Evren olmadan dünya nasıl var olabilir?

Tarih: 30.08.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- ​Kuran’a göre yeryüzü göklerden önce yaratılmıştır. Yani dünya içinde bulunduğu evrenden önce yaratılmıştır. Burada bir mantıksızlık yok mu?
- Buradaki mantıksızlığı bir örnek ile açıklayayım: Şimdi 6 katlı bir apartman yapmaya karar veriyorsunuz diyelim önce nerden başlarsınız? Apartmanın 1. Katını yapmakla başlarsınız değil mi? Çünkü 1. Katı yaparsanız 2. Katı çıkabilirsiniz (yapabilirsiniz) daha sonra 2. Katı çıktıktan sonra 3. Katı çıkabilirsiniz (yapabilirsiniz) daha sonra 4, 5 ve 6. Katları yaparsınız...
- Ama Kuran’a göre olay şöyle: 6 katlı bir apartman yapmaya karar veriyorsunuz fakat işe önce apartmanın 4. Katını yapmak ile başlıyorsunuz. Bu ne kadar mantıksız ve imkansızdır farkındasınız değil mi? Çünkü 4. Katı yapabilmeniz için daha önce 1, 2 ve 3. Katları yapmış olmanız gereklidir.
- İşte Kuran’daki dünyanın evrenden önce yaratılma olayı da aynen buna benzemektedir. Dünyanın yaratılabilmesi için önce evrenin yaratılmış olması gereklidir çünkü dünya evrenin içinde barınıyor. Ama Kuran’a göre olay böyle değil. Kuran’a göre dünya önce yaratıldı evren dünyadan sonra yaratıldı. Çok saçma... Evren olmadan dünya nasıl var olabilir?
- Eğer mantıklı bir cevap verirseniz gerçekten Müslüman olacağım...

Cevap

Değerli kardeşimiz,

a) Önce şunu belirtelim ki, “dünya içinde bulunduğu evrenden önce yaratılmıştır” ifadesi isabetli değildir. Yerküresini evrenle karşılaştırmak yanlıştır. Çünkü evren yerin de içinde bulunduğu bir varlık topluluğudur. Yer küresi olmadan EVREN diye bir şeyden söz edilmez. Karşılaştırılması gereken yer küresi ile göklerdir. EVREN bu ikisinin toplamından ibarettir.

b) Evrenin katları soruda tasavvur edildiği gibi, bir binanın katları gibi birbirine bağlı ve bağımlı katlar değildir. Her katı her tabakası müstakil, bağımsız ve ayrı birer apartman mesabesindedir. Örneğin, Güneş sistemi bir kattır, fakat kendi içinde bağımsız, müstakil ve apartman katlarının dikey veya yatay hiyerarşisine sahip olmayan bir statü içerisindedir. Samanyolu galaksisinin evren içerisinde çok sonradan yaratıldığı bilimsel olarak ispat edilmiştir. Bu galaksinin müştemilatıyla birlikte sonradan yaratıldığına göre, bir kat olarak tasavvur ettiğimizde başka katlarla doğrudan bir bağlantısı yoktur. 

c) Kur'an’da yer küresinin göklerden önce yaratıldığına dair ifadeden başka ifadeler de vardır. Şöyle ki:

Ayette geçen "İkisi de birbirine bitişikti, sonra birbirinden ayırdık." manasında olan كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَاهُمَا (Enbiya, 21/30) ifadesine göre, yer küresi ile gökler bitişik idi, birlikte yaratılmışlardır, 

“Yerde ne varsa hepsini sizin için O yarattı; sonra da semaya yönelip onu yedi gök halinde düzenledi. O her şeyi hakkıyla bilendir.” (Bakara, 2/29)

mealindeki ayetin zahiri ifadesine göre, yer küresi göklerden önce yaratılmıştır.

“Sonra da yeri döşeyip yerleşmeye hazırladı.” (Naziat, 79/30) mealindeki ayette ise, yerküresinin göklerden sonra yaratıldığına dikkat çekilmiştir.

Kur'an’da çelişki olmadığına göre, bu üç ayetin zahiren farklı görülen ifadelerini tevil etmek gerekir. Şöyle ki:

- Allah hem yeryüzünü hem de gökleri esir maddesinden birlikte yaratmıştır.

- Sonra esir maddesi atomlara dönüştürülmüştür. Sonra bunlardan bir kısmını meskun mahal olacak şekilde kesif ve katı bir hale getirilmiştir. Bunlardan özellikle yerküresi insanlara ve diğer canlılara bir mesken olarak düzenlenmiştir. Yerküresi, daha  önce katılaşması, kabuk bağlaması, iskan edilmeye uygun bir yerleşim yeri yapılması itibariyle göklerden önce yaratılmıştır.

- Bununla beraber, yerküresinin insanların hayat şartlarını haiz bir hale getirilmesi, canlıların rızıklarının yetiştirilmesi, göklerin tanzim ve düzenlemesinden sonra olduğu haysiyetiyle göklerden sonra yaratılmıştır. (bk. İşarat-ül İ'caz, 188)

d) Bütün bu açıklamalardan anlaşıldığı üzere, bütüncül bir bakış açısıyla Kur'an’ın ifadelerine bakıldığında, cımbızlama metoduyla yapılan değerlendirmeden çok farklı sonuçlar elde edilebilir. 

- İşte bu bakış açısına göre, önce yerküresinin tamamen yaratıldıktan sonra göklerin yaratıldığını söylemek mümkün değildir.

- Keza, evrenin yaratılması bir apartmanın 1, 2, 3. katları gibi üst üste istif edilmiş katlar şeklinde değildir. Kaldı ki, göklerin birçok unsurları başta Güneş olmak üzere katı değil, sıvı gazlar halinde olduğundan, apartman katları bir tasavvur hiç de isabetli değildir. 

- Bununla beraber, evrende “aşağı-yukarı” kavramları izafidir / rölatiftir. Bu açıdan bakıldığı zaman sorudaki katmanların tasavvurunun yanlış olduğu kendiliğinden ortaya çıkar.

- Buna göre, evrenin yapılışı dikey katmanlardan ziyade yatay geçiş yapan bir entegrasyonu andırır. Bunun anlamı şudur:

Evrenin farklı organları üst üste değil, merkeze doğru -merkez kaç- itim-çekim kanunları gibi itibari kanunlarla aralarında bitişik nizamın olduğu bağımsız üniteler halinde düzenlenmiştir.

Mesela: İstanbul, Edirne, vs. şehirlerin oluşturduğu bir toprak parçasına vatan denir. Bu bitişik nizamda yer alan hiçbir şehir başka bir şehre bağlı değildir. Bunlara kat denilse bile, bunlar bitişik nizam içerisindeki birer ünitedir. Bu sebeple, önce İstanbul’un veya Edirne’nin inşa edilmesinde hiçbir sakınca yoktur.

Şunu da unutmayalım ki, bir sineğin kanadını beden gözünün üzerine koyduğumuzda karşısındaki dağların, ovaların, vadilerin hepsini örttüğü gibi, önyargı ve ön kabul kanadını da kalp gözünün üzerine koyduğumuz zaman, dağ gibi hakikatleri örter, göstermez..

İlave bilgi için tıklayınız:

"Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı…" (Talak, 65 ...
Kainatın yaratılmasıyla ilgili ayette geçen ''sonra, sümme'' kelimesi ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun