Evlilik bir tövbe midir?
Evlenmeden önce zinaya yaklaşan ve bu günahı terk etmekte zorlanan iki kişi, mümkün olan en kısa zamanda evlenirse, bu evlilik tövbe sayılır mı?
Değerli kardeşimiz,
Nikâh, Allah’ın meşru kıldığı ve ibadet sevabı bulunan bir akittir. Bu sebeple evlenip nikâh kıyan kimseler, Allah’ın helâl kıldığı bir yola girdikleri için sevap kazanırlar. Allah Teâlâ dilediği kullarının günahlarını samimi tövbeleri ve güzel amelleri vesilesiyle bağışlayabilir.
Ancak “Evlenince nikâhtan önce işlenen bütün günahlar kendiliğinden affedilir.” şeklinde bir anlayış doğru değildir. Nikâh, geçmiş günahları otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Günahlardan kurtulmak için samimi tövbe etmek; pişman olmak, günahı terk etmek ve bir daha o günaha dönmemeye kesin olarak karar vermek gerekir.
Özellikle zina veya zinaya götüren haram bir ilişki söz konusuysa, evlenmeye karar veren kadın ve erkeğin nikâha kadar Allah’ın koyduğu sınırları koruması gerekir. “Nasıl olsa evleneceğiz.” düşüncesi, nikâh gerçekleşinceye kadar haram olan davranışları helâl hâle getirmez.
Bununla birlikte, haram bir ilişkiden vazgeçip meşru bir nikâhla evlenmek, günahı terk etme iradesinin ve samimi tövbenin güzel bir göstergesi olabilir. Fakat evliliğin kendisi tek başına tövbe yerine geçmez.
Samimi tövbenin özü; günahı terk etmek, yapılan günahtan pişmanlık duymak ve bir daha o günaha dönmemeye azmetmektir. Daha önce zina gerçekleşmişse, evlenmek geçmişteki günahı kendiliğinden silmez; bunun için ayrıca Allah’a samimi şekilde tövbe edilmelidir.
Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Hep birlikte Allah’a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz.” (Nur, 24/31)
“Ancak tövbe eden, iman eden ve salih amel işleyenler başka…” (Furkân, 25/70)
Resulullah (asm) Efendimiz de “Pişmanlık duymak tövbenin kendisidir.” buyurur. (Müsned, 1/422-423, 433)
Evliliğin bu süreçteki rolü nedir?
Tövbe ederek yapılan bir evlilik, bu tövbenin fiiliyata dökülmüş ve koruma altına alınmış halidir. Kur'an-ı Kerim'de evliliğin insanı kötülüklerden koruyan bir kale (muhsan/muhsane) olduğu ve haramdan uzak durmayı sağladığı belirtilir.
Günahı terk etme iradesidir: İki kişinin "Biz bu yanlışı bırakıp Allah'ın emrettiği meşru dairede birleşiyoruz" diyerek evlenmesi, tövbenin en büyük ispatıdır.
Koruyucu bir kalkandır: Hz. Peygamber (asm) gençlere şöyle buyurmuştur:
“Ey gençler! İçinizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik, gözü haramdan daha iyi korur ve iffeti muhafaza etmeye daha yardımcı olur.” (Buhârî, Nikâh, 3; Müslim, Nikâh, 1)
Sonuç olarak: Evlilik, tek başına tövbe değildir. Ancak haram bir ilişkiden vazgeçip Allah’ın helâl kıldığı evlilik yoluna girmek, samimi tövbenin önemli bir göstergesi ve günahı terk etme iradesinin güzel bir tezahürü olabilir.
Kişi geçmişinden pişman olup haramı terk eder, Allah’a yönelir ve bundan sonra helâl bir hayat yaşamaya karar verirse, Allah’ın rahmetinden ümit kesmemelidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Zinaya tövbe etmeyenin nikahı geçersiz mi?
- Tövbe ettiğimiz günahları tekrar işlersek, hesaba çekilir miyiz?
- Açıklık, günahı teşhir ve kul hakkı olur mu?
- Evlenmenin amacı cinsellik mi, aile kurmak ve üremek mi?
- Tövbe ettikten sonra günahlar kıyamet günü ortaya çıkacak mı?
- Tövbe içten edilir mi?
- Günahlar ahirette üzerimizde kusur olarak mı kalır?
- Kocamı dinlemesem, lanetli mi olurum?
- Nefsi ve nesli ifsat eden büyük günah nedir?
- Günaha mı üzülmeli tövbeye mi sevinmeli?