Günümüzde kölelik, cariyelik kalmadığı halde, yine de bir savaşta ganimet olarak cariye alınabilir mi?

Tarih: 08.11.2014 - 02:05 | Güncelleme:

Soru Detayı

a) Savaş esnasında, savaş meydanında olmayan kadın ve çocuk kölelerin ganimet olarak alınabileceğini sitemizde okudum. Bu bir emir midir yoksa ruhsat mıdır?
- Mesela çok tehlikeli görülen ırkların tamamen etkisiz hale getirilmesi için uygulanabilen ama bu tip tehlikenin olmadığı kavimlerde uygulanmayan bir ruhsat mıdır yoksa kesin uygulanması gereken bir emir midir?

b) Günümüzde kölelik, cariyelik kalmadığı halde yine de bir savaşta ganimet olarak cariye alınabilir mi?
- Yoksa günümüzde -ki İslam da kölelik düzenini sistematik olarak yok etmiştir- böyle bir sistem artık kalmadığı için bu ruhsatı kullanmamak daha uygundur diye mi düşünülmelidir?
- Kur'an tüm çağlara hükmeden bir Kitap olduğu için alınabilir diye mi düşünmeliyiz yoksa köleliği sistematik olarak bitiren bir din olduğu için almamak daha mı uygun olur?
- Sitenizdeki bu konuyla ilgili tüm yazıları okudum ancak bir sonuca varamadım.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

a) Savaş sonucunda elde edilen kâfirlerin bütün malları ganimettir, mücahitler arasında taksim edilir. Savaşa katılmayan kâfirlerin çoluk çocukları da bu ganimetten sayılır.

- Hanefilere göre, esir kadınların köleleştirilmesi imamın emrine bağlıdır. Bununla beraber, İmam / devlet reisi elde edilen köleleri / cariyeleri karşılıksız olarak serbest bırakma hakkına sahip değildir. Çünkü bu davranış kâfir düşmanları güçlendirmiş olur. Örneğin, serbest kalan kadınlar çocuk yaparak yeni düşman askerleri yetiştirecektir.

- Maliki mezhebine göre, imam / devlet başkanı, alınan köleleri hiçbir karşılık almadan serbest bırakabilir.

- Şafii ve Hanbelilere göre, imam / devlet başkanı, ancak mücahitlerin rızasını aldığı takdirde bunları karşılıksız serbest bırakabilir. Çünkü bu ganimetler -taksimattan önce- otomatikman mücahitlerin ortak malı olmuştur. Daha sonra yapılacak taksimatla payları belirlenmiş olur. Bu sebeple imam bu hak sahiplerinin rızasını almadan köleleri serbest bırakamaz. (bk. V. Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslami, 6/471)

- Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, alimlerin büyük çoğunluğuna göre, kadınlar-çocuklar da dahil bütün ganimet mücahitlerin ortak malıdır. Her mücahidin kendine düşen payı vardır. Bu pay söz konusu mücahidin kendi mülküdür. Dolayısıyla kişi mülkünde dilediği gibi tasarruf hakkın sahiptir. O halde, bir mücahit dilediği zaman kendi köle ve cariyesini serbest bırakabilir. Veya azat edip bir eş olarak onunla evlenebilir... Mutlaka onu köle olarak kullanmak zorunluluğu yoktur.

b) Bizim kanaatimize göre, bugün artık kölelik diye bir şey söz konusu olmadığı için, mücahitler de düşmanın insanlarını köle veya cariye olarak alamaz.

Her şeyden önce bu, İslam’ın ruhuna aykırıdır. Çünkü, İslam geldiği zaman dünyanın her tarafında kölelik vardı. Bütün dünyanın kabul ettiği bu kurumu, bir anda ortadan kaldırmak mümkün değildi. Örneğin: Düşman “Müslümanların köle / cariye alması söz konusu değildir.” diyerek Müslüman esrileri geri vermeyebilirdi. Çünkü bu takdirde Müslümanların kendi esirlerini takas yoluyla kurtarma kozunu kaybetmiş olacaktı.

Ancak İslam Peygamberi (asm), kölelere karşı yeni bir statü belirlemiş ve onlara karşı insanca davranılmasını hükme bağlamıştı. Her fırsatta kölelerin azat edilmesi konusu Kur’an’da, İslam hukukunda çok açık olarak ifade edilmiştir.

Bundan da anlaşılıyor ki, İslam dininde köleliliğin ortadan kaldırılması önemli bir amaçtır. Öyleyse, böyle bir dinin mensubu insanların -bütün dünyada ortadan kalkmışken- yeninden onu canlandırmaları İslam’ın özgürlükçü ve insancıl olan imajını tamamen zedeleyeceği için böyle bir hortlatma kabul edilemez.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun