gerektiği vurgulamaktadır.

Mutlu Hayat Ölçüsü

Mutlu hayat ölçüsü sünnettir. Çünkü yapan bilir elbette bilen konuşur. İnsanı Allah yarattığına göre elbette onun mutlu olacağı hayat ölçülerini de Allah bilecektir. Bu ölçüleri de Elçisi Hz. Muhammed’e (asm) bildiren, öğreten ve bize rol model yapan da odur.

İşte biz ne kadar Hz. Peygamber Efendimizin (asm) hayatına uygun bir hayat sürerek o kadar mutlu, ne kadar ondan uzak olursak o kadar da mutsuz olacağız demektir.

Hastalık-sağlık, uzun yaşama, kazanma, harcama, dinç ve dinamik kalma, mutlu bir in­san olma, ahirete uzanan temiz bir hayat yaşama, hepsi ama hepsi sünnette örneklendirilmiştir. Gıda rejiminden, ibadet hayatına; günlük yaşantıyı tanzimden milletlerarası ilişkilerde takınılacak tavırlara kadar her şey prensip ve pratik olarak sünnette ifadesini bulmuştur.

Hayatı Sünnet ile Yaşamak

Bu sebeple hayatı sünnetle yaşamak, Müslümanlar için hem bir ideal hem bir görev hem de en büyük mutluluktur.

Biz Müslümanlar biraz gayret ve dikkatle günlük hayatlarımıza sünnet çizgisini hakim kılabiliriz. Bunun için gerekli olan tek şey, tercihi ortaya koymamız, nasıl yaşamamız gerektiğine içtenlikle bir karar vermemizdir. Coşkuyu, heyecanı, titizliği, dikkati, gözü-gönlü sünnetten yana çevirmemizdir.

Demek ki, mutlu ve Müslüman bir gelecek için coşkusu sünnetten yana olan nesiller yetiştirmeyi hedeflemeliyiz. Sünneti aşmak, taşmak ya da bir tarafa bırakmak şeklinde eğilim gösterecek nesillerin -sayısı ve niteliği ne olursa olsun- “Müslüman ve mutlu bir gelecek” açısından hiçbir şey ifade etmeyeceği açıktır.

Müslüman nüfusun kalitesini sünneti yaşama oranı tayin eder. Duygular, düşünceler, tercihler, uygulamalar, kurum ve kuruluşlar olarak, bütün bir cemiyet olarak… Evet, tercihi, coşkusu, alışkanlığı, zevki ve neşesi sünnetten yana olanlar kurtulmuşlar, aksini yeğleyenler de -iddia ve düşünceleri ne olursa olsun- çaresizlik içinde kalmışlardır.

Dünyanın en karanlık günlerinde, mutlu ve aydınlık bir geleceği inşa etmiş olan Sünnet-i Seniyye, Müslüman geleceğimiz için de yegâne ölçü ve biricik güvencedir. Zira yüce Rabbimiz gönderdiği “hidayet rehberi” son kitabı, açıklama ve uygulama görev ve yetkisini Hz. Peygamber Efendimize (asm) vermiş, onun Sîret ve Sünnetini, inananlara “en güzel hayat modeli” olarak tanıtmıştır.(2)

Dipnotlar:

1) İbn Hibban, Sahih, 1/172; bk. Ahmed b. Hahbel, Müsned, 2/158, 165, 188, 210; Tirmizî, Kıyame 21; İbn Ebî Asım, es-Sünne, 1/28.
2) İsmail Lütfi Çakan, Hadislerle Gerçekler.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun