Evliyanın sözü ayet hadis gibi nass mıdır?

Tarih: 12.06.2021 - 10:44 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bazı hocalar, “Kulum bana en çok farz ibadetlerle yaklaşır. Nafile ibadetlerle de bana yaklaşmaya devam eder. O kadar yaklaşır ki onun gören gözü ben olurum benimle görür," hadisini delil getirerek evliyanın sözlerinin de ayet hadis gibi nass olduğunu söylüyorlar. Bu görüş ehli sünnete aykırı mıdır? Delil getirilen hadisin gerçek anlamı nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evliyanın sözleri hiçbir zaman bir tavsiyeden öteye geçmez. Asıl teşriin meşhur iki kaynağı vardır. Biri Allah’ın kitabı, biri de Hz. Peygamber (asm) Efendimizin sünnetidir. 

Dört mezhep imamlarından biri olan İmam Malik’in şu sözü şayan-ı dikkattir:

"Herkesin sözü alınabilir de reddedilebilir de. Ancak şu kabrin sahibi (Hz. Peygamberin (asm) sözü hariç."

Sorudaki hadiste işaret edilen husus, ilgili salih kişilerin yapacakları işler genellikle isabetli olur. Zira yoldaki rehberi Allah’tır.

Ancak usul kitaplarında ifade edildiği üzere, Evliyanın rüyaları, kerametleri (ilmî istihraçlar dışındaki) ilhamları kesin bilginin kaynağı olamazlar ve özellikle yeni bir hükmün delili asla olamazlar. Zira, ilahî hidayet ve rehberlik konusu, kitap ve sünnettir.

Dolayısıyla, ilham ve kerametlere dayalı rehberlik sübjektiftir ve objektif olan Kuran ve Sünnete aykırı olamaz. Şayet böyle bir aykırılık söz konusu ise, o kılavuzun içine şeytani veya nefsanî parazitlerin bulaştığında şüphe yoktur. 

“Hattâ Celaleddin-i Süyutî gibi, uyanık iken çok defa sohbet-i Nebeviyeye mazhar olan veliler, Resul-i Ekrem (asm) ile yakazaten görüşseler ve şu âlemde sohbetine müşerref olsalar, yine sahabeye yetişemiyorlar. Çünki Sahabelerin sohbeti, Nübüvvet-i Ahmediye (asm) nuruyla, yani Nebi olarak onunla sohbet ediyorlar. Evliyalar ise, vefat-ı Nebevîden sonra Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ı görmeleri, velayet-i Ahmediye (asm) nuruyla sohbettir.

Demek Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın onların nazarlarına temessül ve tezahür etmesi, velayet-i Ahmediye (asm) cihetindedir; nübüvvet itibariyle değil.

Madem öyledir; nübüvvet derecesi, velayet derecesinden ne kadar yüksek ise, o iki sohbet de o derece tefavüt etmek lâzım gelir.” (Nursi, Sözler, s. 489)

Özetle, dinin asli kaynakları Kuran ve Sünnettir. Müçtehit olmayan müslümanlar, müçtehit imamların çıkardığı hükümlere uyarlar. Bunların yolu da ehlisünnettir. Evliyanın görüşleri ehlisünnete uygun ise alınır, değilse alınmaz.

İlave bilgi için tıklayınız: Mezhepler Dosyası

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun