Ghosting ve dijital iletişim ahlakı nasıl olmalı?
Modern dünyada 'Ghosting' olarak bilinen; bir insanın hiçbir açıklama yapmadan dijital iletişimi tamamen kesmesi ve karşı tarafı belirsizlik içinde bırakması, İslam ahlakındaki 'emanet' ve 'ahde vefa' ilkelerine aykırı mıdır? Bu durum, karşı tarafa verilen manevi zarardan dolayı bir 'kul hakkı' doğurur mu? Müslüman bir gencin dijital dünyadaki 'veda/sonlandırma' ahlakı nasıl olmalıdır?
Değerli kardeşimiz,
Eğer karşı taraf İslam'a göre meşru olmayan bir davranışta bulunuyor ve yapılan uyarılara rağmen bu tutumunda ısrar ediyorsa, onunla iletişimi kesmek caiz olabilir. Böyle bir durumda ilişkiyi sonlandırırken mutlaka ayrıntılı bir açıklama yapmak her zaman gerekli olmayabilir.
Buna karşılık, ortada iletişimi kesmeyi gerektiren haklı bir sebep yokken bir anda ve hiçbir açıklama yapmadan ilişkiyi sonlandırmak doğru değildir. Çünkü bu durum karşı tarafı üzebilir, onu belirsizlik içinde bırakabilir ve hatta ciddi psikolojik sıkıntılara sürükleyebilir. Bir mümine gereksiz yere manevi zarar vermek caiz olmadığından, böyle durumlarda dürüst ve saygılı bir şekilde iletişimi sonlandırmak İslam ahlakına daha uygundur.
Soruda geçen Ghosting şöyle açıklanıyor:
“İkili ilişkilerde (özellikle romantik flörtlerde) taraflardan birinin hiçbir açıklama yapmadan, aniden ve tamamen iletişimi keserek ortadan kaybolması durumudur. Mesajlara cevap vermeme, telefonları açmama ve sosyal medyadan engelleme gibi davranışları içerir”.
Modern bir kavram olsa da, meselenin ahlaki boyutu İslam'ın emanet, dürüstlük, nezaket ve kul hakkı gibi temel ilkeleri çerçevesinde değerlendirilebilir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, her iletişimi kesmek "ghosting" değildir. Eğer karşı taraf harama çağırıyor, rahatsız ediyor, tacizde bulunuyor, sınırları ihlal ediyor veya yapılan uyarılara rağmen yanlış davranışlarında ısrar ediyorsa, kişinin kendisini korumak için iletişimi sonlandırması meşru olabilir. Hatta bazı durumlarda bu gerekli de olabilir. Böyle bir durumda uzun açıklamalar yapmak şart değildir. Bazen sessizce uzaklaşmak, tartışmayı büyütmekten daha doğru olabilir.
Ancak ortada haklı bir sebep bulunmadığı halde, karşı tarafta beklenti oluşturduktan sonra aniden ve açıklamasız şekilde ortadan kaybolmak farklı bir durumdur. İnsan ilişkileri güven üzerine kurulur. Sürekli konuşulan, görüşülen veya belli bir düzeyde duygusal bağ kurulmuş bir kişiyi hiçbir açıklama yapmadan belirsizlik içinde bırakmak, çoğu zaman karşı tarafta kırgınlık, üzüntü, değersizlik hissi ve hatta psikolojik sıkıntılara yol açabilir.
Bu sebeple böyle bir davranış İslam ahlakının teşvik ettiği nezaket ve vefa anlayışıyla bağdaşmaz.
Bu noktada doğrudan "kesin kul hakkıdır" demek her olay için mümkün değildir. Çünkü kul hakkı değerlendirmesi olayın şartlarına göre değişir. Fakat kişinin, gereksiz yere karşı tarafı üzmesi, onu cevapsız sorular ve belirsizlik içinde bırakması, manevi zarar vermesi dinen sorumluluk doğurabilecek bir davranıştır. Özellikle ortada meşru bir mazeret yoksa, bu tutum ahlaken doğru görülmez.
Müslüman birinin dijital dünyadaki ayrılık ve veda ahlakı ise mümkün olduğunca açık, dürüst ve saygılı olmalıdır. İlişkiyi sürdürmek istemiyorsa, karşı tarafı küçük düşürmeden ve gereksiz ayrıntılara girmeden bunu ifade edebilir:
"Bu iletişimi devam ettirmemin doğru olmayacağını düşünüyorum. Hakkınızı helal edin. Size hayırlı ve güzel bir hayat diliyorum."
Böyle bir yaklaşım hem dürüstlüğü korur hem de karşı tarafı belirsizlik içinde bırakmaz.
Sonuç olarak, haklı ve gerekli sebeplerle iletişimi kesmek başka; hiçbir açıklama yapmadan insanları cevapsız sorular ve üzüntü içinde bırakmak başkadır. İslam ahlakı, dijital dünyada da insanlara karşı açık, nazik, dürüst ve sorumluluk sahibi olmayı gerektirir.
Bu nedenle, mümkün olduğu ölçüde ilişkileri sessizce kaybolarak değil, saygılı ve anlaşılır bir şekilde sonlandırmak daha uygun bir davranıştır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- "Bir insan ilim veya namazdan birini seçecek ise, ilmi seçmelidir." iddiasına ne dersiniz?
- Allah, niçin insana ibadet karşılığı cenneti, isyan karşılığı da cehennemi vaat etmiştir?
- Peygamberler en karizmatik otoriteler olarak görülüyor; bu durum onların fiziksel özelliklerinde mi kaynaklanıyordu?..
- Hz. İsa’nın ölüleri Allah’ın izniyle diriltmesi nasıl açıklanabilir?
- Alfabe değişikliğinin üzerimizdeki etkileri nasıl olmuştur?
- Evlilik hakkında 9 kritik soru nedir?
- Tasavvuf büyüklerinin bahsettikleri kaf dağı, meşmeşie gibi durumları nasıl değerlendirmeliyiz?
- İbn Arabi gibi zâtların eserlerinde geçen bilime aykırı görüşlere ne dersiniz?
- Ailemle yaşamak ve iletişim kurmak zorunda mıyım?
- Neden tanrıya inanamıyorum?