Hastanın duası makbul mudur, hemen kabul olur mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hadislerde şu kimselerin yaptığı duaların red olunmayacağı haber veriliyor:

- Evine dönünceye kadar hacının ve gazinin duası.
- İyileşinceye kadar hastanın duası.
- Mü’min bir kimsenin, diğer mü’min kardeşi için gıyaben yaptığı dua.
- İftar edinceye kadar oruçlunun duası.
- Adaletli devlet başkanının duası.
- Babanın evladına duası.
- Esma-i Hüsna, salih ameller, peygamberler ve diğer büyük zatlar ile tevessül edilerek yapılan dualar.
- Misafirin ev sahibine duası.
- Mazlumun duası.

Duanın kabul olması, dünya için olabildiği gibi ahiret hesabınada olabilir.

Dua bir ubudiyettir. Bizim dualardaki ana prensibimiz ibadet kastı ve gayesi hakim olmalıdır. Yoksa duayı sırf kabul edilmesi gereken ve ihtiyaç dilekçesi olarak görmek yanlıştır.

Bazen bir şey için dua edilir. Fakat istediğimiz bu şey, zahiren kabul edilmez. Buna rağmen bizim duayı bırakmamamız lazımdır. Şayet istediğimiz şey elde edilse ve Cenab-ı Hak duamızı kabul etse nurun ala nur. Ama zahiren kabul edilmese bile biz “Duam kabul olmadı.” demeyeceğiz. Aksine “Allah bu duamı ahiretim için veya dünyada daha iyi bir şekilde kabul etti.” denilir. Hakikaten bu dua boşa gitmedi, ibadet olması dolayısıyla ahirette mükafatını göreceğim, diye duasını bırakmak değil, aksine daha fazla dua etmeye gayret ve şevk taşımalıyız.

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim'de

“...Bana dua edin size cevap vereyim...” (Mü’min, 40/60)

buyurmaktadır. Bazıları bu ayet-i kerimeyi öne sürerek şöyle demektedirler: Madem Allah “bana dua edin bende kabul edeyim” demiştir. Neden çokça dua ettiğimiz hâlde bazıları kabul edilmiyor. Bu hususta alimlerimiz ittifakla bu ayette Allah “cevap veririm” demektedir, “kabul ederim” dememektedir. Nasıl ki, sen bir hekime gitsen ve desen “Ey hekim bana şu ilacı ver.” elbette hekim sana cevap verir ve “Buyurun” diye cevap verir. Fakat istediğin şey ya hikmetsiz ya faydasız veya sana zararlı bir ilaç ise, onu değil de daha güzelini sana verir. Aynen onun gibi, mutlak hikmet sahibi Cenab-ı Hak bize ve dualarımıza cevap verir. Ama kabul etmek hikmetine tabi olduğundan bazen istenen şeyin aynısı bazen de daha güzelini bazen de zararlı olduğunu bildiği için hiç vermez.

Bu kısa açıklamadan sonra duaların kabul şartlarına geçelim:

- Evvela dua kabul çerçevesi dahilinde olacak.
- Sonra samimi ve günahsız bir ağızla olacaktır.
- Mümkünse abdestli ve helal lokma alınmak suretiyle bereketlenecektir.
- Mübarek mevkilerde özellikle mescit ve camilerde,
- Mübarek zamanlarda özellikle Ramazan ayı ve Kadir Gecesi, Berat Gecesi gibi mübarek gecelerde,
- Namazlardan sonra özellikle sabah namazından sonra dua edilmesi,

kabule karin olması hikmet-i ilahiye ve rahmet-i ilahiyece matluptur. Bu şartlardan uzaklaşıldığı taktirde de duanın tesiri azalacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR